Harun Gülle

Harun Gülle

, bir kitap okudu
7/10
·93 syf.··
Beğendi
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 19:52
·
2026 32. kitabı
José Ortega y Gasset
8.2/10 · 101 okunma
Reklam
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 17:53
Kitap, kriz kavramını basit bir ekonomik veya politik sarsıntı olmaktan çıkarıp, insanın bastığı zeminin ontolojik olarak çökmesi şeklinde tanımlayan sarsıcı bir teşhis alegorisi sunuyor. Gasset, tarihi anlamak için nesiller kavramını merkeze alıyor ve özellikle Orta Çağ'dan Rönesans'a (Galileo ekseninde) geçişteki o devasa zihinsel sarsıntıyı inceliyor. Gasset’ye göre tarihsel bir bunalım, işlerin kötü gitmesi demek değil; bunalım, eski inanç sistemlerinin (bizi ayakta tutan o görünmez sütunların) çökmesi, ancak yenilerinin henüz inşa edilmemiş olmasıdır. İnsan, inançların içinde yaşar. Bu inançlar anlamını yitirdiğinde, birey evrende kendini yersiz yurtsuz hisseder. Ayaklarının altındaki zemin kaybolmuştur. Eski dünya ölmüş, yeni dünya ise sadece bir ticari zorunluluktan ibaret kalmıştır. Karakterin yaşadığı o ağır felç hali, bizzat bu inançsızlık boşluğudur. Sanki biraz Schopenhauer esintileri sezdim okurken ancak Gasset insanlığın geleceğine dair onun kadar karamsar bakmıyor. Gasset, tarihin bireylerle değil, nesillerle ilerlediğini savunuyor. Her nesil, dünyaya belirli bir yaşamsal duyarlılıkla ya da hassasiyetle diyeyim geliyor. Bir nesil, kendinden öncekilerin kurduğu dünyayı ya devralır ve geliştirir ya da o dünyaya isyan edip onu yıkar. Kriz dönemleri, tam da bu yaşamsal duyarlılığın radikal bir şekilde koptuğu, önceki neslin doğrularının yeni nesil için birer prangaya dönüştüğü anlardır. İşte Gasset bu gibi kavramlar üzerinden insan merkezli bir ontoloji denemesi sunmuş. Sosyoloji ve felsefe sever her okurun bu kitabı okuması gerektiğini diye düşünüyorum.
Felsefe-Düşünce
Tarihsel Bunalım Ve İnsanJosé Ortega y Gasset · Metis Yayınları · 201557 okunma
Çünkü elveda demek zorunludur, za­manı geldiğinde elveda dememek budalalıktır.
Sayfa 11 - Ayrıntı Yayınları Birinci basun Mayis/1997 Çeviren: Uğur Ün·Kitabı okudu
Ömrümüz beklemekle geçiyor, ama kimi?
8/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 14:14
"Hiçbir şeyin olmadığı, hiç kimsenin gelmediği, hiç kimsenin gitmediği bir oyun... Hem de iki kere!" Peki, Beckett bize o çorak arazide, tek bir kuru ağacın altında dikilen Vladimir ve Estragon aracılığıyla aslında ne fısıldıyor? Vladimir (Didi) ve Estragon (Gogo) bir ağacın dibinde Godot adında birini beklerler. Godot kimdir? Tanrı mı, kurtuluş mu, ölüm mü, devrim mi, yoksa sadece bir iş fırsatı mı? Beckett bunu asla söylemez. Çünkü Godot'nun kim olduğu zerre kadar önemli değildir; önemli olan bekleme eyleminin ta kendisidir. Bana kalırsa Godot, bizim hayatımızdaki o kurtarıcı illüzyonudur. "Şu borç bitsin her şey düzelecek", "Şu romanı bir bitireyim hayatım değişecek", "O ilham bir gelsin, her şey yoluna girecek"... Godot, kendi hayatımızın sorumluluğunu almamak için uydurduğumuz o büyük yalandır. Beklemek, eyleme geçme cesareti bulamamanın kılıfıdır öyle değil mi? Oyun boyunca iki karakter sürekli, ama sürekli konuşuyor. Havadan sudan, şapkalardan, dar gelen çizmelerden, havuçlardan... Neden biliyor musunuz? Çünkü eğer susarlarsa, evrenin o sağır edici hiçliğiyle ve kendi varoluşlarının anlamsızlığıyla yüzleşmek zorunda kalacaklar! Tıpkı dış dünyayla, insanlarla, sokağın gürültüsüyle tüm bağını koparıp o rutubetli atölyesine kapanan; sadece önüne konan sahipsiz bir fotoğraf karesindeki donuk yüze bakarak, tuvale o ilk fırçayı vurmak için gaipten bir anlam ya da ilham bekleyen bir zihnin felç hali gibi... Dışarı çıkıp yaşamak çok korkutucudur, bu yüzden beklemeyi (veya kendini izole etmeyi) seçerler. Zaman geçsin diye kelimelerle, boyalarla, küçük ritüellerle kendilerini oyalarlar. "Ama mesele bu değil. Burada ne yapmaktayız, işte bütün mesele bu. Ne mutlu bize ki, yanıtı biliyo­ruz. Evet bu muazzam karışıklığın içinde açık se­çik olan bir şey var: Godot'yu
Godot'yu BeklerkenSamuel Beckett · Kabalcı Yayınevi · 200010,1bin okunma