Sena F.

Sena F.
Das Nichts ist kein Mangel, sondern der Raum, in dem der Mensch sich selbst begegnet.
Öğretmen
Doktora
Kreuzberg
İstanbul
246 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı

Sena F.

, bir kitap okudu
8/10
·136 syf.··
2026 53. kitabı
Herakleitos
8/10 · 2.073 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Siyasetçi doğrudan uzaklaşmak zorunda mıdır?
“O halde, siyaset hayatına girdiğim halde, iyi bir adam gibi hep hak gözetir ve tabii olarak doğruluğu her şeyden üstün tutsaydım, şimdiye kadar sağ kalabilir miydim, sanırsınız? Hayır, Atinalılar, hayır; bu ne bana ne de başka bir kimseye nasip olurdu.”
Sayfa 33·Kitabı okudu
Felsefe
Bir Garip Kitap: Eren Gürleyük - Eşik
10/10
·52 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 20:01
Bazı kitaplar hikâye anlatmaz; bir düşünceyi rahatsız eder. Eşik bende böyle bir his bıraktı. Okurken “sonra ne olacak” merakı değil, “neden böyle yaşıyoruz” sorusu büyüyor. Metinler kısa ama kapandıktan sonra devam ediyor; yani kitap bittiği yerde bitmiyor. Özellikle Huy aklımda kaldı. Güneşin doğmadığı bir köyde insanların yeni düzene alışması ilk başta fantastik gibi duruyor ama birkaç sayfa sonra tuhaf bir şekilde tanıdık geliyor. İnsan her şeye alışır mı sorusunu anlatmıyor, yaşatıyor. Okurken bir noktada köylülerden biri gibi düşünmeye başladığımı fark ettim ve orası biraz ürkütücüydü. Karşı bence kitabın en sert metni. İki tarafın da kendini “doğru” saydığı bir dünyada özgürlük söylemi ile korku söyleminin nasıl aynı kapıya çıktığını gösteriyor. Özellikle yolculuk kısmındaki yavaş gerilim, son sayfada bir anda değil, zaten başından beri orada olduğunu hissettiriyor. Anahtar daha içe dönük. Dışarı çıkmaya çalışan birinin aslında kendisine ulaşması üzerine kurulu. Diğer öyküler daha toplumsal bir ton taşırken burada mesele daha sessiz: bazen kapıyı açamıyoruz çünkü anahtar dışarıda değil. Başkan ise neredeyse absürt bir döngü. Seçim var ama seçim yok, karar var ama karar yok. Gülümsetmiyor ama gülümseme isteği uyandırıyor; o tuhaf Aziz Nesin hissi diyebilirim. Kitabın genelinde ortak bir damar var: alışkanlık, itaat ve özgürlük meselesi. Ama bunu doğrudan söylemiyor, karakterlerin davranışlarından çıkarıyorsun. Belki de en sevdiğim tarafı bu oldu; metinler okuru ikna etmeye çalışmıyor, yalnız bırakıyor. Kısa bir kitap gibi duruyor ama hızlı okunmuyor. Çünkü her öykü bitince biraz durmak gerekiyor. Bence Eşik, hikâye okumak isteyenler kadar düşünmek isteyen okurlar için yazılmış. Okurken değil, kapattıktan sonra etkisi artan türden.
1000Kitap
EşikEren Gürleyük · İkinci Adam Yayınları · 202616 okunma
Umudun açıkta kalışı…
“Deniz bizi taşıyordu. Ama artık hiçbir yere götürmüyordu.”
Sayfa 42·Kitabı okudu
Alıntı
Göğü Delen Adam: Dağınık Kurgu, Çarpıcı Mesajlar
7/10
·112 syf.··
2026 52. kitabı
Göğü Delen Adam, ilk bakışta bir oturuşta okunacak gibi dursa da, ağır ilerleyen üslubu ve dağınık kurgusu yüzünden “bitirip başka kitaba geçeyim” hissi uyandırıyor. Eleştirel bir gözle bakıldığında yer yer güçlü betimlemeler ve dikkat çekici mesajlar barındırıyor; ancak düşünmeyi ve üretmeyi şeytanlaştıran kabile reisi anlatısına mesafe koymadan bağlanmak da kolay değil. Bu yüzden kitap, ilginç fikirler sunmasına rağmen anlatımının gücüyle değil, tartışmaya açtığı düşüncelerle akılda kalıyor.
Hayata Dair
Göğü Delen AdamErich Scheurmann · Ayrıntı Yayınları · 202017,2bin okunma