Size bir kitap ve bir yazarla geldim!
8/10
·88 syf.··
2026 47. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 09:46
Bilimkurgunun erken dönem isimlerinden biri olan Maurice Renard (1875-1939), Fransız edebiyatında “olağanüstü-bilimsel roman” fikrinin öncülerinden kabul edilir. Bilimi sadece teknolojik keşifler için değil; insan doğasını, korkularımızı ve bilinmeyene duyduğumuz merakı sorgulamak için kullanan bir yazardır. Renard’ın bilimkurguya katkısı, fantastik ile bilimi kesin çizgilerle ayırmamasında yatar. Onun hikâyelerinde deneyler, bilinmeyen varlıklar ve bilimsel fikirler çoğu zaman gotik bir atmosferle birleşir. Bu yönüyle Edgar Allan Poe’nun tekinsizliği ile H. G. Wells’in bilimsel hayal gücü arasında bir yerde durmaktadır. Fihrist Kitap’ın yayımladığı Görünmez Olmak İsteyen Adam, Renard’ın üç hikâyesini bir araya getiriyor: -> Görünmez Olmak İsteyen Adam: H. G. Wells’in Görünmez Adam fikrine cevap niteliğinde. Renard, “gerçekten görünmez olan biri nasıl görebilir?” gibi bilimsel bir açmaz üzerinden Wells’in eserini sorguluyor. -> Perili Köşk: Hayalet anlatısı gibi başlayan ama bilimsel açıklamalarla ilerleyen, fantastik ve bilimkurgunun sınırlarını bulanıklaştıran bir öykü. (Poe - Usher Evi'nin Çöküşü ile çapraz okunmalı bence) -> Marslılar: Kısa ama etkili bir bilimkurgu fikriyle, uzay ve bilinmeyen yaşam temasını işleyen bir metin. (En sevdiğim öykü oldu) Onu okurken akla gelen isimler arasında H. G. Wells, Edgar Allan Poe, Jules Verne ve daha sonra gelen Philip K. Dick gibi yazarlar var. Wells gibi bilimin sınırlarını kurcalıyor, Poe gibi tekinsiz bir hava yaratıyor; ama Renard’ın farkı, bilimsel fikri çoğu zaman “acaba mümkün mü?” sorusundan çok “insan bununla karşılaşırsa ne olur?” noktasına taşıması. **Bilimkurgunun emekleme döneminde, türün sadece uzay gemilerinden ibaret olmadığını gösteren; bilim, korku ve hayal gücünü aynı potada eriten
Fantastik Bilim Kurgu
Görünmez Olmak İsteyen AdamMaurice Renard · Fihrist Kitap · 202126 okunma
9/10
·326 syf.··
2026 59. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 21:26
Kurucularıyla birlikte 7 farklı psikiyatri kuramını incelerken; çocuk gelişimi, birey davranışları, ankisiyete, korku, kaygı gibi pek çok duygu durum halini öğreniyor ve psikanaliz süreçlerini tanıyoruz. Engin Geçtan, tabi ki psikanalizin kurucusu Freud başta olmak üzere; Alfred Adler, Carl G. Jung, Otto Rank, Karen Horney, Harry S. Sullivan ve Erich Fromm kuram ve yaklaşımlarını oldukça açıklayıcı ve anlaşılır bir anlatımla sunuyor. Her yaklaşımı Freud'un kuramlarıyla karşılaştırıyor ve farklı bakış açılarının daha net anlaşılmasını kolaylaştırıyor. Böylece bizlerin de kendi görüşlerini oluşturmasına katkı sağlıyor. Ben de Freud'un bazı yaklaşımlarını "acaba" diye sorgularken, özellikle Adler, Jung ve Fromm'un görüşlerine de yakınlık duyduğumu fark ettim. Ayrıca, "Yaşamın ilk 7 yılının tüm hayatımıza etkisi", psikanaliz okumadan önce de üzerine çok düşündüğüm bir konuydu. Sullivan'ın bu görüşe katılmadığını öğrenmemle bu konudaki fikirlerim daha da özgürlük kazandı. Hala ilk 7 yılın büyük etkisi olduğuna inansam da, bu etkinin yönetilebileceğini düşünüyorum. Bundan sonraki okumalarım yeni bilgileri öğrenirken, kendi sorularıma da cevap aramakla devam edecek.
Psikanaliz ve SonrasıEngin Geçtan · Metis Yayınları · 20201,018 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·296 syf.··
2026 121. kitabı
Mısır’ın Kutsal Kedisi, antik Mısır’ın büyülü atmosferini, inançlarını, sosyal ve kültürel yaşamını kurgu ve tarihle harmanlayarak anlatan bir roman olarak karşımıza çıkmaktadır. Kitapta, ülkesini kaybeden genç prens Amuba’nın esir düşmesiyle başlayan yolculuğu konu edilmiş. Amuba ve sadık dostu Jethro, Mısır’da büyük bir komplonun içine sürüklenirken kutsal sayılan Bubastis Kedisi’nin ölümü, güzergahı tamamen değiştirir. Bu olayın toplum üzerindeki etkisini okurken, inanç sistemlerinin ne derece etkili ve güçlü olduğunu da göreceksiniz. Çünkü o dönemlerde herhangi bir kedinin yanlışlıkla bile olsa öldürülmesi tüm Mısır tarihi boyunca ölümle cezalandırılıyordu. Aslında hedefleri farklıydı ama ok, bir daldan sekip ileri fırladı. Sonuç dehşet vericiydi. Çünkü bunun üzerine bir kedi yere düştü. Halk onları paramparça edebilirdi. Kitap, esaret, dostluk ve bir yaşam mücadelesini anlatırken, böyle bir coğrafyanın gündelik yaşamına da tanıklık etmektedir. Gücünü ve etkisini kaybeden birisinin tamamen yabancı olduğu bir coğrafyada cesaretle yoluna nasıl devam ettiğini, dostluğun tam da bu noktada ne denli önemli olduğunu görüyoruz. Hayat bazen özgürlüğü esaretten sonra getirir ya da talihsizlik dediğimiz olaylar belki de en büyük talihin başlangıcıdır kim bilir…
Mısır'ın Kutsal KedisiG. A. Henty · Maya Kitap · 202457 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2026 43. kitabı
AUSCHWITZ KÜTÜPHANECİSİ ANTONİO G. ITURBE 408 SAYFA #OkuyanKızlar #Ortakokuma #Okudukbitti Auschwitz'de zaman akmıyor, adeta sürükleniyordu. Dünyanın geri kalanından kesinlikle yavaş geçiyordu zaman. Auschwitz'de geçirilen birkaç gün çömezi kıdemliye dönüştürürdü. Bir genci ihtiyara çevirir, dinç birini de elden ayaktan düşürürdü. AUSCHWİTZ; Nazi Almanyası tarafından II. Dünya Savaşı döneminde kurulmuş en büyük toplama, zorunlu çalışma, sistematik katliam ve imha kampı. Dita KRAUS; 14 yaşında Nazi'ler tarafından esir alınan bir tutsak. Auschwitz'de çocuklar ve ailelerin bir arada kalmasına izin verilen 31.blok. Esirler üzerinde acımasız deneyler yapan, gazetelerin bahsettiği şekliyle "kana susamış bir cani"; Dr. Joseph MENGELE. Alman asıllı bir Yahudi olan, blok sorumlusu Fredy HİRSCH ve diğerleri. 14 yaşındaki Dita, ailesi ile getirildiği Auschwitz esir kampında rutin hale gelen dehşet ve korku ortamına uyum sağlamaya çalışırken çok önemli, önemli olduğu kadarda tehlikeli bir görev üstlenir. Esirlerin gizlice kurduğu okulun "kütüphanecisi" olur. Elbisesinin içine diktirdiği gizli ceplere sakladığı 8 kitabın sorumlusudur. Kampta pek çok şey gibi kitaplarda yasaklıdır. Küçük yaşından beklenmeyen bir cesaretle kitapları ihtiyacı olan öğretmenlere taşır. Tek silahları o 8 kitaptır. Şiddete, kötülüğe, korkuya boyun eğmemenin; cesaretin ve umudun simgesidir Dita ve koruduğu kitaplar. Bu ölüm kampında yaşanan akıl almaz vahşeti, insanlık dışı olayları okumak gerçekten zordu. Sevgili Zeynep, Hülya, Ebru ve Münevver ile birlikte üstesinden geldik bu hüzünlü hikayenin. Hepinize çok teşekkür ederim kızlar. Sonrasında yaptığımız sohbetin keyfi bambaşka. Daha nicelerine, hep birlikte diyorum. Dünyanın en küçük ve en tehlikeli kütüphanesinin hikayesini okumak zordu dediğim
Auschwitz KütüphanecisiAntonio González Iturbe · Pegasus Yayınları · 20232,900 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2019 30. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2019 00:00
Bu akşam Okuyan kadinlar kulubu olarak #heraybirmodern etkinliğimizde okumak için seçtiğimiz #zamanmakinesi kitabı ile geldim. Distopya tadında bir bilim kurgu okumanın keyfini çıkarıyorum şu an. Bilim insanı olsaydınız zaman makinesi yapmayı düşünür müydünüz? Ya da var olan zaman makinesiyle geçmişe - geleceğe yolculuk etmek ister miydiniz? Ben düşündüm taşındım, olduğum dönemde kalmaya karar verdim. Farklı koşulların benzer sonuçlar doğurduğunu, kurguya yedirip ince eleştiriler yaparak anlatmasını sevdim. Dünyamızın geleceği ile ilgili duyulan endişe, zaman makinesiyle geleceği gören bilim insanı tarafından dillendirilmiş. Bu gün dahi zengin-fakir arasında toplumsal ayrım söz konusuyken makinesi ile 802.701 yılına giden bilim insanının vardığı sonuçta aynı. Hatta kapitalist düzenin dışlayıcılığından, eğitim düzeylerinin yükselmesinden, bununla birlikte yoksulların kaba şiddeti arasındaki uçurumun git gide büyümesinden, yüzeydeki bir çok bölümün onların kullanımına kapatılmasından dem vurmuş. Hatta demiş ki :"... yerin üstünde zevk, rahatlık ve güzellik peşinde koşan Varsallar'ı, yerin altında da Yoksullar'ı durmadan yaptıkları işin koşullarına uyarlanan İşçiler'i bulacaksınız." Bunu gözünüzde canlandırabileceğiniz kadar güzel aktarmış. Yer yer heyecanına kapıldığım, merak ettiğim, keyifli bir okuma oldu benim için. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Zaman MakinesiH. G. Wells · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202437,1bin okunma
9/10
·84 syf.··
2026 6. kitabı
Tıp literatüründe güncelliğin esas olduğu bilinciyle, 2004 yılına ait bir hipertansiyon kitabını incelemek benim için oldukça öğretici bir deneyim oldu. Bu okumadaki temel amacım, hipertansiyon konusundaki tıbbi yaklaşımların ve klinik bilgilerin son 24 yılda nasıl bir evrim geçirdiğini gözlemlemekti. Kitabı derinlemesine incelediğimde, temel tıbbi öğretilerin günümüze kadar büyük ölçüde korunduğunu görmek şaşırtıcıydı. Elbette, aradan geçen yıllar içerisinde özellikle AHA 2025 kılavuzuna göre kıyaslandığında, hipertansiyonun sınır değerleri gibi bazı klinik parametrelerin güncellendiği veya "az miktarda alkol tüketiminin sağlığa yararlı olduğu" gibi güncel bilim literatürüyle artık çürütülmüş olan bazı bilgilerin kitapta yer aldığı bir gerçektir. Ancak bu noktalar, eserin bir sağlık profesyoneli olarak bana sunduğu genel faydayı gölgelemiyor. Hafızamda tazelenmesi gereken bilgileri hatırlamanın yanı sıra, hipertansiyonun yönetimine dair perspektifimi tazeleyen yeni kazanımlar elde ettim. Genel okuyucu kitlesi için ise eser, hipertansiyon hastalığını anlamak, hipertansiyondan korunmayı öğrenmek ve tedavisi hakkında bilgi edinmek için oldukça kapsamlı bir kaynak olma niteliğini hala sürdürüyor. Sonuç olarak; hipertansiyon hakkında temel ve kapsamlı bir bilgi edinmek isteyen okurlar için bu eseri tavsiye edebilirim. Yine de okuyucuların, kitabın 22 yıl önceki tıp bilgisiyle kaleme alındığını göz önünde bulundurarak, bazı klinik detayları güncel rehberler ışığında sorgulayarak okumaları çok daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.
Sağlık
TansiyonD.G. Beevers · Morpa Kültür Yayınları · 20052 okunma