Kıskançlık duygusu, ilişkiye yönelik bir tehdide yanıt olarak birden fazla eylemi tetikler. Örneğin cinsel kıskançlık, birbirinden taban tabana farklı iki eylemden birini, ihtiyatlılığı veya şiddeti üretebilir. Kıskanç bir erkek, sevgilisi dışarı çıktığında onu takip edebilir, nerede olduğunu öğrenmek için beklenmedik zamanlarda onu arayabilir, bir partide sürekli onu izleyebilir ya da kişisel mesajlaşmalarını okuyabilir. Bir erkek, sevgilisiyle flört ettiğini tespit ettiği bir rakibi şiddet kullanarak tehdit edebilir, ona yumruklarıyla saldırabilir, arkadaşlarının onu dövmesini sağlayabilir veya penceresinden içeri bir tuğla fırlatabilir. Eşini elde tutma taktikleri olarak ihtiyatlılık ve şiddet, kıskançlığı içeren aynı psikolojik adaptasyonun farklı tezahürleridir. Bunlar, bir eşin sadakatsizliği sorununu çözmenin alternatif yollarını temsil ederler.
Erkekler; statülerini, hırslarını, fiziksel yeteneklerini ve kaynaklarını belirterek rakiplerini sözlü olarak aşağılarlar. Çevrimiçi flört ilanlarında bile erkeklerin gelirlerini, eğitim düzeylerini ve boylarını abartma olasılığı, kadınlara kıyasla yaklaşık yüzde 10 ila 20 daha fazladır.
Artık evli olmayan çiftlerle ya da arkadaşlarla eskisi kadar sık görüşülmez. Tatiller beraber planlanır. Kayınvalide-kayınpeder bayramlarda seyranlarda ziyaret edilir. Ortak arkadaşlar gözetilir. Böyle paketler var, bunları biliyoruz. İyi de yapsak, kötü de yapsak biliyoruz. Hiç yapmasak da biliyoruz. Bu paketleri tanıyoruz. Evliliğin iç yazılımında olan bilgiler bunlar. Ama işin incelikler kısmını yeterince bilmiyoruz. Hatta biliyoruz desek bile bilmiyoruz. Mesela aradan uzun zaman geçse de iki kişi birbirine temiz, hoş ve şık görünmeye çalışıyor mu? (...) "Nasılsın, iyi misin?" diye soruyorlar mı? Bu sorulara verilen cevabı dinliyorlar mı? Birbirleriyle flört ediyorlar mı? İlla romantik değil; bazen erotik, hatta pornografik bir şekilde de bağ kuruyorlar mı? Bazen zihinsel, bazen bedensel oyunlar oynuyorlar mı?
Bu son bilgi paketi bizde yok. Ben çiftlere, "Flört eder misiniz?" diye sorduğumda bu soru neredeyse otomatik olarak her zaman, "Başkalarıyla flört eder misiniz?" şeklinde algılanıyor.
Tekrar ediyorum: büyük şeyleri üreten çoğun lukla küçük şeylerdir. Şimdi bunu kanıtlamak için Sir lsaac Newton'ı ele alalım - aranızdan bazılarınızın Bay Newton'ı duyduğunu varsayıyorum. Bir keresinde Sir Isaac Newton (daha küçük bir oğlanken) bir adamın elma bahçesine giriyor (Orada ne yapıyormuş hiç bilmiyorum). Hatrford'dan buraya kadar o kadar yolu Bay Newton'ın dürüstlüğünü sorgulamak için gelmedim (ama oradayken) yani adamın bahçesindeyken bir elmanın düştüğünü görmüş ve ona doğru çekildiğini hissetmiş, bu da keşfedilmesine yol açmış (Bay New ton'ın değil) şu büyük yerçekimi yasasının.
Bir de başka bir büyük kaşif daha var; adını unuttum, ne keşfettiğini de unuttum, ama çok önemli bir şey olduğunu biliyorum, umarım siz de eve döndüğünüzde çocuklarınıza bu keşiften bahsedersiniz. Neyse, bu büyük kaşif Virginia taraflarında dolanırken ve Po cahontas'la flört ederken (Hah, Kaptan John Smith, adamın adı buydu!), yani o ve Poca birlikte Bay Pow hatan'ın bahçesinde otururlarken, tesadüfen kolunu kızın omzuna attıktan sonra öbür tarafta eline gelen otu koparmış (basit bir otmuş bu ama adı tütünmüş) şimdi her Hıristiyan ailesinin evinde bulunuyor ve bütün dini cemaatlerde medenileştirici etkisini yaratmayı sürdürüyor.