1000Kitap Logosu

Fethullah Gülen

Türk makamları, Türkiye'nin terör grubu olarak sınıflandırdığı Fethullah Gülen grubuna mensup 23 kişiyi tutukladı.
Élûriel
bir alıntı ekledi.
7 Aralık 1995'te Hürriyet, Milliyet, Cumhuriyet, Sabah ve Türkiye gazetelerine brifing vererek Genelkurmay karargâhında konuşan Genel Sekreter Tümgeneral Erol Özkasnak, "TSK, aşırı uçlardan sızmalara karşı gösterdiği hassasiyeti sürdürecek. Çağdaş olmayan, siyasi ve dini bir ideolojiyi belirleyen kılık ve kıyafette olanlar orduya giremeyecek" dedi. 8 Aralık: ATV, dört gün sonra toplanacak Yüksek Askeri Şura'da 2 bin şeriatçının dosyasının ele alınacağını açıkladı. Ordu, bunu yalanladı. 9 Aralık: Basına göre Başbakan Çiller, ordu içindeki şeriatçı operasyonunun ertelenmesi için, Kara Harp Okulu Komutanı Tümgeneral Yaşar Büyükkanat'ı aradı. Hükümet, haberi yalanladı. Ama, Cumhuriyet gazetesi, olayı yeniden ele aldı ve ordunun tepkisine yer verdi: "TSK, gerici faaliyetlere izin vermez". 12 Aralık: Askeri Şura, 43 şeriatçının (GATA'dan) ordudan atılmasını kararlaştırdı. İlginçtir; Nur cemaatinin önde gelen ismi Fethullah Gülen, olaydan kısa süre önce, "darbe yapılacağından sözetmiş, isim vermeksizin bazı komutanları suçlamıştı", Ordudan atılmalar, en fazla İslamcı basında yankı bulmuş; Türkiye, Akit, Yeni Şafak, Kanal 7, TGRT ve Zaman gazeteleri, atılan öğrencilerin sorunlarına sahip çıkmışlardı.
Faik Bulut
Sayfa 136 - Doruk Yayıncılık, 2. Baskı: Haziran 1997
11
Élûriel
bir alıntı ekledi.
Devlet: "PKK belası"ndan kurtulmak için, günümüzdeki bazı tarikat ve dinci cemaatlerin o bölgelerde örgütlenmesinde, özel okullar açmasında, yurt kurmasında, Kur'an kurslarını ve dergahlarını faaliyete geçirmesinde sakınca görmedi. Bu konuda resmi yardım ve teveccühe en fazla mazhar olan iki cemaatten biri Fethullah Gülen Hoca- Mehmet Kırkıncı Hoca çevresinde toplanan Nurcu kesimin Milliyetçi Turancı-Mukaddesatçı kanadı; diğeri ise, özellikle Adıyaman Menzilköy dergahı çevresinde toplanan ülkücü-şeriatçı kanattır. Bu sonuncusunun eskiden MHP'ye, şimdilerde Muhsin Yazıcıoğlu başkanlığındaki BBP'ye açıkça; Hizbullah adının çokça duyulduğu 1990 başlarında ise üstü kapalı biçimde bu örgüte destek verdiği basında yazıldı (23 Ekim 1996 tarihli Radikal gazetesi). Fethullah Hoca-Kırkıncı Hoca'ya öylesine güven duyuldu ki; "Kürt meselesinin devletçi çözümünün, her ikisine havale edildiğine ilişkin haberler dolaştı ortalıkta. Erzurum çevresinde etkin olan İspirli yoksul bir aileden gelen Kırkıncı Hoca'nın, il merkezindeki hemen her türlü faaliyetine kolaylık gösterildiği biliniyor. Çünkü, Kırkıncı Hoca, 12 Eylül darbesini desteklemiş. Evren'i de "Ulu'l Emr" (müminlerin imami/önderi) olarak niteleyip, "kendisine itaat etmenin vacip olduğunu" telaffuz etmişti.
Faik Bulut
Sayfa 121 - Doruk Yayıncılık, 2. Baskı: Haziran 1997
11