Puan vermedi·128 syf.··
2026 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 23:57
Oduncular okurken hikayenin içine çok girmediğimi hissettiğim ama bitirdikten sonra elime alınca aslında zihnimde yer ettiğini fark ettiğim bir kitap oldu. İlk kez Roy Jacobsen okudum. Başlayınca bir savaş anlatısı okuyacağımı sanmıştım ancak klasik bir savaş anlatısına pek uymuyor Oduncular. İkinci Dünya Savaşı sırasında Sovyetler yaklaşırken ve Fin kuvvetleri çekilirken sınırdaki Suomussalmi kasabasının Fin kuvvetleri tarafından yakılıp boşaltılması ile başlıyor. Tüm kasabalılar evlerini terk ederken kasabadan ayrılmayı reddeden oduncu Timmo kasabada kalıyor sadece. Savaşın ortasında geçmesine rağmen ne kahramanlık ne de savaş mücadelesi anlatıyor tam olarak. Savaşın ortasında kalmış sıradan bir insanın yaşadığı yere, yaşantısına bağlılığının, soğukla ve açlıkla mücadelesinin, ahlaki ve vicdani duruşunun ön planda olduğu bir roman daha çok. Kitap boyunca karın, soğuğun, sessizliğin derinden hissedildiği bir atmosfer hakim. Kuzey ülkelerinin edebiyatında en sevdiğim şeylerden birisi. Okurken baştaki beklentilerim nedeniyle belki bir süre kitapla bağ kuramadığımı hissettiğim ama bitirince fena bulmadığıma karar verdiğim, aklımda yer ettiğini fark ettiğim bir kitap oldu. Başka Roy Jacobsen kitapları okuma konusunda merak uyandırıcı oldu benim için. Geçen ay okuduğum ikinci Deniz Canefe çevirisi ayrıca bu kitap.
OduncularRoy Jacobsen · Yapı Kredi Yayınları · 2020185 okunma
Bizler toplumun sırtında taşınan birer yük müyüz?
7/10
·208 syf.··
2026 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 17:45
Beyaz Zambaklar Ülkesi Grigori Petrov’un ölümsüz eseri Beyaz Zambaklar Ülkesinde, bataklıklar ve kayalıklardan ibaret fakir bir coğrafyanın, azimli bir halk ve idealist aydınlar sayesinde nasıl örnek bir ülkeye dönüştüğünü anlatan büyüleyici bir küllerinden doğuş hikayesidir. Kitap, toplumsal kalkınmanın yukarıdan aşağıya değil, aksine her bireyin sorumluluk almasıyla başlayacağını savunur; çünkü Petrov’un da belirttiği gibi, "Gerçek vatanseverlik, oturduğun evi, çalıştığın sokağı temiz tutmakla başlar." Bu dönüşümün mimarları olan aydınlara büyük bir sorumluluk yükleyen yazar, lüks kafelerde memleket kurtarmak yerine, halkın içine karışıp onlara yol gösteren idealistleri överek, "Öğretmenler, bir milletin geleceğini fırıncılar gibi her gün yeniden yoğurur," der. Finlandiya'nın modernleşme sürecindeki en büyük itici güç ise askeri ya da ekonomik güç değil; akıl, ahlak ve çalışkanlıktır. Ülkenin vizyoner lideri Snellman’ın halkına yaptığı, "Eğer dünyada saygı görmek istiyorsak, her bir Fin vatandaşını canlı birer pırlantaya dönüştürmek zorundayız," çağrısı, tembelliği bir milletin en büyük düşmanı olarak gören bu felsefenin temelini oluşturur. Nihayetinde kitap, dürüstlüğü ve inancı sadece söylemlerde değil, yapılan işin kalitesinde aramamız gerektiğini hatırlatarak bizi can alıcı bir soruyla baş başa bırakır: Bizler toplumun sırtında taşınan birer yük müyüz, yoksa o toplumu yukarı kaldıran birer güç müyüz?
1000Kitap
Beyaz Zambaklar ÜlkesiGrigory Petrov · Ayrıntı Yayınları · 2020124,8bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 149. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 00:00
"BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİNDE" "Herkes hayatın ağırlığından, acılarından ve düzensizliğinden şikâyet ediyor ama kimse hayatı düzene sokmak ve daha iyi bir hâle getirmek için parmağını bile kıpırdatmak istemiyor. Sanki hepimiz hayatımıza dışarıdan bakıyormuşuz gibi ama içten içe her şeyin hâkimiyiz. Herkes büyük işler, büyük adamlar ve büyük sevinçler umar ve bekler ama kimse kendi veya çevresinin alçak, amaçsız ve değersiz yaşamını bir milimetre bile yükseltmeyi düşünmez." Bir zamanlar Avrupa’nın en fakir, en geri kalmış coğrafyalarından biriydi Finlandiya. Bataklıklarla kaplı, cehaletin karanlığına gömülmüş, yoksulluk içinde kıvranan bir ülke… Peki bu ülke nasıl oldu da kısa sürede kalkınmış, modern bir ulusa dönüştü? Sorunun cevabı, bu kitapta saklı. Mustafa Kemal Atatürk, bu eseri o kadar önemsemiştir ki, 1930 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nın kitabı basmasını sağlamış ve tüm öğretmenlere hediye edilmesini istemiştir. Ona göre bu kitap, sadece bir milletin kurtuluş hikâyesi değil, aynı zamanda Türk milletinin kendi aydınlanma yolculuğu için bir yol haritasıydı. Fin halkının mucizevi uyanışının temelinde şu unsurlar yatmaktadır: · Bilinçli bir avangart kadro: Toplumun önde gelen aydınları, öğretmenleri ve din adamları, halkın içine girerek değişimin tohumlarını ekti. Halka kendi değerlerini ve potansiyelini fark ettirme çabası · Sıradan insanların olağanüstü çabası: Mucizevi dönüşümün kahramanları, tanınmış liderler değil; gece gündüz demeden çalışan, çocuklarını okula gönderen, bataklıkları kurutan sıradan Fin insanlarıydı. · Eğitimi sadece okulla sınırlamamak: Eğitim, okul duvarlarının ötesine taştı; tarlalarda, evlerde, atölyelerde, her yerde devam eden bir yaşam biçimi haline geldi. · Bataklıklarla mücadele: Sadece fiziksel bataklıklar değil, cehalet, tembellik
Edebiyat
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Temel Tarih Kitaplığı · 2025124,8bin okunma
Bataklıktan Çıkanlar ve Bataklığa İtilenler
10/10
·136 syf.··
2026 5. kitabı
Gerçekten güzel bir kitap aslında. İlk elime aldığımda kitapta Petrov'un kendi çıkarımları var sanıyordum ilk bakışta; halbuki bildiğimiz kısa hikayeler ile Fin halkının nasıl bataklıktan dünyanın en mutlu insanları arasına giren ilk sıralamalardaki ülkelerden birisi olduğu anlaşılıyor. Aslında Fin halkının; nasıl açlık, sefalet, iç bürokraside dönen entrikalar, siyasi savaşlar, halkın yoksul ve cahil kalması ve bunun ile dalga geçen üst sınıf insanlar ve alt sınıfların üst mertebedeki yetkililere karşı olan öfkesi ile başlıyor desek yanılmayız. Ve aynı zamanda nasıl yükseldikleri ve bunun ilk bilindik öncülerinden olan Snellman'dan söz etmemiz daha doğru olur. Çünkü gerçekten fikirleri ve topluma karşı olağanüstü bir ilgisi ile şimdiki siyaset yapan sözde politikacılara ve sözde felsefecilere bin basar diyebilirim. Yani insan imreniyor, "Böyle adamlar da keşke bizim ülkede doğsa," diyoruz ama şimdi doğsalar bile bu insanların yaşama olan inancı ve sistemin bu gibi insanlara nasıl muamele ettiğini hepimiz ya da birçok insanımız biliyordur. Aslında yapabilirsem eğer, kitaptan alıntılar da paylaşacağım. Çünkü ilk başta yalan olmasın, benim düşüncelerimin çoğundan fazlasını toplumuna uygulamış ve başarmış birisi ve ben de gerçekten seneler boyunca Türkiye'nin "Keşke böyle olsa," dediğim halini düşünmüş ve uygulamaya geçirmiş birisi. Ve bunu sadece laf kalabalığı olarak algılamayın; her ne kadar ülkemden utansam ve sinirli olsam da iyiliğini düşünüyorum. Ama ben kitapta okurken fark ettim, Slav bir yazardan bahsediyor; eğer o sayfaya gelirseniz dediklerimi az buçuk anlarsınız. Çünkü genelde ben Türkiye'yi baştan inşa etmek istiyordum ve çoğunlukla girdiğim teknoloji yarışmalarında derece yapamadım ve gerçekten de üzüldüm. Çünkü ben halka hitap eden bir sürü proje
Duygu ve Düşünce
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025124,8bin okunma
Gerçek Aşkı ve Ka-Tet’i Arayanlar - Büyücü ve Cam Küre
10/10
·799 syf.··
2026 29. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 22:55
Büyücü ve Cam Küre Kara Kule serisinin dördüncü kitabıdır. Roland’ın gizemli geçmişini; Susan ile aşkını, en iyi arkadaşları olan Alain ve Cuthberti’i anlattığı, Büyük Tabut Avcıları, acımasız büyücü Rhea ve neticesinde gelişen olaylar dizilimidir. Blaine’in sorduğu bilmeceler ile raylar üzerinde can pazarı yaşanmaktadır. Eddie’nin kıvrak zekası ile bu beladan neyse ki kurtulurlar. Ve kitaptan örnek bir bilmece: “Ben güneşin önünden geçerim, Blaine. Ama yine de yere gölgem düşmez. Ben neyim?” “RÜZGÂR.” Hiç duraksama yoktu. Stephen King “pembe greyfurt” diye bir küreden bahseder. Kule evreninde küreler çok tehlikelidir ve serinin diğer kitaplarında da karşımıza çıkacaktır. Geçiş yaptırır, gelecekten parçalar gösterir ve insanın çıldırmasına, cinayet işlemesine ve tükenmesine yol açan etkilere sahiptir. Büyücü Rhea’nın “Dürüstlüğün Kanıtlanması” adı altında Susan’ı muayene ettiği satırlar (bakire mi değil mi, soluğu temiz mi kötü varlıklar tarafından kirletilmiş mi) ciddi anlamda beni sinir etti. Ve Büyücünün evine gittiği akşam Susan o küreyi gördü. Çenesini tuttu ve gördüğünü söylemedi. Susan’ın güçlü kişiliğinden etkilenen ve uzun sarı saçlarını kıskanan büyücü ise Susan’a öyle kötü bir büyü yaptı ki kitabın ilerleyen sayfalarında iyi ki yanında o an Roland varmış dedirtti. Sheemie’den bahsetmek istiyorum. Devamlı gülen çocuk… Roland ve arkadaşları onu devamlı kolladıkları ve kötü insanların hakaretlerinden koruduğu için onlara kalbini öyle güzel açıyor ve iyilikler yapıyor ki ağlamamak elde değil. Sai King’in bu evrende yarattığı en saf bir yandan da en güçlü karakter olabilir. Depape adındaki aşağılık tabut avcısı ona botlarını yalatmak istediğinde Cuthbert belki de babalarının yüzünü unuturcasına ve gelme amaçlarını bir kenarı atarcasına yardım etti. Bu anlamda Roland’ın
Roman
Büyücü ve Cam KüreStephen King · Altın Kitaplar Yayınevi · 20101,183 okunma
İyilik isimleri
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2021 00:00
Bir ders kitabını niteliğinde Mustafa Kemal'in okunmasını tembihlediği kitap. Finlandiya halkı ve fin kültürünü dirilten halk öğretmeni Snelman'ın zafere giden yolunu anlatıyor. Snelman her şeyden önce cehalet ile savaşıyor. Bir savaşı kazanmak istersen ilk yapacağın şey eğitimli bir millet, sonra ordu. Çocuklarınsa en iyi rol modelleri anne ve babalar... Herkesin en az bir kere okuması gereken bir kitap. Işığı bir kişi yakar, ama bir ömre bedel şeyler yaşatır. Ve güzel şeyler sonsuzdur. Tıpkı iyilik isimleri gibi...
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · İskele Yayıncılık · 2016124,8bin okunma