Kişilikleri bakımından, meyhaneciler ve günahkarlarla, kendilerini herkesten üstün görüp Tanrıya şükreden çağdaş Ferisiler arasında fazla bir fark yoktur aslında; çünkü çoğumuz, kendi fikirlerimizin yanlışlığını ya da yaptığımız esprilerin sıkıcılığını göremediğimiz gibi, davranışlarımızın yanlışlığının da açık seçik farkına varamayız.
MS.66 yılında Roma İmparatorluğu'na karşı Yahudiye'de patlak veren Büyük İsyan'ın ardından Romalılar Kudüs'ü ve Yahudi Tapınağı 'nı yıkmıştır. Seçkin rahiplerden oluşan Sadukiler ve Yahudilerin bağımsızlığı için uğraşan Zelotlar da dahil olmak üzere Yahudiliğin ama kollarından birkaçı yok olurken, Tapınakta ritüel ibadet yerine Yahudi metinlerinin incelenmesini vurgulayan ve nispeten ılımlı bir grup olan Ferisiler Yahudi dünyasında baskın grup haline geldi. Bilgin Ferisiler eğitime kitlesel erişimi teşvik etmiş ve daha sonra oğullarını okula göndermeyen ailelere kültürel yaptırımlar uygulayarak istemeden de olsa daha yoksul ailelerin Yahudiliği terk etmesine neden olmuştur.
Evangelistler tarafından "Ferisiler" olarak adlandırılan
İsa'nın bazı muhaliflerinin, aşırı basitleştirilmiş bir üslupla,
Yahudilerin Tanrı tarafından vergi ödemekle mi yükümlü
kılındığını yoksa pasif direniş mi gösterebileceklerini sor
dukları zamandan bu yana, dünya tarihindeki nesiller İsa'nın
sözlerini kendi özel durumlarından doğan sorularla karşılamış
ve bu durumlar her zamankinden daha zor ve çelişkili hale
gelmiştir. Artık söz konusu olan yabancı bir yönetim değil,
kendi yönetimimizdir; zorla ayakta tutulan bir hükümet de
ğil, meşruiyeti isteyerek kabul edilen bir hükümettir. Sorun,
yasalar tarafından yönetilen eylemlerle ilgili değildir; artık
yalnızca emredileni yerine getirmekle ilgili değildir. Sorun
giderek artan ölçüde insanın kendisiyle ilgilidir. Bununla
birlikte, insanı sorgulayan iddiayı ilk ortaya atan, ampirik
tezahürüyle devlet değildir. Daha ziyade, devleti ampirik teza
hür biçimlerinin çokluğunun ötesine, mutlak olana yükselten
siyasi düşünürdür.
Bu yolun belirleyici uzantısı, İngiliz Devrimi'nin düşman
çocuğu Hobbes'tan Fransız Devrimi'nin düşman çocuğu
Hegel'e uzanır. Kuşkusuz Hobbes, Tanrı'nın sözünün yorumlanmasını sivil güce tabi kılar, ancak onu aşan Tanrı 'nın
koşulsuz üstünlüğüne sıkı sıkıya bağlıdır. Dolayısıyla, Tanrı'ya
ait olan, ikincil ve bağımlı bir biçimde fiilen de olsa, burada
varlığını sürdürebilir. Devletin, "gerçek Tanrı" olarak ideanın
kendisini "bilinçli olarak gerçekleştirdiği" "Tanrı'nın dünyada
yürüyüşü" olduğu gerçeğini gören Hegel için, Ulusal ruhu
"kendini bilen ve irade eden ilahi" olarak gören Hegel için,
artık Sezar'a ait olandan ayırt edilebilecek hiçbir şey yoktur.
Eğer insan "varlığını sadece devlete borçlu olduğu şeyde"
buluyorsa, eğer "tüm değerine" "sadece devlet aracılığıyla"
sahipse, mantıksal olarak
Ferisiler, Yeni Ahit yazarlarınca İsa’nın en büyük muhalifleri olarak zikredildikleri için Hıristiyan yazarlar ilk andan bugüne onlar hakkında geniş bir literatür kaleme almışlardır. Ferisiler, Yunan kültürünün baskın tesirine görece kapalı bir grup olmak istemişlerdir. Çünkü onlar, kendilerini Hasidim’in devamı, yani Yahudi inancının, mirasının ve ortodoksluğun koruyucuları addetmişlerdir.
Maccoby, son bir aşamada ise Paulus'un "kefaret ölümü" iddiasına gelir.Mesih'in ölümü insanlara ebedîlik kazandıran bir rol taşıdığı için, Tanrı'dan sonraki en yüce güç olarak Mesih'in dirilerek ölümü yenmesi gerekli olmuştur.Maccoby'e göre diriliş, Yahudilerin de inandıkları bir kavramdır; özellikle de Ferisiler için yabancı değildir. Fakat dirilmek, ilahlar için değil insanlar için geçerlidir. Şiddetli ölümün ardından "dirilen ilâh" anlayışı ise Paulus'ta baskın nosyondur ve bu anlayış gizem dinleri kökenlidir.Titanlarca parçalanan Dionysios, Rhea tarafından yeniden yaşama kavuşturulur. Boğanın öldürdüğü Adonis, üçüncü gün ölümden dirilir.Mot tarafından öldürülen Baal, yaşama geri döner.Yaralar içinde ölen Attis yeniden yaşam bulur.Set tarafından uzuvları kesilerek öldürülen Osiris yeniden canlanır.Maccoby, Yahudi inancında "ilahın ölümü" gibi bir anlayışın bulunmadığını belirtmektedir. Nitekim Maccoby'e göre, Paulus'ta ki tüm bu öğeler Helenistik inançlardan alıntıdır. Ancak Paulus, tüm bunlara Yahudi bir görünüm verebilmek amacıyla Yahudi kaynaklarından aldığı bir terminolojiyi kullanmıştır.
³¹⁰ Maccoby, Paul and Hellenism, 70-71·Kitabı okudu
Ferisiler İsa'ya, "Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?" dediler.
...Sonra onlara(İsa), "İnsan Şabat Günü için değil, Şabat Günü insan için yaratıldı" dedi.