"Devrimci önder"in formasyon eğitimi
Puan vermedi·240 syf.··
2021 15. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2021 22:02
Okuması sabır ve adanmışlık istiyor. İnsanların methettiğine bakmayın öyle sular seller gibi akıp giden bir kitap değil. Hayli kompleks cümleler ve teknik bir dil kullanıyor. Yarısını bile anladığımı söylemem. 1970 civarında yazılmış. Yani kapitalizm/emperyalizm ile sosyalizm/komünizm ekseninden bir soğuk savaş mücadelesi yürüyor. Bu ortam içinde devrimcilik, vicdan sahibi olmanın sesi. İşçi ve köylünün isyanı ile yönetimi ele geçirmesi arzulanıyor. Peki bu arzunun yerine gelmesi nasıl sağlanabilir? Bu çoğu okuma yazma bile bilmeyen kitle nasıl ayağa kaldırılır da kendi kaderlerini kendi ellerine alabilirler? Devrime önderlik etmek isteyenler nasıl davranmalıdır? Ezilen halk ile nasıl bütünleşip onların devrim sürecinde karar almadan düşünmeye, eyleme geçmeye kadar her sürece dahil olması nasıl sağlanır? Bunun gibi sorulara cevaplar oluşturmaya çalışıyor yazar. Günümüz eğitim literatüründe veya özel okul pazarlama terminolojilerinde yapılandırmacı eğitim/ yaparak yaşayarak öğrenme/ öğrenci merkezli eğitim gibi isimlerle anılan bir yaklaşım var. Eski ezberci yaklaşıma tepki olarak doğmuş gibi. Eskiden durum şu: Öğrenciler boş bir levha; öğretmen bunlara yazı yazıyor veya öğrenciler boş bir kova ve öğretmen bunların içini dolduruyor. Öğrenciye düşen öğretmenin mutlak bilgisini hatmedip daha sonra istendiğinde bu bilgiyi geri çağırabilmek veya önüne konan bir problem üzerinde bu bilgiyi uygulayıp problemin yanıtını verebilmek. İşte bu yaklaşım artık yerini öğrencide bir merak uyandırma, öğrencinin kendi keşfetmesine rehberlik etmek veya öğrencilerin yapa yapa deneye yanıla bilgiye ulaşmasına [kendi bilgisini inşa etmesine yani yapılandırmasına] izin vermeye evrildi. Artık öğretmenin rolü bilgisini aktarmak değil, öğrencilerin bilgiye ulaşma serüveninde onların yoldaşı
Ezilenlerin PedagojisiPaulo Freire · Ayrıntı Yayınları · 20181,534 okunma
Fakirin ekmeği olan umudun yeni içeriklerinden: Kripto Para
Puan vermedi·320 syf.··
2021 57. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2021 20:39
Blok zinciri nedir ve nasıl çalışır? Kripto para nedir? Avantajları ve dezavantajları nelerdir? Bu kitapta bu sorulara detaylıca cevap bulabilir, basite indirgenmiş örneklerle cevapları pekiştirebilirsiniz. Kitap üç sene önce yayınlanmış fakat o zamandan bu zamana da bazı gelişmeler olduğu ve bu incelemeyi okuyanlara az da olsa katkı sağlayabilmek için, bildiklerimi, araştırmalarımı ve okuduklarımı harmanlayarak incelememe öyle devam edeceğim. Bilirsiniz Yunan mitolojisine göre Prometheus ateşi tanrılardan çalarak insanlara armağan etmiştir. Bu yüzden tanrılar onu cezalandırır. Her sabah bir kartal gelerek karaciğerini kemirir ve her gece karaciğeri yenilenir. Bu ceza böyle sürüp gider. Prometheus ateşin kendisini insanlara verdiği için değil, bilgisini verdiği için cezalandırılmıştı. Kripto parayı insanlara armağan eden kişi de bunu biliyor olsa gerek, kendisi kimliğini gizliyor. Onu Satoşhi Nakamoto olarak biliyoruz, bu bir tek kişi mi, yoksa bir grup mu bilinmiyor. Elon Musk olduğuna dair söylentiler bile var. Satoşhi Nakamoto; ilk blokzincir veritabanını tasarlayan, Bitcoin’i ortaya çıkaran kişidir. Blok zinciri (blockhain) nedir? En kısa tanımı ile bir veritabanı, kayıt defteri diyebiliriz. Bunu basit bir örnekle açıklayacak olursam, Ayşe’nin, Ali’ye para göndereceğini farzedelim. Ayşe, bankaya gitti ve bankaya kendi kimlik bilgisini verdi, Ali’nin kimlik bilgisini verdi değil mi? Peki banka neye baktı, neyi doğruladı? Ayşe’nin ve Ali’nin kimlik bilgisini, verilen meblağı banka tasdikledi ve karşılığında bu doğrulama bedeli olarak da ufak bir meblağ kendisi aldı. Doğrulamayı yapan merkezi otorite burada banka olmuş oldu. Aynı şekilde evlenirken, nikah dairesi, kimliklerimizi teyit eder ve merkezi otorite olur veya ev satın alırken tapu kadastro, yine aynı
Ekonomi
Blokzincir Kripto Paralar BitcoinVedat Güven · Kronik Kitap · 2018287 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İlk okunma ve ilk inceleme
Puan vermedi·240 syf.··
2021 24. kitabı
Merhaba, burada İkigami'nin 5. cildini ilk okuyan kişi olarak ilk incelemesini de ben yapmak istiyorum. Açıkçası bu mangayı inişli çıkışlı hikayeleriyle birlikte gerçekten çok seviyorum. Bazen heyecanın dozu az oluyor ama her bölümde farklı bir ironi görüyorsunuz. Şu ana kadar 5 cildini de takip ettiğim için önceki ciltleri de kapsayarak genel bir bilgi vermek istiyorum. Öncelikle manga 10 ciltlik bir seriden oluşuyor. Şuanlık 5 cildi basıldı Marmara Çizgi tarafından. 5. cilt de daha bu ay çıktı zaten. Ne kadarlık bir zamanda tamamlanır bilmiyorum. İlk cilt 2019'da basılmaya başlanmış. Muhtemelen basıldıkça okumaya devam ederim. Şimdi biraz içeriğinden bahsetmek istiyorum. Muhtemelen bu cilde kadar geldiyseniz zaten bunu okuduğunuzda konuya çoktan hakim olacaksınız. O yüzden sadece değinmek istediğim kısımlara yönelik hatırlatmalar yapacağım. Şu ana kadar ki kısımları formülize edecek olursak her ciltte iki hikaye vardı. Ve bu iki hikaye üç yörüngede ilerliyor: 1.İkigami alacak kişinin daha bu durumdan haberi yokkenki yaşayışına göz atıyoruz. Bazılarının kendi hayatındaki çırpınışlarına, bazılarının boşvermişliklerine, bazılarınınsa sadece boyun eğmelerine şahit oluyoruz. 2.İkigami dağıtıcımız Fujimoto Kengo ikigami sahibine teslimatını gerçekleştiriyor. İlk maddeye dönecek olursak bazen ikigaminin kime geleceğinden kestiremiyorsunuz. Bazen en yakınlarına ikigami gelmiş birinin hikayesini okuyoruz. Neyse birisi ikigamisini aldıktan sonra şu soruya cevap arayabiliriz: "Yaşamak için sadece 24 saatiniz kalmış olsa ne yapardınız?" 3.Sorunun cevapları da bu kısımda yanıtlanıyor. Bu durumu karakterlerin nasıl karşıladığına bakıyoruz. Karakterlerin yapısına göre değişebiliyor burası. Bazen sessiz ama yaralayıcı kabul edişlere, bazen tüm öfkesini dışarı vuranlara, bazense
1000Kitap
İkigami - Cilt 5Motoro Mase · Marmara Çizgi Yayınları · 2021196 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2021 2. kitabı
Tam bir bilim kurgu. Distopik ve ütopik bir sistemi bilimle açıklamaktan ziyade bir durumu tüm bilimsel yönleriyle alıyor ve makul kılıyor. Uzaylılar varsa bile neden engellemeye çalışıyorlar? Faik doğa ise neden engelliyor? Ve realist bir bilimci ne yapmalı? Kitabı formülize edemem zira felsefik pek çok bağlamı var. Ama bir sosyal bilimci olarak yaklaşıldığında da formel bakıldığında da oldukça bilimseldi. Hatta kurgusu azdı. Yazarlar pek çok alt metin vermiş ve okuyucu hangisini yakalarsa ya da hangisine yönlendirir o kadarını alıyor. Ancak en belirgin olanı homeostatik tezi. Kıyamete daha bir milyar yıl var ve doğa bunu engellemeye çalışırken bilimciler bunu engelliyor. " İnsan kendi olma cesaretine eriştiğinde sonuçlarını başkaları çeker" Peki ya aileni feda edebilir misin? Dimka bu mücadelenin içinde. Oldukça çok düşünecek şey veren bu kitap 152 sayfa da olsa tüketmek, ilerlemek o kadar kolay değil. Bu haliyle bana Edward Said'in Entelektüel'ini hatırlattı. Son olarak şöyle zorlu bir yanından bahsedebilirim kitabın. Daha çok Anglo merkezli bilim kurgular okuyan biri olarak Soğuk Savaş Sovyetler'inde geçen kitap bana farklı geldi. Bu da hem kurguyu hem de mesajı anlama konusunda zorladı.
Kıyamete Bir Milyar YılArkadi Strugatski · İthaki Yayınları · 20152,118 okunma
5/10
·195 syf.··
2020 40. kitabı
Reha Çamuroğlu'nun ismini yıllardır duyardım ama ilk kez bu kitabıyla tanışma fırsatım oldu. İlk yazdığı eserleriyle mistik bir tat bıraktığı yönünde olumlu eleştiriler aldığını da hatırlıyorum. Maalesef bu kitabıyla beklentilerimi karşılayamadı. Konuya bir türlü dahil olamadım, arada hep bir soğukluk kaldı. Ayrıca çok formülize bir yazım tekniği kullanılmış. Hiçbir şekilde merak duygusu uyandırmadı ve sonu daha kitabın ilk sayfalarında anlaşıldı.
NazarReha Çamuroğlu · Everest Yayınları · 2012227 okunma
9/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2020 329. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2020 02:58
Yazarının doğu ve batı arasinda sebep sonuç iliskisi yönunden tarihsel dalgalanmayı irdelediği, çoğunlukla tarafsız ve mantıklı düşündüğü çağı için muhteşem bir yapıt. Kitabı okurken ilber ortaylı nin herhangibir kitabını okuduğum hissine kapılmam ilginç. Yazarın tespitlerinim % 99 unun halen günümüz asya ve avrupası için gecerli olması da bir başarı. Sonuç bölümünde asyanın avrupa karşısında yenilmemek hatta geçmek için yapması gerekenleri formülize etmesi de okunmaya değer bir kitap haline getiriyor.
Tarih
Asya'nın Yükselişi ve DüşüşüFernand Grenard · Millî Eğitim Bakanlığı · 197017 okunma