Kârla fayda arasındaki fark, kâr getiren eylemleri benim yerime bir başkasının da yapabilecek olmasıdır. Ve gerçekte de kâr getiren eylemler zaten başkaları tarafından da yapılabilir olagelmiştir. Rekâbet ilkesinin yarattığı sabit bir gerçektir bu. Öte yandan, benim için faydalı olan şey tavırlara, davranışlara, yaşamımın başkasına kati surette devredemeyeceğim anlarına bağlıdır.
Sayfa 67·Kitabı okudu
Bir insana iyilik yaptığında daha fazla ne isteyebilirsin ki? Kendi doğanla uyumlu bir şey yapmış olmak sana yetmiyor mu? Bir mükâfat mı bekliyorsun? Eğer öyleyse bunun, gözün gördüğü için, ayak ayakların da yürüdüğü için mükâfat talep etmelerinden farkı yok. Bu uzuvlar, kendilerine özgü olan bu işleri yapmak için yaratılmıştır; iyilik yapmak için dünyaya gelen insan da, herhangi bir iyilik yaptığında ya da ortak çıkara faydalı olduğunda sadece kendi payına düşeni yapmış olur ve bunun sonucunda alacağı mükâfat da budur.
Sayfa 99·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çin'in Yunnan ve Siçuan eyaletleri arasındaki sınırda yer alan Lugu Gölü'nü çevreleyen dağlarda, kurdukları aile sistemiyle gezginleri ve akademisyenleri yüzyıllardır şaşkınlığa uğratan 56 bin kişi yaşar... Cinayet, savaş ve tecavüz kelimelerinin, dillerinde hiçbir karşılığı yoktur. Mosuoların sakin, saygılı, huzurlu varoluşlarının yanında, sonsuz bir cinsel özgürlük ve hem kadın hem erkek için özerklik söz konusu dur. 1265'te Marco Polo Mosuoların yaşadığı bölgeden geçerken, uluorta cinsellikleriyle ilgili şunları yazmıştır: 'Bir yabancının ya da herhangi bir erkeğin kendi karıları, kızları, kız kardeşleri veya evdeki diğer kadınlarla ilişkiye girmesini münasebetsiz bulmuyorlar. Aksine bunun faydalı olduğuna, böylece tanrılarının ve putlarının kendilerinden yana olup cömertçe hediyeler vereceklerine inanıyorlar.' Polo göz kırpıp dirsek atarak devam ediyor: 'Bir yabancı çok kereler zavallı bir ahmağın karısıyla üç veya dört gece geçiriyor.' Maço bir İtalyan olan Polo, durumu tamamen yanlış okumuştu.
bir ailenin, bir toplumun, dünyanın sağlıklı, faydalı, üretken şekilde parçası olmak, önce kendimiz olabildiğimiz sürece mümkündür..
Sadece ahlaksal iyi, bir iyi'dir. Yarattığı düzenle, yaraşanı yapmasıyla kendini belli eder; her zaman aynı kalır, yaşama koşulları ile nitelikleri değişmez, iyi her yerde iyi'dir. İyi, faydalı olan değildir. Belli bir amaç için iyi olan, geçici olarak iyi'dir. En büyük iyi, kendi kendisi için iyi olandır.
Sayfa 23
Kitap Alıntısı
Tüm yasaklanmamış hazlar gibi özeleştiri ya da kendini suçlama daima elimizin altında erişii ir durumdadır. Cevaplanması gereken soru: Bu neden yasak değildir ve neden bir hazdır? Ve buradan devam edersek: Kendi kendimizden nefretimizle nasıl bu denli büyülenmiş durumdayız? Her zamanki gibi yaratıcılıktan yana kıt özeleştiri karşısında neden bu denli etki altına girip çabucak aldanıyoruz? ... Ben burada suçun -görünüşte meşrulaştırilmış kendinden nefretin - bir sığınak olduğunu öne sürmek istiyorum. ... ... kendini düzeltmeye yönelik bir yaklaşım gibi faydalı olmadığı zamanlarda özeleştiri kendi kendini hipnozdan ibarettir. Bir büyü ya da küfür olarak yargıdır, konuşma olarak değil; bir emirdir, müzakere değil; dogmadır, aşıri yorumlama değil.
Sayfa 89·Kitabı okuyor