Carmilla
8/10
·128 syf.··
2026 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 00:00
Gotik edebiyat okumayı çok sevdiğimi her seferinde söylüyorum ama tekrardan söylemek istedim. Gotik edebiyata bayılıyorum. Carmilla'ya başlamamın ilk sebebi ünlü eser Dracula'dan 25 yıl önce yayınlanmış bir eser olmasıydı. Dracula bu kadar tanınırken Carmilla'nın daha az tanınması dikkatimi daha çok çekmişti. İkinci sebebi ise Carmilla'nın ilk kadın vampir temalı kitap olmasıydı. Genelde erkeklerle anılan vampir figürünü kadına aktaran ilk kitap olması da başlamamda etkili olan bir diğer etken oldu. Kitap ile ilgili ilk düşüncelerim akıcı bir yazım diline sahip olması, genelde klasik eserlerde akıcı bir yazım dili beklemiyorum ki genelde kapalı bir anlatım görülür ama bu kitap baştan sona kadar akıcı ve sürükleyiciydi. Carmilla ile Laura arasındaki o garip çekimi okurken aslında kitap bize korku ile aşkın yarıştığını sunuyordu kitap. Gotik edebiyatta aşktan çok gerilimi seviyorum ama kitapta zaten aradaki çekimi de yerinde yazmışlar. Açıkçası Carmilla'nın Dracula kadar tanınmaması beni çok üzdü çünkü bu kitap aslında vampir temalı konuların başı sayılır ve gerçekten de güzel bir şekilde yazılmıştı. Eğer vampir temalı kitapları seviyorsanız ben klasik kitap okumak istiyorum ama beni sıkmasın akıcı bir şekilde okuyayım yeri geldiğinde korkayım diyorsanız Carmilla tam size göre bir kitap. Okumanızı öneririm.
Edebiyat
CarmillaSheridan Le Fanu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20186,4bin okunma
9/10
·764 syf.··
2026 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
Beyaz leke 1 ve 2 yorumum Spoiler içerir!! Öncelikle kitabın kapağını kapatınca bir garip oldum. Çünkü o beyaz leke evrenine çok alışmıştım.. Bir daha okuyamamak üzdü..Konusu güzeldi. Aslı Arslan'dan okuduğum ilk kitaptı. Anlatım biçimi gayet anlaşılır ve açıktı. Tugay ve Eftalya 'yı çok sevdim. Eftalya çok güçlü bir kadın. Annesini hiç sevmedim. Babası zaten HARİKA bir insan. Bence babası biraz fazla abartılmış gibime geldi. Adam kızı için 'Ölüm Timi'ni kurmuş. Gururlu bir adam ama çok ileri görüşlü... Her dediği çıktı. Meryem'e çok ağladım. Ondan ne istediğiniz ya?! Tugay zaten iyi biri ama şöyle ki Ben Eftalya'nin yerinde olsaydım Tugay dan korkardim. Çünkü bi iyi tarafı bir kötü tarafıni gösteriyor. Benim AÇIK ARA EN SEVDİĞİM KARAKTER: Marco T. Mandalina ve erik.. Bana çok samimi gelen bir karakter oldu. Ne yalan söyleyeyim Gamze'yle olmasını COK İSTERDİM T-T ama çok geç kalınmış bir defter.. ne kadar güçlü olsada bu duygusal işlerde çok korkak bir insan ama onunla bir duygusal bağ kurdum. Onu anladım ben. Geç kalınmışlik.. Javier onun kardeşi mi değil mi pek çözemedim ama olsun iyi bir abi. AMA KESKE GAMZE'YLE OLSALARDİ. 2. Kitapta sarıldılari sahne de ağladım. Sinan gibi bir dost kesinlikle bulamayız. Veya sevgili de olabilir. Eftalya'ya olan bağlılığı çok güzeldi. Defne'yle Ufuk'un kardeş çıkmalarıni ağzım açık okudum. Defne ve Giray.... Defne için hem çok kızdım hemde hak verdim çünkü aynı şey Giray içinde olsaydı. Giray'da Tugay'ı seçerdi. Eminim. Ufuk'u sevmiştim ama hain olması üzdü. Onun dışında... Bu kadar ama üzerine tartışılabilir bir kitap. Okugunuz için teşekkürler!!
Alıntı
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,2bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·210 syf.··
2026 9. kitabı
Okudum bitti köşemizde bugün yaşamak isimli kitabımız var. Bu kitap tam bir “bu kadar da olamaz” kitabı özellikle kitabın ortasından sonuna kadarki süreçte anlatılan hikaye, karakterlerin başına gelenler size bu cümleyi kurduruyor. Kitabı okurken garip bir ikileme düştüm. Bir yanım okudukları karşısında üzülürken diğer yanım yazılanları okudukça gülmek istedi. Ki bence yazar da bu kitabı yazarken hem üzmek hem de inceden alay etmek istemiş hem dönemin şartları ve insanlarıyla hem de okuyanlarla çünkü okuduğunuz şeyler bir yanıyla çok komik ve saçma bunların bu dünyada bir yerlerde yaşanmış olması ve benzer şeylerin bir yerlerde yaşanmaya devam ediyor olması çok saçma. İktidar, siyaset, yönetim diyerek kendi uydurduğumuz bu kavramların altında ezilmek çok saçma. Sınırlı idrak ve irademizle en iyisini ben bilirim diyip kitleleri peşimizden sürükleme kibrimiz çok korkunç. Sen daha kendini bile bilemezken en iyisini nasıl bilebilirsin ki. İşte böyle eskiden olsam kalbim kan ağlayarak nasıl yani deyip tüm okuduklarımı değiştirmek isterdim, bir şeyler yapmamız gerekiyor diye naralar atardım ve hatta bu kitaptaki her bir karakter için ayrı bir son yazıp onu zamanın içine uğurlayıp paralel evlenenlerden birinde benim yazdığım sonla yaşamalarını sağlamaya çalışırdım. Hassas kalpler için değil uyumakta olan kalpler için dünya bir cehennemdir. Oysa bugün bu benle kitabı okuduğumda bunlar gerçek olamaz diye düşündüm. Gerçek olamaz dediğim şey bu kitabın bir kurgu olmasıyla ilgili değil sadece aynı zamanda dünyada yaşanan ve karşımıza haber olarak çıkan ya da şahit olduğumuz bir çok olay içinde aynı şeyi düşünüyorum: Bunlar gerçek olamaz… Kim bilir belki de öyledir zaten! Yaşamak Yu Hua
Edebiyat
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,8bin okunma
Suç ve sessizlik
Puan vermedi·240 syf.··
2026 25. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 20:23
Bu kitabı okudum ve içim baya karıştı. En çok Güldiyar’a olanlardan değil, insanların susmasına kızdım ben. Bir şey yapabilecekken yapmamaları… sadece izlemeleri… daha da ağır geldi bana.Kalabalık var ama vicdan yok gibi. Herkes bakıyor, herkes biliyor ama kimse ses çıkarmıyor. İşte orada sinirlendim en çok. Hatta Nasıl ya dedim kendi kendime sürekli. Bir de para verip izlemeleri… onu hiç içime sindiremedim. Acıyı böyle seyirlik bir şeye çevirmeleri garip rahatsız edici. Kitap bana şunu düşündürdü sürekli, Ben olsam ne yapardım? Susar mıydım, yoksa gerçekten bir şey söyler miydim? Cevabı net değil aslında, o yüzden daha da etkiledi beni. Sonunda ise içimde daha da ağır bir şey kaldı. Bir rahatlama yok, oh oldu bitti hissi yok. Tam tersi. Her şey bitmiş gibi değil de yarım kalmış gibi. Sessizlik daha da büyümüş gibi. Ve ben en çok o sessizlikte kaldım. Kitabın adıni ben olsaydım Acıya seyir yada çaresizlikten beslenen toplum koyardım. Burda bu incelemeyi yazarken bile sinirleniyorum.
Beni Kör KuyulardaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202011,4bin okunma
Gösteri Peygamberi-İnceleme
9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2025 00:00
Şahsen Chuck Palahniuk’un okuduğum her bir eserinden sonra içimde açıklaması zor bir taşma hali oluyor; sanki modern dünyanın bütün düzeni, kuralları ve ‘makul yaşam’ maskesi bir anda fazla dar geliyor. Binaları havaya uçurasım, sokaklara absürt bir anarşi salasıma, herkesin ezberlediği o steril hayat düzenini kökünden bozup bir süreliğine tamamen dağılmış bir dünyada dolaşıyormuşum gibi hissettiriyor. Hatta bir noktadan sonra daha da ileri gidip çadırlarda yaşayasım, avcı-toplayıcı gibi ormanda sürünürken “medeni insan” denen şeyle dalga geçesim geliyor. Garip olan şu ki; bu bir öfke patlaması değil sadece, aynı zamanda ironik bir özgürlük hissi. Sanki yazar, insanın içine usulca bir kibrit bırakıyor ve sonra gidip tüm düzeni yakma fikrini fısıldıyor. Tabii bunu gerçekten yapmak istemiyorsun; ama okurken zihninde bir yerlerde ‘ya aslında neden olmasın?’ diyen karanlık, gülümseyen bir ses beliriyor. Bir yandan gülüyorsun, bir yandan da toplumun tüm bu “normal” dediği şeylerin ne kadar kırılgan olduğunu fark ediyorsun. Chuck Palahniuk'un Gösteri Peygamberi (Orijinal adıyla Survivor), modern toplumun, medya kültürünün ve inanç sistemlerinin son derece karanlık ve yıkıcı bir eleştirisidir. Kitap, yapısal olarak kendi sonuna doğru hızla ilerleyen bir kurguya sahiptir; bölümler ve sayfa numaraları geriye doğru sayarak bizi kaçınılmaz bir sona, bir uçağın düşüş anına hazırlar. Yazarın Dövüş Kulübü (Fight Club) gibi eserlerinde de derinden hissedilen o sistem karşıtı, nihilist ve isyankar ton bu kitapta din ve popüler kültür ekseninde işlenir. Modern insanın konfor alanlarına, beyaz yakalı hayat tarzına veya televizyon ekranlarına hapsolarak gerçek benliğini kaybetmesi teması her iki eserde de ortaktır. Bireyin uyanış süreci, toplumun ikiyüzlülüğüne karşı duyulan öfke ve
Gösteri PeygamberiChuck Palahniuk · Ayrıntı Yayınları · 20206,8bin okunma
Hiç bekleme, hemen oku .
Puan vermedi·481 syf.··
2026 5. kitabı
Elimden bırakamadığım (abartı değil, yemek yaparken bile bir elimde kepçe diğerinde kitap vardı ) Kitap okuma sürecimde çok keyif aldığım , bitmesin istediğim ve kitap bittiğinde etkisinde aylarca dolaştığım kitaptır . Akıcı, düşündürücü ve insanın duygudan duyguya geçiren bir kitaba hazır olun . Kitabı okurken beni araştırmalara sürükledi. Struma gemisi ile ilgili her ayrıntıyı öğrenme arzusunda buldum kendimi. Çok ustaca kurgulanmış bir kitap. Bu yaz 2. Kez okumayı düşünüyorum
1000Kitap
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,2bin okunma