Kendisini tamamlayacak parçanın bir başkası olmadığını anladığında, yürüyecektir Elâ…
Ya her yalanın gizlediği doğru, her yalanın belki de doğru olabilmesi?
Almına konan bir sineği öldürdü yargıç. Sinek öldü. Hiçbir şeyin adı konmadı. Yargıç avucunda sıktığı sinek ölüsünü attı yere. Biri bastı ezilmiş sineğe, birileri, birileri daha bastlar, yerde sinekten bir leke bile artakalmadı. Hiçbir şeyin konmadı adı; sessizliğin.
Temiz havaya çıkmak için önce soluksuz kalmanın ne gereği var?
Syf. 110, 120, 123, 127, 135, 152
We are not going in circles, we are moving up, the circle is a spiral, we have already ascended many levels.
Its a beautiful life you have chosen for urself
Om the perfection
Searching means having a goal but finding means being free, being open. Because while striving for your goal, there are many things that you dont see, which are directly in front of your eyes.
O geceden arkadaşlarımdan hiçbirine söz etmedim; içimin bir zamanlar ne kadar ölü olduğunu asla bilmediler, şimdi nasıl çiçek açtığımı da asla anlayamayacaklar.
Savaşı konu edindiği için bu önemli bir kitap diye karar vermiş eleştirmen. Bu kitapsa önemsiz, çünkü salondaki kadınların duygularını konu edinmiş.
Herhangi bir derdi önemsememek, haklı da olsa sorunlarını savunmak, bir kadın olmanın bilinciyle konuşmak kadınlar için çok tehlikelidir. Mecazla konuşmamak da tehlikelidir, çünkü o bilinçli önyargıyla yazılan her şey ölüme yazgılıdır.
Lanet etmek için durursan yolunu kaybedersin dedim ona, gülmek için dırursan da. Tereddüt edersen ya da beceremezsen işin biter.
Onların içinde sürekli kalabilmek için farkına varmadan bir şeyleri engelleriz ve bu bastırma zamanla çaba gerektirir. Ancak çabasız da sürekli kalabileceğimiz bir ruh hali de bulunabilir, çünkü bastırmamız gereken bir şey yoktur onda.
Rebecca West Emily Brontë Robert Burns Grace Poole Mary Carmichael Coleridge / Hayatın Serüveni Lear Emma