ya Dostum, ben de her şeye rağmen centilmen olmak, başkalarının gözünde de böyle görünmek isterim. Fakirim ama, pek namuslu olduğumu söyleyemem. Toplumun bem düşkün bir melek sayması genelleşti. Ama nasıl, ne zaman melek olabildiğimi hiç aklım almıyor. Böyle bir şey varsa da çok eski bir geçmişe ait olmalı; artık unutulsa da günah sa yılmaz... Şimdi yalnız şerefli bir insan adına değer veriyorum; gelişigüzel yaşıyor, hoş görünmeye çalışıyorum. İnsanları iç ten severim ben. Ah, pek çok bakımdan kötü şeyler söylediler benim için! Şurada, bazen, aranıza katıldığım zaman hayatım gerçekleşiyor; en çok bundan hoşlanıyorum zaten. Senin gibi benim de fantastik şeylere hiç tahammülüm yok, bunun için yeryüzündeki gerçeği severim. Burada her şey belli; formül ler, geometri falan var. Oysa bizde sadece birtakım belirsiz denklemler.. Burada dolaşıp hayal kurarım. Hayal kurmayı severim. Ayrıca yeryüzündeyken kendimi kör inançlara kap tırıyorum. Evet, gülme rica ederim: Bu durumdan hoşlanıyo rum üstelik. Aranıza karışınca bütün âdetlerinize ayak uydu ruyorum. Hamama gitmeye bayılırım, inanır mısın? Orada tüccarlarla, papazlarla birlikte kızgın taşın üstünde buharda terlemek pek hoşuma gider. Biricik emelim, temelli, kesin olarak insan haline girip şöyle yedi pud'luk 21 şişko sko bir tüccar ka-olmak, onun inandıklarına inanmak. Kiliseye uğrayarak yürekle bir mum yakmak; idealim bu oldu, gercekten raşmaktan zevk almaya başladım. Baharda çiçek hastalığı O zaman bütün acılarım dinecek. Bir de hastalıklarımla hoy gosterince çocuk bakım evine koştum, aşılandım. O gün, asal keyiflendiğimi bilemezsin! "İslav kardeşlerimiz" için on mable bağışta da bulundum. Ama sen dinlemiyorsun. Bugün testin yerinde değil galiba. Centilmen bir an sustuktan sonra. -Biliyorum, dün o doktora gittin, diye
Sayfa 850·Kitabı okudu
Kılık, kıyafet, üniforma, frak ahlaksızlığı sadece gözlerden saklayan bir perdedir. Kibarlıkta aşırılık ise, genellikle mayadaki kabalığı örtmek için bir maskedir.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Halka ahmak diyen sensin. Halkın soyulmuş derisinden sırtına frak giyen sensin.
Alıntı
“Üç adam. Üç adam duruyor: Birincinin kolunda kırık bir keman var, İkincinin başında silindir sırtında frak, Üçüncü kıllı bir maymun gibi çıplak…”
Sayfa 199·Kitabı okudu
Şiir
Dünya dönüyorsa deniz tutması olmamalıydı! Durum bambaşkaydı. Dünya dönüyordu ama geri kalan her şey olduğu yerde duruyordu. Ve bu hareket etmeyen şeyler büyük öneme sahipti: nikâh yüzüğü, bütün mücevherat ve yeşil olsun siyah olsun giysileri, gezmeye çıkarken giydiği, eve dönünce dolabın yolunu tutan elbisesi ve bir de gündüz vakti ya da ben frak giymeye itiraz ettiğim zamanlar asla giyilmeyen akşam elbisesi gibi. Yemek saatleri de hiç şaşmazdı, uyku saatleri de. O saatler vardı ve hep yerlerinde dururlardı.
Sayfa 194·Kitabı okudu
Alıntı
Hâsılı bu memleket eski alaturka kasabanın üstünde ekstra modern sayfiyesiyle şalvar üstüne frak giymiş bir insana benziyor.
Sayfa 41
Alıntı