"Bir hayvan; yalnız ona vergi korkunçluğu, vahşiliği içinde, bizi kendisine çekebilir. Karanlıkta, gecenin karanlıkları, ormanın hışırtıları, esrarengizliği içinde, sessizce yaklaşan adımlar, uçup giden bir kuşun çığlıkları, rüzgar, kan kokusu, havadaki gürüldeyişler, kısaca yırtıcı hayvanlar ülkesine egemen o yırtıcı hayvan ruhu."
Ben, hayvanları kafeste görmekten hiç hoşlanmam. Kendilerine bakıldığını bilir bu hayvanlar; yüzlerce meraklı gözü hisseder bu hayvanlar; dokunur bu onlara. Ben gözetlendiklerini bilmeyen hayvanlar isterim. Kendi inlerinde gezinen, uykulu yeşil gözlerle uzanıp pençelerini yalayan, düşünen, ürkek hayvanlar.