Katı cinsel rollerin korunması, topluma düzen verir. Tekdüzelik ve standartlaştırma, bir otoritenin varlığını insana her an hatırlatır. Cinsel yaşamımızla ilgili standartlar yazılı olmadığı için otorite daha da güçlüdür. Adeta Tanrı'nın gücüne yaklaşan bir gücü vardır. Bu yüzden, her an tetikte olmak gerekir. Resmi görevliler, birçok ülkede “seks skandalları” yüzünden istifa etmek zorunda kalmışlardır. Hiçbir yasa ihlal edilmemiştir. Hiçbir yazılı anlaşma ihlal edilmemiştir. Ama beklenmeyen bir cinsel davranış (örneğin bir bakanın bir fahişe ile cinsel ilişkide bulunmuş olması) derhal istifa ve istifanın kabul edilmesi için yeterli bir nedendir. Ancak, tarihte hiçbir hükümet, o ülkede fuhuş olması nedeniyle iktidardan düşmüş değildir. Cinsel standartlar ancak bireyler üzerinde baskı uygular.
1. Dünya Savaşı mağlubiyeti
Mağlubiyetler milletlerin ahlakını da adetlerini de değiştirir. Hele böyle uzun seneler sefaletle geçen savaş, asırlardan beri kıymet ve ehemmiyet verilerek muhafaza edilen gelenekleri, belirsiz bir üzüntüyle ortadan kaldırır. Ahlak düşüncesi de değişir. Zevkler biraz daha adileşir, hayvanileşir. Sefalet bir korku gibi en metin vicdanları için için öyle yiyip çürütür ki iffet ve fazilet örneği gibi görünen ağızlar yavaş yavaş fuhuş ve sefaletin tatlı zehrini içmeye başlarlar.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Vesikalı olsun ya da olmasın, fuhuş sektöründe çalışan kadınların yüzde doksanı aile içinde şiddet görmüş, tecavüze uğramışlardı. Öyle büyük acılar çekmişlerdi ki, insanlara karşı tamiri mümkün olmayan güvensizlikler, kırıklıklar oluşmuştu ruhlarında.
Kimi ticaretinin derdinde Kimi milyarlarını çoğaltmanın... Kiminin derdi yeni bir eş Ve uygarlığın parlattığı göğüsler Birisi... Londra'da eski bir şato arıyor Biri... silah tüccarlığı yapıyor Biri... barlarda kanlısını arıyor Biri... Taht, ordu ve krallık peşinde... Ah... Ey ihanetler nesli.. Ey uşaklıklar nesli.. Ey pislikler nesli.. Ve ey fuhuş nesli.. - Tarih ne kadar ağırdan alsa da - Taş atan çocuklar Kökünüzü kazıyacak...
Alıntı
Gelir gelmez Sultanahmet'te bir medreseye yerleşti ilkin. Geldiğini duyan Enver Paşa, birkaç gün sonra kendisini Harbiye Nezaretine davet etmişti. Konuğunu askeri bir törenle karşılamış, vatana hizmetlerinden dolayı kendisine harp madalyası vermişti. Padişah Sultan Vahdettinse "Mahreç Payesi" ile onurlandırmıştı. İlmiye rütbesi olan bu paye askerlikte yarbaylık rütbesine eşti. Doğuda Ermenilere ve Ruslara karşı yaptığı mücadeleler, İstanbul'daki âlimlerle yaptığı münazaralar, İngilizlere karşı mücadelesi, gazetelerdeki yazıları, yıllardır hayalini kurduğu medrese için Doğuda ve İstanbul'da verdiği çırpınışları aldığı payeyi fazlasıyla hak ettiğini gösteriyordu. O günün gazeteleri kendisinden övgüyle bahsediyor, onun için, "Bediüzzaman, Sahibüzzaman, Fahrüddeveran, Fatinül'asr" gibi unvanlar kullanıyorlardı. 8 Temmuz 1918'de dönemin en yüksek tirajlı gazetesi Tanin, manşetten haberi şöyle duyurmuştu: "Kürdistan ulemasından olup talebeleriyle beraber Kafkas cephesinde muharebeye iştirak eylemiş ve Ruslara esir düşmüş olan Bediüzzaman-ı Kürdi Efendi ahiren şehrimize muvasalat eylemiştir." Ne yazık ki Bediüzzaman özlem duyduğu şehiri bulamamıştı. Manevi tefessüh kentin her yerini sarmıştı. Gerçi on sene önce geldiğinde de bozulmalar vardı. Lakin bu denli hızlı bir yozlaşmaya ilk defa şahit oluyordu. Dersaadet'in hali yürek sızlatıyordu. Çarlık Rusya'sının yıkılmasından sonra sefaleti yaşayan on binlerce Rus göçmeni İstanbul'a akın etmişlerdi. Göçmenlerin birçoğu da kadınlardan oluşuyordu. Rus kadınlarının moda diye takdim edilen giyinişlerinden İstanbullu kadınlar da etkilenmişti. Aslında giydikleri pek moda da sayılmazdı. Bolşevik ihtilalinden kaçarken üzerlerinde yarı çıplak ne varsa öylece çıkıp gelmişlerdi İstanbul'a. Meşakkatli yolculuktan dolayı saçları bitlenmesin
Tarih
Bakara 222. Ayetin tefsiri.
Ey Muhammed! Sana ay halinde kadınlarla cinsel ilişkide bulunmanın helal mı haram mı olduğunu soruyorlar. Onlara de ki: O, pis bir şeydir. Bu halde kadınlarla cinsel ilişkide bulunmak eşler için bir eziyettir. Öyle ise, hayız halinde kadınlarla cinsel ilişkiden uzak durunuz. Hayız kanları kesilip de boy abdesti alıncaya kadar onlarla cinsel ilişkiye yaklaşmayınız. Bundan maksat, bu halde iken onlarla cinsel ilişkide bulunmamaktır. Yoksa kadınları hayızlı iken Yahudilerin yaptığı giöi yaklaşmamak, onlarla oturup kalkmamak ve birlikte yiyip içmemek değildir. Onlar boy abdesti alıp temizlendiklerinde Allah'ın sizin için helal kıldığı taraftan, yani arkadan değil, çocuk üreme yolu olan ön taraftan onlarla cinsel ilişkide bulunabilirsiniz. Allah günahlarından tevbe edenleri, fuhuş ve pisliklerden uzak duranları sever.
Ensar yayınları
1K