Zafer, hiçbir zaman mahvolduklarını zannedenler tarafından kazanılmaz..! Yeryüzünde hakikatten daha kuvvetli ve Hakk’a saygılı olmaktan daha asil bir şey olamaz. Bir fikir kaba kuvvetle bastırılamaz. Bir fikir ancak kendisinden daha güçlü diğer bir fikirle yenilebilir. Bir tarafta toprağı seyreden tok insanlar, öte yanda toprağı yoğuran aç insanlar... Biz Türk milliyetçisiyiz. Türk milletinin varlığını korumak, yüceltmek ve ebediyete kadar devam ettirmek mücadelesini yapan insanlarız..!
Bir işi başarmak için önce o işin delisi olmak lazım. Şuursuz müslüman olmaz. Namazda okuduklarıyla dışarıda yaptıkları aynı olmayanlar, şuursuz ve sorumsuz insanlardır. Aynı milletin çocukları arasında görüş farklılıkları, fikir farklılıkları olabilir fakat bu hiçbir zaman suçlamanın, ayrımcılığın, bölücülüğün sebebi olmamalıdır. Hayat, doğruyla yanlışın, güzelle çirkinin, faydalıyla zararlının, adaletle zulmün mücadelesinden ibarettir.! Eğitimde şuur olursa ailede huzur olur…
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bizim terbiyemiz, kendi klasik temellerini sağlamlastırmak ve medenî geleneğe bağlanmak teşebbüsüne son zamanlarda girişmiștir. Edebiyatımız, kendi tarih Şuurunu kazanarak Yahya Kemal gibi Türk klâsiği sayılacak üstatlar yetiştirmeye başlamıştır. Resmimiz, Garp sanatının çıraklığından geçerek minyatürümüzü, nakşımızı, çiniciliğimizi yeniden değerlendirmek yolundadı. Mimarimiz, musikimiz, hukukumuz daha bu savaşın ilk basamağında ve deneme safhasındadır. Tarihimize, halk köklerimize dayanan bu savaşın her kültür dalında büyük çiçeklerini devşirmek için daha çok beklemek lâzımdır. Ergin milletlerin fikir tarihine kattıkları hürriyet, vazife, fayda, aksiyon gibi ana prensipler tarzında bizim terbiyemizin bir ana prensibini koymak zaman da ancak bu olgunlaşmadan sonra gelecektir.
Sayfa 187 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
İnsanlar size geldiğinde, bir söyledikleri bir de hissettirdikleri vardır. Söylenenler fikir verir elbette, ama hissettirdikleri daha derinlerden gelir ve daha gerçektir.
…Burası anlamak isteyenlerin,düşünüp dönüşmek isteyenlerin değil, fikrini başkalarına icbar edenlerin ülkesidir"
Sayfa 111·Kitabı okuyor
Alıntı
Fikir ve șuur halindeki millî hareket yeni olmakla beraber, milletin kökleri (her yerde az çok değismek üzere) oldukca eskidir. iran, Şehname ile kendi köklerini buldu, Portekiz Lusiades'lerle, İtalya Divina Commedia ve Orlando Furioso ile, Almanya Niebelungen'lerle. ve yakın zamanlarda Finlandiya Kalevala destanları ile millî hareketini temellendirdi. Biz, edebiyatımızın "romantizm" denilen devresinde maalesef bunu yapamadık. Fransız romantiklerini taklit eden Şairlerimiz, hakikatte yıkılan bir medeniyetin eski kıymetlerine karşı hasretlerini ifade ediyorlardı: Eșber, Tarık, Cezmi, Celâleddin Harzemşah artık dirilemeyecek olan "ümmet" medeniyetinin hatıralarından ibaretti; halbuki millî bir sanatın kıymetleri vatanın içinden, halkın şuuraltı hazinesinden alınmış ve istikbale çevrilmiş, idealleştirilmiş, yaşayan kıymetler olmalıdır. Wagner, Puşkin, Longfellow, Goethe veya Elias Lönrot'un kıymetleri böyledir. Bizde milliyetçilik bir fikir hareketi haline geldiği zamandan beri, birbiri arkasından kendisine başlica üç ifade șekli buldu: 1) Hayali Türkçülük, 2) İlmi Türkçülük, 3) Felsefi Türkçülük.
Sayfa 175 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı