“Yıl 1931... Güney Amerika’nın Lima şehrinde basit bir maç... Deniz kuvvetlerinin bir amatör takımıyla mahalli ligden bir ufak kasaba takımı karşılaşıyor. Güney Amerika’nın en ateşli seyircisi olan Perulular, güneşin, bütün kuvvetiyle ısıttığı Lima’da miskin miskin maçı seyrediyorlar. Fakat kim der ki, bu miskin kişiler biraz sonra koskoca bir iktidarın çöküşüne şahit olacaklar ve hattâ bu iktidar değişikliğinde az da olsa birer figüranlık görevi yapacaklar?.. İşte böyle uyuşuk bir hava içinde başlayan maçın sonlarına doğru hakem Deniz Gücü takımı aleyhine bir penaltı veriyor. Derken saha karışıyor, Deniz Gücü futbolcuları hakemin üzerine yürüyorlar ve onu tartaklamağa başlıyorlar. Aynı hareketler bu defa tribünlere sıçrıyor; ve tribünde de karşı takımın taraftarlarını döven Deniz Gücü taraftarları, ellerine geçirdikleri taşlar ve sopalarla sokağa çıkıyorlar. Cadde boyunca önlerine gelen dükkânları, evleri taşlıyor, yıkıyor ve yakıyorlar. Bir çığ gibi büyüyen bu hareket o sırada Deniz Kuvvetlerine ve diğer askerî birliklere de sirayet ediyor. İşe müdahale eden Deniz Kuvvetleri Kumandanlığı, hareketin başına geçerek hükümet binasını işgal ediyor ve Peru’da o tarihten itibaren Deniz Kuvvetleri İktidarı hüküm sürmeye başlıyor... İşte, basit gibi görünen ve ufacık bir futbol sahasından çıkarak bir çığ gibi büyüyen ve daha sonra koskoca bir hükümeti düşürecek kadar güç belirten bir arbedenin sonu!.. Ve Peru’daki bu hükümet darbesi başarıya ulaştıktan sonra, yine çok enteresandır ki, bir başka ordu birliğinin ayaklanması ile tarihe karışıyor.”
Vâridât: “Sen Şehit Olursun!”, ″OKU-HÜKMET-TAKDİR ET″ başlıklı bölüm, İBDA Yayınları