Ama ya okul!
Orada saygı görmek üzereydim. Birine saygı duyulması kavramı da beni çok korkutuyordu. Hemen herkesi kandırdıktan sonra mükemmel ve zeki bir insan tarafından deşifre edilerek acınacak hale getirilip, ölmekten başka yol kalmayacak kadar rezil bir duruma düşmek... İşte bu benim için"saygı görme"nin tam karşılığıydı, insanları kandırıp bana saygı duymalarını sağlasam da, sadece bir kişi gerçeği anlıyor. Sonunda, insanlar da o biricik kişiden durumu öğrendiklerinde, nasıl kızar ve intikam alırlardı acaba? Düşündükçe hala tüylerim diken diken oluyor.
"Max," diye fısıldadı. "Max, uyan."
Gözleri normalde şok tanımına uyan bir şey yapmadı. Aniden açılma, irkilme gibi bir şey olmadı. Öyle şeyler kötü bir rüyadan uyanırken olur, bir kabusa uyanırken değil.
Bu dünyaya gelişini anımsadı; yoksul bir köylünün haram çocuğu,istenmeyen bir şey, acıklı, teessüf edilen bir kaza. Yabani bir ot. Şimdi bu dünyayı bir dost, bir yoldaş, bir koruyucu olarak terk ediyordu. Bir anne olarak.𝙉𝙞𝙝𝙖𝙮𝙚𝙩 𝙤̈𝙣𝙚𝙢 𝙠𝙖𝙯𝙖𝙣𝙢ı𝙨̧ 𝙗𝙞𝙧 𝙗𝙞𝙧𝙚𝙮 𝙤𝙡𝙖𝙧𝙖𝙠