Bizi biz yapan onlarca şey varken kendin olabilmek ne zordur…
Puan vermedi·460 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 22:49
Başkası olamazsın. Ama kendin olmanın ne demek olduğunu da bilmiyorsun. 1990 yılında yayımlanan ve yayımlandığında ilk yayınevi olan Can Yayınları’nın çok fazla tanıtım yapmamasına rağmen okurunu bulmuş ve çokça ses getirmiş, “yaşayan ve oldukça katmanlı bir roman” Kara Kitap. Neden yaşayan ve katmanlı derseniz okudukça, okuyanın zihninde bambaşka kapılar açan, okudukça okuduğunuz metnin şekil değiştirmesiyle bizim de farklı bakış açıları elde etmemizi sağlıyor. Kitap genel olarak zor bir kitap. Zorluğu dil ve anlatım bakımından değil belki ama anlam katmanları açısından okuru sürekli düşünmeye zorluyor. Ben bu kitap için çokça eyvah eyvah çok zor, okunmuyor gibi yorumlar duydum ama ben okurken zorlanmadım fakat anlamlandırma durumu kolay değil, verdiği referanslar, atıfta bulunduğu olaylar, kitaplar hakkında fikir sahibi değilsek anlamlandırmak da zor tabii. Orhan Pamuk’un roman karakterleri konusunda düşüncem; Pamuk yarattığı hiçbir karakteri ile tam olarak bağ kurmamıza izin vermiyor gibi. Yani örneğin Tehlikeli Oyunlar’da Hikmet ile sıkı bir bağ kurabiliyoruz veya Çalıkuşu’nda Feride ile. Böyle çokça karakter sayabiliriz ama Pamuk karakterleriyle okur arasında bilinçli bir mesafe bırakıyor gibi. Onları içeriden değil, çoğu zaman dışarıdan gözlemliyoruz. Orhan Pamuk’un kitaplarını okudukça İstanbul’u daha da iyi tanıyoruz ve belki de şehrin içinde görmediğimiz onlarca şeyi bizlere kitaplarla gösteriyor. Bu kitapta da Galip ile beraber İstanbul’un bütün sokaklarını geziyoruz. Kara Kitap bir arayış romanı. Bir şehri, bir kimliği, bir dili, hatta bir milleti arayışın romanı. Beni en çok etkileyen tarafı da buydu zaten. Okudukça hikayeyi takip etmekten çok, metnin içinde dolaşmaya başladım. Zaten bir yanda Celal’in köşe yazıları, diğer yanda Galip’in arayışı.
Edebiyat & Roman
Kara KitapOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202511,6bin okunma
8/10
·104 syf.··
2025 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2025 11:31
“Uçurtmayı Vurmasınlar”, küçük bir çocuğun gözünden, büyüklerin karanlık dünyasını anlatan sarsıcı bir hikâye. Cezaevi gibi soğuk, kapalı bir yerde bile bir çocuğun hayal gücüyle nasıl bambaşka bir evren kurabileceğini, umudun en çorak topraklarda bile filiz verebileceğini gösteriyor. Küçük Barış’ın gözlerinden izlediğimiz dünya, hem içimizi ısıtıyor hem de derin bir hüzünle sarsıyor. Çünkü Barış’ın masum bakışları, büyüklerin adaletsizliğini, şiddetini ve umutsuzluğunu örtbas etmiyor; aksine daha da görünür kılıyor. İnci Aral, dili öylesine yalın ve güçlü kullanıyor ki, hiçbir sahne abartılı ya da yapay durmuyor. Her şey, tam da bir çocuğun anlatacağı kadar sade, ama bir yetişkinin taşıyamayacağı kadar ağır. Kitap boyunca uçurtma, bir özgürlük ve umut simgesi hâline geliyor; Barış’ın hayalindeki gökyüzü, demir parmaklıklar arasından bile görünmeye devam ediyor. Ama o gökyüzüne ulaşmak, her zaman mümkün olmuyor. Ve bazen, en masum hayaller bile, büyüklerin acımasız dünyasında “vurulabiliyor.” “Uçurtmayı Vurmasınlar”, bize unuttuklarımızı hatırlatan bir kitap: Masumiyeti, özgürlüğü, hayal kurmanın kıymetini… Ve en çok da, umut ederken bile diken üstünde yaşamayı öğretmeye çalışan bir dünyanın, çocuk ruhunda nasıl kapanmaz yaralar açtığını. Kitabın son sayfasını kapattığımda uzun süre gözlerimi kapatıp düşündüm: Bazı uçurtmalar asla vurulmamalıydı. Ve bazı umutlar, büyüklere rağmen, hep gökyüzüne salınmalıydı. Uçurtmayı Vurmasınlar Feride Çiçekoğlu
Edebiyat
Uçurtmayı VurmasınlarFeride Çiçekoğlu · Can Yayınları · 202417,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ben size veda edemem..
9/10
·400 syf.·
Beğendi
·
2025 14. kitabı
Hoşçakal Alaz Altuğ Sipahi. Hoşçakal Sedef Yankı Sarmaşık. Hoşçakalın Aslan ve Fırat BABA Hoşçakal Songül Hanım. Hoşçakal Kuzey Sancak. Hoşçakal Ecrin Yakamoz. Hoşçakal Hakan İnanç Hoşçakal Efe Can. (KALBİM) Hoşçakal Yiğit. Hoşçakal Naz Seçkin. Hoşçakal Yosun. Hoşçakal Atalay. Hoşçakal Buket. Hoşçakal Yavuz. Hoşçakal Simay. Hoşçakal Araf. Hoşçakal Şafak. Hoşçakal Pars. Hoşçakal Ilgaz. Hoşçakal Pare. Hoşçakal Feride. Hoşçakalın Elvan,Evren ve Sanem bebekler. Hoşçakal İshak Saygın. Hoşçakal dayısının yeğeni Aslı. Hoşçakal Babaanne. Hoşçakal Volkan SARMAŞIK Hoşçakal Eyüp. Hoşçakal Kerim. Hoşçakalın Demirhan aşireti. Hoşçakal Mutlu.
Yaralasar - 4Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 202110bin okunma
7/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2024 11:15
Zorlanarak okuduğum kitaplar listesinde ilk sıralarda rahatlıkla yer alabilecek bir eser Thomas Pnychon’un bu kısa romanı. Öyle bir roman ki, bunca zorlu okuma sürecinden sonra bittiğinde, bu eziyetin sona erdiğine sevindim mi, yoksa tam da yeni yeni anlamaya başladığım ve hafiften içine girebiliyor gibi hissettiğim hikayeden kopuşuma üzüldüm mü, onu bile bilmiyorum. Amerika’nın son dönem dahi yazarlarından biri olarak kabul ediliyor Pynchon. Toplum karşısına çıkmayı reddederek esrarını koruyan bu ilginç yazar, postmodern edebiyatın en önemli temsilcilerinden biri sayılıyor, eserleri hakkında tezler yazılıyor, sembollerle yüklü anlatımı ve dili kullanma ustalığı ile Nobel’e aday gösterilmesi bekleniyor. Öncelikle, Nobel’e aday gösterilmemesini dileyerek başlamak istiyorum incelemeye! Bunun sebebi, kendisini anlamamış olmam -ki anlamadım gerçekten de- değil. Geçmişe ve güne dair olaylar, bilimsel gelişmeler, gazete küpürleri, siyaset, sanat, popüler konular, espriler, atasözleri ve deyimlerle iyice içinden çıkılmaz hale getirdiği bir kurguyu, zorlu bir matematik problemi çözüyormuşçasına başarılı şekilde, aksamadan birbirine bağlayabilen bir yazar, tabii ki birçok ödülü hak ediyordur. Benim itirazım, kendisini “fazla Amerikan“ bulmam nedeniyle, Nobel gibi uluslararası bir ödüle aday gösterilmesine. Zira Pnychon’u biz “Amerikalı olmayan“lar için bu kadar zor ve gizemli kılan bence bu: Sarkastik diliyle ele aldığı konuların büyük kısmı Amerikan tarihi, kültürü ve şehirleri ile ilişkili olduğundan o ince esprilere ve kinayelere boş boş bakıyor, ya da anlayabilmek için romandan daha fazla okuma yapmak zorunda kalıyoruz. Bu nokta, “49 Numaralı Parçanın Nidası“nı çeviren Feride Evren Sezer için de eleştirimin temelini oluşturuyor. Okuyucunun böyle bir eseri anlayabilmesi
Edebiyat & Roman
49 Numaralı Parçanın NidasıThomas Pynchon · İthaki Yayınları · 201422 okunma
Yaralasar Serüveni
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2023 47. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2023 21:31
Çok güzel bir maceraydı. Yeri geldi sinirlendim :"Yeter artık, okumuyorum."dedim ama on dakika geçmeden devam ettim. Yeri geldi üzüldüm, ağlamak için mola verdim ama deli gibi merak edip ağlamaya da ara verdim ve devam ettim. İçimde büyük bir boşluk oluştu. 4 gündür büyük bir merakla okuyordum. Bitsin artık diyordum ama özledim şimdiden. Sizleri tanımak harikaydı Yaralasar ailesi. Hoşçakal başta sevmediğim ama sonra hayran olduğum Alaz Altuğ Sipahi. Hoşçakal baştan beri hayran olduğum Sedef Yankı Sarmaşık. Hoşçakalın Aslan ve Fırat beyler. İkiniz de harika babalarsınız. Hoşçakal Songül Hanım. Hoşçakal en sevdiğim karakter Kuzey Sancak. İlk kitaptan beri hayranı olduğum çocuk. Hoşçakal Ecrin Yakamoz. Hoşçakal Hakan İnanç seni de çok sevdim. Hoşçakal Efe Can. Hassas kalbini ve seni de çok sevdim. Hoşçakal Yiğit. Hoşçakal Naz Seçkin. Hoşçakal Yosun. Hoşçakal Atalay. Hoşçakal Buket. Hoşçakal Yavuz. Hoşçakal Simay. Hoşçakal Araf. Hoşçakal Şafak. Hoşçakal Pars. Hoşçakal Ilgaz. Hoşçakal Pare. Hoşçakal Feride. Hoşçakalın Elvan,Evren ve Sanem bebekler. Hoşçakal İshak Saygın. Hoşçakal dayısının yeğeni Aslı. Hoşçakal Babaanne. Hoşçakal Songül un babası. Hoşçakal Eyüp. Hoşçakal Kerim.
Yaralasar - 4Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 202110bin okunma
8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2021 72. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2021 17:58
Thomas Pynchon’un Türkçeye çevrilen ikinci kitabı 2009 yılında yazdığı Gizli Kusur (Inherent Vice) oldu. 49 Numaralı Parçanın Nidası ‘nda olduğu gibi yine Feride Evren Sezer’in çevirisiyle İthaki yayınlarından çıkan kitabın 2014 yılında Paul Thomas Anderson imzasıyla filmi de yapılmıştı. Yazarın şu ana kadar filme çekilen ilk kitabı bu. Ülkemizde ne yazık ki Thomas Pynchon ismini bilen fazla insan yok, 49 Numaralı Parçanın Nidası kitabının incelemesinde (#99758901) bu konu ve yazar ile ilgili bolca başınızı şişirmiştim. Çevirmesi ve okuması gerçekten zor bir yazar Pynchon. Peki neden zor, nedir bu kitapları çevrilmez yapan? Bu kısmını biraz üstünkörü geçmiştim diğer incelemede, ama en azından bu kitap özelinde bir şeyler söyleyeyim. Öncelikle bu bir dönem romanı, 2009’da yazılmış, 1970’leri anlatan bir kitap, tam olarak 1970’i hatta. Charles Manson cinayetlerinin 40.yılında yazıldığı için (1969), yazar çokça kullanmış o dönemin havasını yansıtırken Manson’u. Dönem romanı dedim ya kafanızda bir şeyler canlanmaya başlamıştır, daha fazla ipucu vereyim. Californiya, Surf Rock, Hippie’ler ve kitap boyunca dumanlı bir kafa. Pynchon diğer kitaplarında olduğu gibi işlediği dönemin en ince ayrıntılarına kadar giriyor, binlerce gönderme var, müzik, film, televizyon dünyasından. Gerçek kişi, yer ve olaylarla kurgular iç içe girmiş. Fazla ilginiz yoksa ve her sayfada google/wikipedia kullanmaya alışık birisi değilseniz daha bu aşamada uzak kalıyorsunuz kitaba. İkinci zorluk kurguda çıkıyor karşımıza. Kitap boyunca bir özel dedektif olan “Doc” karakterini takip ediyoruz üçüncü tekil anlatıcısından (Anlatıcının günümüzde olduğunun ipuçları bir iki yerde karşımıza çıkıyor -ya da ben öyle hissettim). Özel dedektif
Gizli KusurThomas Pynchon · İthaki Yayınları · 202122 okunma