Kitap sayfa sayısı olarak az olmasına rağmen insanın davranışlarının derinine inen bir kitap. Bu kadar detayın tespit edilmesi için çok okumuş ve çok fazla insanla karşılaşmış olmak gerek. Kitabı genel olarak tavsiye ediyorum. Hatta 2.kitabı da olsa daha iyi olur, çünkü insanı 200 sayfada anlatamazsın. Dil olarak şundan bahsetmek isterim. Zaman zaman ağır okuduğum oldu uzun ve ağır cümlelerden dolayı. Ama genel olarak anlaşılır dil kullanılmış.
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,4bin okunma
Bir alegori yani simgesel anlatımı olan bu kitap ilk bakışta ıssız adaya düşen çocukları anlatıyor gibi görünse de derin anlamları olan yetişkin kitabıdır. Bu derin anlam sayesinde yazar bu romanıyla ünlü olmuştur. İngilizlerin Beelzebub (sineklerin tanrısı) dedikleri şeytanın Kutsal Kitap’taki İbranice adından esinlenilmiş kitabın ismi için. İngilizlere de inceden dokundurma var kitapta. Dünyanın en beyefendi milletinden olan çocukların bile nasıl vahşileşip arkadaşlarını öldürdüklerini anlatıyor. Adada canavar olarak gördükleri şeyin aslında ölü bir beden olduğunu ilk farkeden kişinin öldürülüşü kitaptaki hikayeyi zirveye taşıyor. Gerçekler gün yüzüne çıkacakken olan olaylar durgun olan kitabı hareketlendiriyor.
Kişisel görüşüm olarak şunu söylemek isterim. Kitap ilk başta maalesef sarmıyor ama yarısına gelindiğinde merak hissi uyandırıyor. Dünya gerçekleri ancak bu şekilde çarpıcı anlatılabilirdi. Yazar bunu başarmış.
Kitaptaki ana konu en kritik sıkıntıya parmak basmış. Bir çocuk duygularını dizginleyemeyip sizi bunaltırsa veya dediğinizi yapmazsa ne yapmalısınız? Bu soruya örneklerle çok güzel değinmiş ve çözüm önerilerini de sıralamıştır. Aslında daha kısa yazılabilecek kitapken fazladan “filler” yazı yazılmış ama okunmaya değer bir kitap. Ben denedim, faydasını gördüm çözümlerinin.
Bir kitap ilk 50 sayfada sarmıyorsa bırakacaksın. Ben 150 sayfa okudum. Maalesef kitapta bilerek uzatılmış hissi var. Bu durumda bu kitabı salmak durumunda kalıyorum.
Bu kitabı olumlu yorumlar üzerine okumaya başladım. Kitabı okumaya başladığımda dilimizin ne kadar zengin olduğunu tekrar fark ettim. Bu kadar güzel tasvirlerle ve edebi dille yazılan bir kitabı okumak beni çok mutlu etti. Son kısımdaki azrail ve sinek olayı, gerçekte annemin de başına gelen birşeydi. Okurken biraz hayretle ve şaşkınlıkla kitabı elimden bıraktım. Bu olay gerçekten de doğru olmalı ki bu tesadüf gerçekleşmiş olsun. Annem de köydeyken başına gelen aynı anısını yıllar önce bana anlatmıştı. İlginç... Sonuç olarak akıcı güzel bir kitaptı. Farklı bir tat arayanlara tavsiye ederim.