“Evlendiğini kabul edelim. Eşini seviyorsun, fakat bir başka kadına kapılmış olasın...”
“Afedersin ama bunu anlayamıyorum. Yemekten sonra, bir fırının önünden geçerken ekmek yemek istemek gibi birşey bu.”
“Bu pis kokunun nereden geldiğini öğrenebilir miyim acaba!
Topak merakla ceketini çekiştirdi.
- Nasıl kokuyorum . . . İş kokuyorum . . . Dün bütün gün kedi boğazladık .”
Eskiden kendisi de bir sokak köpeği olan birinin, biraz insana benzediği ve yerel yönetimde çalışmaya başlayınca sokak kedilerini kovalayıp öldürdüğünü hayal edin. Dönemin sansür ve komünist yetkililerinin böyle bir hiciv karşısında kitabı uzun yıllar yasaklamalarında başka çareleri olmasa gerek.