Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan. Simurg' u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör. Kaf Dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl; böcekleri, kuşları, çiçekleri ve tepeleri seyret.
"Peki Üstat, ya çirkinlik? Hiç söz etmiyorsun bundan."
El Mustafa konuştu, kamçı darbeleri vardı sözlerinde: " Dostum, kim seni konuksever olmamakla suçlayabilir, evinin önünden geçip de kapını çalmıyorsa?
Kim seni sağır ve dikkatsiz yerine koyabilir, senin anlamadığın bir dille sana sesleniyorsa?
Bizi gökyüzünü seyre dalan bir böcekle mukayese edebilirim. Böcek başını kaldırıp gökyüzüne bakar ve, 'Şu bitki sapına tırmanayım. Oradan yıldıza yetişebilirim gibi gözüküyor, ' der. Sabahtan akşama dek tırmanır. Sonunda en yukarı çıktığındaysa tüm çabalarının beyhude olduğunu fark eder. Zemin sadece birkaç adım altındadır. Ama gökyüzündeki yıldız hala işe başladığı anki konumu kadar uzaktadır. Üstelik artık daha yukarı tırmanması o sağlayacak bir yol da yoktur. İnancını kaybeder.
Kainatın sonsuz büyükl şey yapamayacağını idrak eder. Böylece tüm umudunu ve mutluluğunu sonsuza dek yitirmiş olur.