İlk incelememi yazmanın verdiği heyecan ve kitabın bende yaratmış olduğu hayal kırıklığından bahsederek konuya girmek istiyorum. Ünlü yazar Orhan Pamuk'un büyük bir heves ve beklentiyle Kırmızı Saçlı Kadın eserini bugün itibariyle bitirmiş bulunmaktayım. Yazımın içerisinde genel anlamda başka bir eserden esinlenildiğine dair örneklerde bulunacağım. Afgan yazar Khaled Hosseini'nin 2003 yılında yayınlanmış eseri olan Uçurtma Avcısı romanı ile Orhan Pamuk'un 2016 yılında yayınlanmış eseri olan Kırmızı Saçlı Kadın romanı arasındaki bağlantılar hakkında yoğunlaşacağım. Her iki eserde de ana karakterlerin yazar olmak istemesi, aileleri tarafından toplum nezdinde saygı gören bir meslek edinmeleri için zorlanmaları, içine kapanık bir karaktere sahip olmaları, çocuk sahibi olamamaları, baba sevgisinden mahrum olmaları, mahrum kaldıkları sevgiyi başka karakterden temin etmeye çalışmaları, babalarının siyasi görüşlerinin ve hayata bakış açılarının benzerliği, iki ana karakterin de Firdevsi'nin Şahname'sinde yer alan Rüstem ve Sührab hikayesini fütursuzca benimsemesi, evlat sevgisini çok sonra tatmaları fakat aradıkları mutluluk duygusunu elde edememeleri aklıma gelen ve bahsetmeden edemeyeceğim mühim benzerlikler olarak ön plana çıkıyor. Romanın benim için diğer hayal kırıklıkları ise olay örgüsünün çok kopuk bir biçimde işlenmesi diyebilirim. Belki de beklentimi yüksekte tuttuğumdan bu hayal kırıklığını yaşamış bulunuyorum. Son olarak romanın sonunda alenen bir mesleği zan altında bırakması, kanunda, mevzuatta veyahut yönetmelikte yer almayan şeyleri 2015 yılında yaşanmış olarak dile getirmesi ise hayretler içerisinde kaldığım diğer bir konu olarak hafızamda epey bir süre yer edinecek gibi görünüyor. İlk incelememin yazmış olmamın verdiği heyecandan siz kıymetli okurların