Biliyorum işte. Onunlayken nasıl hissettiğimi ve onun benimleyken nasıl hissettiğini biliyorum. Dalga geçtiğimiz tüm o şeyleri, iki kalbin tek gibi atmasını, bulutlu günde çıkan güneşi, bedenin ve ruhun ötesindeki o bağı falan birdenbire anladım. Natalie ve ben tüm bunları yaşadık. Bu konuda yalan söyleyemezsin. Böyle bir aşkta yanlış bir nota varsa duyarsın. Nefesimi kesen birçok an oldu. Onun gülüşü için yaşadım. Gözlerine baktığımda, sonsuzluğu gördüm. Ona dokunduğumda, insanın eğer şansı varsa, hayatında bir kez bunu yaşayacağını biliyordum.
Biz nadir ve özel bir yer bulduk, rengi ve dokusu olan bir yer ve eğer bu kadar şanslıysan, orada olmadığın her an için üzülür ve hayatını boşa geçiriyor gibi hissedersin. Diğerlerine acırsın çünkü süregelen bu tutku patlamalarını asla tadamayacaklardır. Natalie bana yaşadığımı hissettirdi. Etrafımızdaki her şeyi çatırdatıp hayata getirdi. Ben böyle hissettim ve Natalie'nin de aynısını hissettiğini biliyorum. Aşk bizi kör etmedi. Aksine. Gözümüzü açtı; işte vazgeçemeyişimin nedeni tam da bu. O sözü asla vermemeliydim. Kafam karışmıştı ama kalbim asla. Kalbimin sesini dinlemeye devam etmeliydim.