Maria Puder bana bir ruhum bulunduğunu öğretmişti ve ben de onun, şimdiye kadar rastladığım insanlar arasında ilk defa olarak bir ruhu bulunduğunu tespit ediyordum.Muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı ama birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gideceklerdi.Bu ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu...Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk.O zaman bütün tereddütler, hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbirleriyle kucaklaşmak için, her şeyi çiğneyerek birbirine koşuyordu.Bütün çekingenliklerim yok olmuştu.Bu kadının karşısında her şeyimi ortaya dökmek, bütün iyi ve fena, kuvvetli ve zayıf taraflarımla en küçük bir noktayı bile saklamadan, çırçıplak ruhumu onun önüne sermek için sabırsızlanıyorum.Ona söyleyecek ne kadar çok şeyim vardı...Bunların, bütün ömrümce konuşsam bitmeyeceğini sanıyordum.Çünkü bütün ömrümce susmuş, zihnimden geçen her şey için:"Adam sen de söyleyip de ne olacak sanki?" demiştim.Eskiden her insan hakkında, hiçbir esasa dayanmadan, sırf mukavemet edilmez bir ilk hissin, bir peşin hükmün tesiriyle nasıl:"Bu beni anlamaz!" demişsem,bu sefer bu kadın için, gene hiçbir esasa dayanmadan, fakat o yanılmaz ilk hisse tabi olarak:"İşte bu beni anlar" diyordum.
Sayfa 112 - Koridor Yayıncılık
Denize düşüp kaybolan su damlası Toprağa karışan toz zerresi Nedir bu dünyaya gelip gidişimizin manası? Fena bir böcek işte, bugün var yarın yok.
Sayfa 162·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tam ters taraftan ise nefsimizin benliğine, bencilliğine ne kadar gömülür, “ben biliyorum, bu malın, mülkün sahibi benim, şu işleri ben yaptım, falancaya ben yardım ettim” dersek o kadar da nefsimizle beraber oluruz; ama nefsimizden ne kadar kurtulup “Allah” dersek hakikatimize, rabbimize o kadar yaklaşırız; çünkü karşılaştığımız imtihanlarda “ben” demek yerine “Allah” demiş ve Allah’ın davetine icabet etmişizdir. Bu da bize fenayı ve bekayı kazandırır; yani nefsimizden ne kadar kurtulursak hakikatimizde o kadar fena buluruz, hakikatimizle ne kadar beraber olursak da o kadar beka buluruz; yani fena ile beka aynı şeydir. Kısacası birinden uzaklaştıkça diğerine yaklaşır, birine yaklaştıkça da diğerinden uzaklaşırız. Biz de bu ikisi arasında tercih yaparız. O yüzden hayat baştan sona tercihtir ve rabbimiz bizden bu iki tercih arasında insan olmayı, hakikatimizi bilip yeryüzünde onu temsil etmeyi tercih etmemizi istiyor.
Sayfa 381·Kitabı okuyor
"Allahu Teâlânın böyle her şeyi bildiğini güzelce düşünüp tasdik eden bir insan şüphe yokki daima uyanık bulunur, her işini, herhareketini edep dairesinde tanzim eder, fena sözler söylemez, fena şeyler düşünmez, hiç bir kimsenin hakkina sarkıntılık etmez, hiç bir kimsenin görüp bilemeyeceği bir yerde bile Allahın buyruklarına aykırıcı iş yapmaz. Çünkü kendisinin bütün yaptıklarını, yapacaklarını Allah Teâlânın bildiğine imanı vardır"
Din
"Gülmek bir dostluğu başlatmak için hiç fena bir yol değildir ama bir dostluğu sona erdirmenin de kesinlikle en iyi yoludur,"
Sayfa 11·Kitabı okuyor
Alıntı