Çok keskin ve toplumsal hassasiyet noktalarına değinen afektif bir eser. Bu çerçevede kitabı yorumlamak biraz rahatsız edici gelebilir. Kitabı kendi nezdinde doğru değerlendirmek için rasist ve politik değerlerin süzgecinden geçirmek zorundayız, aksi mümkün değil. İki farklı ırkın Milliyetçilik duygu ve değerlerinin kesiştiği ve ayrıştığı noktaları ifade etmeye çalışıyor. Kitabı şöyle yorumlamak önemlidir diye düşünüyorum;
Amacı Tesistlik-Ateistlik fikir çatışmasını aktarmak değil, bu mantıkla okunursa yanlış değerlendirilmiş olur. Arsel'in Müslüman olmadığı aşikar ama onun amacı Müslümanlığın doğruluğu veya yanlışlığı değil. Arap Milliliği, dinle bütünleştiği için haliyle İslam'ın Arap ve Türk toplumu üzerindeki etkilerini yorumlamak durumunda. Arap Milliyetçiliğinin, Türk Milliyetçiliğini bastırması, yönetmesi ve Türk Milli yoksunluğuna sebep olmasını ifade ediyor. Okurken İslam inancınızı dışarıda bırakıp okumanız gerekiyor, aksi durumda 10 sayfa dahi ilerleyemezsiniz. Çok propagandavari söylemler olsa da, %30'u olan temel gayeyi kavramanın yeterli olacağını düşünüyorum.
Üç semavi din var ve üçünün de inandığı Tanrı aynıdır. Ayrıştığı noktalar dünyayı yaşama biçimlerinden doğar. Kimi şarap içmeyi kutsal bulur, kimi 24 saat oruç tutar, kimi günde 3 kere ibadet eder, haram saydıkları hayvanlar değişir, kimi de günah çıkarır vb. yani ayrım, pratik yaşam eylemlerini kutsal perhiz bilinci ile farklı değerlerde sınırlama veya tefekkür farkından doğar.
Allah, bir din yaratıyor ve ardı sıra gelen dünyevi kurallar veriliyor.
Allah, bir din yaratıyor. Dili Arapça-cennette de Arapça konuşulacak-, Arap topluluklarına geliyor ve onlara geldiği için dünyevi kuralları da Arap kültür ve geleneklerinden oluşuyor. Daha açacak olursak; Arap dil, kültür, gelenek, adalet, ahlak,