"Hayat bu, her zaman her şeyi
başaramayabilir insan. Önemli olan
başarabilmek için yeniden o masanın
başına oturabilmek ve başarmayı her
zamankinden daha çok istemektir."
Konuşurken hayli duygulu, neşeliydi. Olur olmaz şeye gülüyor, o zamana değin hiç görmediğim bir şey yapıyor, kıkır kıkır kıkırdıyordu. Çayını bir dikişte içti. Yenisini doldurdu. Şimdi anlıyorum: Uzun zamandır merakla beklediği önemli bir mektubu alınca zarfı özellikle açmadan önüne, masasının üzerine koyan, uzun uzun elinde evirip çeviren, zarfın ötesine berisine, mührüne bakan; birşeyler yapmak için yan odaya giden; kısacası, yoksun kalmayacağını kesinkes bildiği o en heyecanlı anı, zevki sindire sindire tatmak için bilerek mektubu bir türlü açmayan adamdan farksızdı.
Sayfa 289 - İkinci Bölüm, V - İletişim Yayınları 2. Baskı (2004)·Kitabı okudu