"Hiç mi acıma yok bulutlarda,
Istırabımın derinliğini anlayacak?"
Cesur Yeni Dünya, Ford’dan sonra 632 yılında Londra’da geçer. Sloganı ‘cemaat, özdeşlik, istikrar’ olan Dünya Devleti’nin insanları, Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi’nde üretilir. Üreme hücreleri laboratuvar ortamında döllendirilir ve şişelerdeki embriyolar üretim bantlarının üzerinde, 38 hafta boyunca, cinsiyetlerini, gelecekteki sosyal sınıflarını ve mesleklerini belirleyen işlemlerden geçirilir. Embriyolara hastalıklara, hatta yaşlanmaya karşı bağışıklık kazandırılır. Bebeklikten itibaren hipnopedya (uykuda öğrenme yöntemi) ve Pavlovcu yöntemlerle, kişilikleri, zevkleri ve düşünceleri şekillendirilir; böylece ait oldukları sınıfta, kendilerinden beklenenleri yapmaya, mutlu olmaya, toplumsal yazgılarını sevmeye ve tüketimi artırmaya şartlanırlar.
Dünya Devleti’nde, Alfa, Beta, Gama, Delta ve Epsilon adlarında beş toplumsal sınıf vardır. Alfa’lar uzun boylu, güzel/yakışıklı, çok zeki ve entelektüel bireyler olarak toplumun en elit kesimini oluştururken; kısa boylu, çirkin, okuyup yazamayacak kadar düşük zekalı Epsilon’lar fabrikalarda çalışarak üretimi sağlar ve dev barakalarda toplu halde yaşarlar. Gama, Delta ve Epsilon’lar, Bokanovski yöntemiyle tek yumurtadan yüzlerce adet tek tip kadın ve erkekler olarak üretilirler.
Bu dünyada, doğum-anne-baba kelimeleri müstehcen sayılır; çocukların erotik oyunlar oynaması doğal, normal karşılanır; hafifmeşreplik, erdemli ve sağlıklı bir özelliktir; tek eşlilik yasaktır; duygusal, uzun ilişkiler uygunsuzdur; ‘herkes herkese aittir’.
Teknoloji konusundakiler hariç tüm kitaplar -edebiyat, din, bilim, felsefe vb.- yasaktır.
İnsanlar, neşelenmek, öfkelerini yatıştırmak, sabırlı ve dayanıklı olmak için, devlet tarafından üretilen ve ücretsiz olarak dağıtılan ‘soma’