Mark Twain'i okuduğum ilk eseri. Kitap; iki uzun, üç de kısa denebilecek öyküden oluşuyor. ilk öykü olan 'Gizemli Yabancı' biraz Tolstoy'un 'İnsan Ne ile Yaşar' eserindeki öyküleri, en çok da Goethe'nin Faust'unu anımsatıyor. Ancak, bu öyküde şeytan, biraz melek özelliklerine biraz Tanrı nitaliklerine sahipmiş gibi anlatılmış. Genel kurgu içinde inanç, kader, nefis, dogmalar, "ahlaki" değerler gibi kavramlar incelenmiş.
İkinci öykü olan "Hadleyburg'u Yozlaştıran Adam"da Twain, bir yabancının kurduğu kusursuz planla, dürüstlüğü ile nam salmış bir kasabayı yozlaştırmayı başarmasını anlatıyor. Bu öykü ile 'herkesin dürüslüğü sınanıncaya kadardır.' demek istiyor. Twain, bu iki eserde de -çevirmenin girişte de nor düştüğü gibi- o dönemde çektiği sıkıntıların kaynağı olarak gördüğü insandan bir anlamda öc alıyor.
Diğer üç kısa öykü de biraz alaycılık, biraz nükte biraz da ilk iki öykü gibi insan ırkına karşı bir güvensizlik hissini içinde barındırıyor.
Yazarın seçtiği karakterler ve karakterlerin verilmek istenen mesaj doğrultusunda kitaba yansıtılma becerisine diyebilecek bir şey yok. Yazarın iyi bir gözlemci olduğunu, yerel kültürü çok iyi aktarabilmesinden de anlıyoruz. Dili akıcı ve sade. Yalnız özellikle ilk iki uzun öyküde öne çıkan karamsarlık ve insana karşı yaşanmış olan duygusal kopuş, kurguda da bazı karışıklıklara neden olmuş. Anlatım açısından değil ama kurgu açısından daha iyisi olabilirmiş dedirtiyor insana.