Figen

ben galiba bir cadıyım!
8/10
·188 syf.··
2026 9. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 04:07
şimdiii gelelim bir diğer polisiye incelemesine… kimi okursam okuyayım ister Agatha Christie olsun ister Tess Gerritsen isterse Ahmet Ümit hangi ülkenin yazarı olduğu fark etmez kitabın ilk yirmi sayfasında katil şu diyorum ve katil o çıkıyor. bu konuda çok mu iyiyim evet ama bildiğimden mi hayır. ister adına altıncı his diyelim ister kalp gözü isterse (cadı olduğum fikri daha yatkın) akrep burcu hissiyatı bilemiyorum ama ilk yirmi sayfada katil kim nasıl anlayabilirsin ki? hayır birde eğer ki bir gün olur da anlayamazsam (ki bunlar çok iyi yazarlar bence) üzülürüm kesin :( hahaha kitaba gelecek olursam iki gün elime aldım ve su gibi akıp gitti okuması zevkliydi. uçakta işlenen bir cinayet ve katil olmak için nedenleri olmayan yolcular ve tabi ki eşek arısı! Agatha kendine has yorumuyla çok iyi bir yazar. bu kitabını da herkese öneririm benim puanım 10/8 “fazla safsınız, dostum. Aslında kimseye, hiçkimseye inanmamanız gerekir.” syf.54
Ölüm Diken ÜstündeAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20203,044 okunma
Reklam
İnsan gördüklerinden mi etkilenir yoksa hiç görmediklerinden mi?
8/10
·55 syf.··
2026 4. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2026 01:31
“Beni durduran gördüğüm şey değildi, Görmediğim şeydi.” Çalışırken okuyayım dedim büyük bir beklentiyle başlamama rağmen çok beğendiğim bir kitap oldu. Ömrü boyunca denizde olan piyanist bir adamın hikayesi bu ve kitaba başladığınızda sizde onunla aynı gemiye binip müziğin ritmini duyuyorsunuz. “İnsanlar zamanın nasıl geçtiğini anlamasınlar, nerede olduklarını ve kim olduklarını unutsunlar diye çalıyorduk. Dans etsinler diye çalıyorduk, çünkü eğer dans edersen ölmezsin ve kendini Tanrı sanırsın.” Hikaye başlar başlamaz sizi içine çekiyor. Kolay okunan ama etkileyici bir kitap. beni en çok etkileyen alıntı bu oldu “Şu tablo meselesi beni her zaman çok şaşırtmıştır. Yıllarca yerlerinde asılı dururlar, sonra hiçbir şey olmaksızın, hiç hiçbir şey diyorum, küt! diye yere düşerler. Çiviye asılı dururlar, kimse bir şey yapmaz, yine de ansızın taş gibi küt diye düşerler. En hafif bir ses bile çıkmazken, çevrede hiç bir hareket yokken, sinek bile uçmazken küt düşüverirler. Nedensiz. Acaba neden tam o anda? Bilinmez. Küt. Bir çivi o tabloya artık dayanamadığına nasıl karar verir?” Okumanızı tavsiye ederim.
Bin Dokuz YüzAlessandro Baricco · Can Yayınları · 2018393 okunma
Hiçbir Şey Göründüğü Gibi Değildir!
9/10
·159 syf.··
2022 46. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2022 17:35
Dikkat: Bu kitap yorumu, kitap harici eleştiri içerebilir. Ön yargılarınızı kıracak, hatta parçalara ayıracak bir kitap. Öncelikle bu kitap @bidunyakitapgrubu okuma grubumuzun “aralık ayı okunacaklar” listesinde seçilmiş bir kitap. Ve kesinlikle okunması gereken, her kütüphanede olması gerektiğine inandığım bir kitap oldu. (Oy veren tüm arkadaşlara teşekkür ederim.) Gelin görün ki ben kitabı satın almadım, e kitap şeklinde okudum. (Bunun en büyük artısı telefonlarla yapışık bir hayat yaşadığımız için bir günde; her an, her yerde okuyabilmiş olmam.) Peki, e kitap okumayı ne kadar çok sevsem de ben bu kitabı neden satın almadım? Çünkü alamadım… Çünkü ülkenin ekonomik anlamda çıldırdığı yetmiyor gibi sanki yayınevleri ve telif hakkı sahipleri de özellikle okumamızı istemiyor gibi. Ben bu kitabın her kütüphanede olması gerektiğine inanıyorum ama kendi kütüphaneme alamadım çünkü 150 sayfalık bir kitap en düşük fiyatıyla 50 küsür lira. Evet, evet önemli olan sayfa sayısı değil içindekiler bunu ben de biliyorum. Ama anlatmaya çalıştığım şey farklı. Ben kendi milletimin yazarının bir kitabını eğer ki alıp okuyamıyorsan içindekinin önemini de kıymetini de nereden bileyim? Kaldı ki bu olay Türk yazarlarda oldukça fazla. Bakıyorsunuz ki yabancı bir yazar bizim ülkemizde kendi yazarlarımıza göre; hem daha fazla tanınıyor hem de daha fazla okunuyor. Ve dikkat ederseniz bu yazarımız iyi olmasına iyi ama bu kadar fazla tanınıp, okunmasının sebebi kitaplarını daha kolay bir şekilde satın alabiliyor olmamız. Nice Türk yazar var ki tanınmayı ve daha çok okunmayı hak ediyor. Gelin görün ki iki sebepten dolayı okunmuyorlar. Birinci sebep: Kesinlikle kitap fiyatlarının çok fazla olması. (Kendi yazarlarımızı, kendi öğrenci harçlıklarımızla almakta zorluk çekmemiz.) İkinci sebep: Lisedeki
Edebiyat
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
Hangisi gerçek? Hangisi kurgu?
3/10
·264 syf.··
2022 45. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2022 23:54
Nasıl başlasam bilmiyorum. Öncelikle Mevlana’nın hem hayatını hem de eserlerini hep merak etmişimdir ama açıkçası hep de gözümü korkutmuştur. Bu kitap okuma grubumuzun kasım ayı okumalarında seçilen bir kitaptı. Aynı zamanda benim sunum yapacağım bir kitap. Sanırım bu Mevlana’ya ilk adım atmak için bir işaretti diye düşünüp ben de hevesle ilk adımımı attım. Ama maalesef benim için hayal kırıklığı oldu… Gönül isterdi ki buraya bir sürü övgü cümleleriyle donatayım, kitabı aşırı beğenmiş olayım. Ama genel olarak değerlendirirsem olumsuz yanları benim için hep daha ağır basıyor. Kitap Mevlana’nın (ya da mevlana olmaya çalışan yazarın) ağzından onun hayat öyküsünü ve Şemsi Tebrizi ile olan dostluğunu, aşkını, yoldaşlığını anlatıyor. Yer yer çok akıcı ilerleyen kitap bizlere Mevlana’nın doğumundan itibaren ölümüne kadar olan zamanı anlatıyor. Kitapta hep birlikte Mevlana’nın Hamlıktan, pişmesine geçen zamana şahit oluyoruz. Ya da olmaya çalışıyoruz. Kitapta havada kalan çok yer var, Şems’in ölümü, oğlu Alaaddin’in ölümü, kızı Kimyanın ölümü vs… Bunun yanı sıra Gevher hatunla ve kitabın ilerleyen bölümlerinde Şemsle olan mektuplarının da kurgu mu gerçek mi olduğunu bilmiyorum ama bunların hepsi benim için soru işareti olarak havada kaldılar. Bu yazarın ikinci kitabı olduğu için belki diğer kitaplarda bu boşluklar da doluyordur, bilmiyorum. Kitabın bazı yerleri sanki sadece uzatmalara oynamak için yazılmış gibi. Bir ileri iki geri… Mesela buralar yerine havada kalan bu konulara da kısaca değinebildirdi bana göre. Kitapta beni en çok rahatsız eden iki şey oldu bunlardan birincisi; Yazarın kendini mevlana zannetmesi. (Çok mu sert oldu?) Okursanız ne demek istediğimi anlayacaksınız. Kitapta sürekli bir mevlana gibi düşünme, konuşma, öğüt verme havası vardı ki okurken inanılmaz
Edebiyat
Aşkın Gözyaşları 2 - Hz. MevlanaSinan Yağmur · Kapı Yayınları · 201612,3bin okunma
Gelecekteki kendime not!
10/10
·224 syf.··
2022 39. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2022 03:37
Sen de bir zamanlar çocuktun unutma! Kendine ait fikirlerin, başkasına tuhaf gelebilecek düşüncelerin, uçuk kaçık hayallerin vardı. Çocukken daha özgürdük; herkes gibi düşünmek, herkes gibi davranmak, herkesle aynı pencereden bakmak, herkesle aynı hayalleri kurmak zorunda değildik. Belki hala değiliz ama yine de artık sanki biraz daha mecburuz. Peki bu bir zamanlar çocuk olduğumuz gerçeğini değiştirir mi? Kesinlikle hayır. Ee, o zaman şimdi çocuklara baktığımızda neden hiç çocuk olmamış gibi davranıyoruz? Sanki hep büyüktük, hep ciddi ve sinirliydik gibi. Onu yapma, buraya gitme, öyle söyleme!.. Şşşt ağlama, ağlanacak ne var bunda, iyice şımardın sen ha!.. Bak sus baban kızacak şimdi, ama sonra teyzen ne der, sen neden böylesin büyü artık, bak komşunun çocuğuna o hiç öyle mi!.. Bu cümleleri çok duydunuz değil mi? Belki de birkaç kere sizde söylediniz. Belki söylerken bilinçli bile değildiniz, ağzınızdan öyle aktı gitti… Çünkü o kadar çok maruz kaldık ki bu cümlelere artık normalleştiler. Sadece olumsuz ve kırıcı olan bu cümleleri duyunca artık şaşırmıyor, kendimiz de rahatça çocuğumuza söyleyebiliyoruz. Çünkü zamanında bize çok söylediler, çünkü biz de şimdi çocuğumuza söyleyeceğiz ve onlarda kendi çocuklarına söyleyecekler. Ama sizce de artık bu döngüyü kırmanın zamanı gelmedi mi? Şimdiki Çocuklar Harika benim Aziz Nesin okuduğum ilk kitap ama kesinlikle son olmayacak. Yazarımız büyüklerin hatalarını, yanlışlarını, çocukların sözle değil davranışla öğrendiklerini o kadar güzel ve akıcı anlatmış ki hayran olmamak elde değil. Üstelik bir de tüm bunları yaparken sizi bol bol güldürüyor. İnsanın kendi yanlışlarını gülerek öğrenmesi kadar etkili ve kalıcı bir ders daha var mıdır inanın bilmiyorum. Kitabın karakterleri olan Zeynep ve Ahmet, Ve onların birbirlerine yazdığı mektuplardan,
Şimdiki Çocuklar HarikaAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 201920,6bin okunma
Reklam