"İletişimin yoğunluğu arttıkça, iletilenin kalitesi düşüyor."
İngiliz felsefeci Roger Scruton, ünlü fizikçi Stephen W. Hawking'in Büyük Tasarım (2011) kitabının başında felsefenin ölmekte olduğunu öne sürmesine çok içerlediği için böyle bir kitap kaleme almaya karar vermiş. Hawking'in bu anlayışına göre, bilim her konuda empirik kanıtlar sunabilirken karşısında sadece akıl yürütmeye dayanan felsefenin fazla bir şansı yok gibi gözüküyor. Scruton ise bu söze bir cevap niteliğinde her şeyin bilimsel açıklamasının bulunabileceğini savunan ve adına 'bilimselcilik' diyebileceğimiz felsefi görüşün karşısında, insan hayatını merkeze alan geleneksel felsefi yaklaşımı savunma gayretine girişmiş. İnsan dünyasının özne, özgürlük, sevgi, sorumluluk gibi kavramlarının bilimsel nedensellikle açıklanamayacağını, bu şekilde açıklamaya çalışmanın insanları nesneleştirmek olduğunu söylüyor. Yani kendi sözleriyle: "felsefe yaparak insan eylemini bilimin içine sıkıştırdığı nedensellik ilişkileri ağı dışına çıkararıp kurtarabiliriz" diyor.
Kitabın içerisinde "Neden?, doğruluk, şeytan, nesne ve özne, kişiler ve zaman, Tanrı, özgürlük, ahlâk, cinsellik..." gibi kısa kelimelerden oluşan ve toplam 12 başlıktan oluşan denemeleri yer alıyor. Tüm denemelerin nihai amacı felsefeyi düşünceyle bir yere varılmaz yanılgısından kurtarma girişimi bulunuyor. Ben yazarın kalemini beğendim, zaten felsefenin temel kavramları hakkında bilgilendirici açıklamalara da yer vermiş. Tek eleştirim Michel Foucault gibi bir dahiden nefret etmesi olabilir.
* Bizler umutla ve korkuyla yaşayan yaratık larız; umut ve korkularımızdan arınırsak, sevgi duymayan ve sevilemez yaratıklara dönüşürüz. 19