Ne var ki hayatta bir kere var olmuş olan her şey tekrarlanma eğilimi gösterir; işte Swann'ın bir an kurtulmuş gibi görünen kalbinde de, aynı acı, kendiliğinden bittiği zannedilen bir çırpınmanın can çekişmekte olan hayvanı bir kez daha sarsması gibi, tekrar gelip aynı haç biçimindeki yarayı açtı.
... bu sözler yalandı; en azından Odette açısından yalandı, tutarsızdı, çünkü doğru sözler gibi gara varışının anısı ile desteklenmezdi; hatta bu sözleri telaffuz ettiği anda hayalinde canlandırması bile mümkün degildi, çünkü trenden indiğini ileri sürdüğü anda yaptığı bambaşka bir şeyin zıt hayali buna engel olurdu. Oysa aynı sözler, aksine, hiçbir engelle karşılaşmadıkları Swann'ın zihninde su götürmez bir gerçek kadar sabit bir biçimde yerleşirdi ...
... giyinirken bir yandan da Odette'i düşünür, böylece kendini yalnız hissetmezdi, çünkü sürekli Odette'i düşünmek, ondan uzakta olduğu anlara da, yanında olduğu anların büyüsünü kazandırırdı. Arabay adımını atarken, Odette düşüncesinin de onunla birlikte sıçrayıp arabaya bindiğini, ... tıpkı her yere götürülen ... sevilen bir hayvan gibi dizlerine oturuverdiğini hissederdi. Onu okşar, sıcaklığıyla ısınır, adeta kendinden geçerdi.
Odette'in salonda olmadığını görünce Swann yüreğinde bir sıkışma hissetti; değerini ilk kez ölçtüğü bir hazzı yaşamaktan mahrum edilmek onu sarsmıştı; o güne kadar bu hazzı istediği an bulabileceğinden hep emin olmuştu, bu da, her türlü hazzın değerini gözümüzde azaltan, hatta değerini fark etmemizi engelleyen bir şeydir.