Açlık tütmeyen bacalara tünemiş, içeri bakıyordu.Çöpünde bir yiyecek kırıntısı bile olmayan kirli sokaktan bakıyordu açlık. Fırıncının raflarında açlıkyazıyordu. Kötü ekmeklerin her birinde kazılıydı. Sucukçuda, ölü köpek etinden yapılıp da satışa sunulanher şeyde yazılıydı. Kızaran kestanelerin arasında kurumuş kemiklerini çatırdatıyordu. Birkaç damlayağda kızartılmış meteliksiz patates dilimlerinin arasına rendelenmişti açlık.
"Hayvan, hışımla çekip alır kırbacı efendisinin elinden ve kendi efendisi olmak için kendi kendisini kırbaçlar, bilmez ki bu, efendisinin kırbacına atılmış yeni düğümün yol açtığı bir hayalden başka bir şey değildir..."