“+ Mısır ve Tunus gibi ülkelerdeki İslâmcı hükümetlere karşı organize edilen gösterileri sizce nasıl okumalıyız? - Diktatörlerin devrildiği ülkelerde halk iradesinin sandığa yansımasına ve İslâmcıların yükselişine engel olamayanlar, askeri darbe ve yargı müdahalesi gibi seçenekler devre dışı kalıca farklı bir yönteme yöneldiler. Bu yöntem toplumsal karmaşa çıkarmak ve halkı galeyana getirmek. Ayrıca yaşananı her olumsuz gelişmeden devrimin ardından gelen hükümeti sorumlu tutmak.. Devrik rejimin kalıntılarının tam olarak temizlenemediği Mısır ve Tunus’ta yaşanan gelişmeler ve karşımıza çıkan tablo tam olarak budur. Port Said kentinde futbol maçı sonrası patlak veren kanlı olaylar ve Tunus'ta muhalif lider Şükrü Belıyd'ın evinin önünde öldürülmesi Arap baharını kışa çevirme ve karşı devrim çabalarıyla birlikte okunmalı. Arap baharına, bölgede esen devrim rüzgârlarına karşı çok ciddi bir psikolojik savaş yürütülüyor. Suriye'de de bunu görüyoruz. Bu devrimlere karşı çıkan odaklar tıpkı sahadaki şiddetli çatışmalar gibi basın ve medya üzerinden büyük bir savaş yürütüyorlar. Dezenformasyonun, yanlış yönlendirmenin en uç örneklerini sergiliyorlar. Medya üzerinden yürütülen bu psikolojik harbin farkında olmadan bölgedeki devrim süreçlerini anlamaya çalışırsak hatalı bir okuma yapmış oluruz. Devrimlerin yaşandığı ülkelerde bütün hesaplar şu an İslâmi partilerin yükselişini engelleme üzerine yapılıyor. Fakat bu yükselişi engellemeleri artık çok zor..”
Sayfa 170 - İsmail Yaşa, Suudi Arabistan, Şubat 2013.
Norah Vincent
El sıkışmak için kolunu uzattığında hevesle benimkini uzattım. Avuç içlerimiz hafif bir "pat" sesiyle buluştu ve erkeklerin, birisinin oturma odasında futbol maçı izlemek üzere
Sosyoloji
...kadınların meydanda oynanan maçı seyrettiğini görünce anladım bu şehirde daha o zamanda bile futbolun kan gibi damarlardan aktığını.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Alıntı
Bir bedenin organları gibi olduğumuz söylenmişti bize ve biz buna inanmıştık... Vücudumuzun bir parçasının geçirdiği rahatsızlık hani bütün vücudu ateşler içinde bırakacak, bütün vücut bu rahatsızlıktan elem duyacaktı? Kol kesilirken dudak gülüyor; ayak kesilirken kollar el çırpıyor; bir göz oyulurken diğer göz futbol maçı izliyor. Bir cinnet olmalı bu!
MEŞİN TOPA LÂNET
“Yıl 1931... Güney Amerika’nın Lima şehrinde basit bir maç... Deniz kuvvetlerinin bir amatör takımıyla mahalli ligden bir ufak kasaba takımı karşılaşıyor. Güney Amerika’nın en ateşli seyircisi olan Perulular, güneşin, bütün kuvvetiyle ısıttığı Lima’da miskin miskin maçı seyrediyorlar. Fakat kim der ki, bu miskin kişiler biraz sonra koskoca bir iktidarın çöküşüne şahit olacaklar ve hattâ bu iktidar değişikliğinde az da olsa birer figüranlık görevi yapacaklar?.. İşte böyle uyuşuk bir hava içinde başlayan maçın sonlarına doğru hakem Deniz Gücü takımı aleyhine bir penaltı veriyor. Derken saha karışıyor, Deniz Gücü futbolcuları hakemin üzerine yürüyorlar ve onu tartaklamağa başlıyorlar. Aynı hareketler bu defa tribünlere sıçrıyor; ve tribünde de karşı takımın taraftarlarını döven Deniz Gücü taraftarları, ellerine geçirdikleri taşlar ve sopalarla sokağa çıkıyorlar. Cadde boyunca önlerine gelen dükkânları, evleri taşlıyor, yıkıyor ve yakıyorlar. Bir çığ gibi büyüyen bu hareket o sırada Deniz Kuvvetlerine ve diğer askerî birliklere de sirayet ediyor. İşe müdahale eden Deniz Kuvvetleri Kumandanlığı, hareketin başına geçerek hükümet binasını işgal ediyor ve Peru’da o tarihten itibaren Deniz Kuvvetleri İktidarı hüküm sürmeye başlıyor... İşte, basit gibi görünen ve ufacık bir futbol sahasından çıkarak bir çığ gibi büyüyen ve daha sonra koskoca bir hükümeti düşürecek kadar güç belirten bir arbedenin sonu!.. Ve Peru’daki bu hükümet darbesi başarıya ulaştıktan sonra, yine çok enteresandır ki, bir başka ordu birliğinin ayaklanması ile tarihe karışıyor.”
Vâridât: “Sen Şehit Olursun!”, ″OKU-HÜKMET-TAKDİR ET″ başlıklı bölüm, İBDA Yayınları
Futbol ve Siyaset
Sevgili Dost, Bir bedenin organları gibi olduğumuz söylenmişti bize ve biz buna inanmıştık. Çünkü bu sözün sahibi Peygamberimizdi. Vücudumuzun bir parçasının geçirdiği rahatsızlık hani bütün vücudu ateşler içinde bırakacak, bütün vücut bu rahatsızlıktan elem duyacaktı? Kol kesilirken dudak gülüyor, ayak kesilirken kollar el çırpıyor, bir göz oyulurken diğer göz futbol maçı izliyor. Bir cinnet olmalı bu!
Sayfa 137·Kitabı okudu