Çekilip nur-u hidayet yine zindan olacak
Yine firkat, yine hasret, yine hüsran olacak
Yine sen, yaş yerine kan akıtıp ağla gözüm
Çünkü hicran dolu kalbim yine hicran olacak
Yine göç var diye Mecnuna haber verme sakın
Yine matem, yine zâri, yine efgan olacak
Açılan ol gül-ü tevhid, sararıp solsa gerek
Kapanıp kâbe-i irfan, yine viran olacak
“Bir güne zevk-yâb-ı gam-ı firkat olmuşuz
Kim yâre hasretiz demeğe hasret olmuşuz”
Ayrılık acısından bir tür zevk alır olduk
"Yârime hasret kaldım" demeye hasret kaldık