4/10
·152 syf.··
2026 35. kitabı
Bir kişinin tamamen kendi icat ettiği daha önce duyulmamış ve sınırları zorlayan bir meslekten hayatını kazanması fikri ilk karşılaştığımda beni merak duygusuna yöneltti. Konu orijinal ve yaratıcı. ​Ancak bu harika fikir, benim için keyifli bir okuma deneyimine dönüşemedi. ​Kitabın vadettiği o dinamik ve merak uyandırıcı hava sayfalar ilerledikçe yerini tekdüzeliğe bıraktı. Olayların akışında beni içine çeken, hikayenin bir parçası olmamı sağlayan enerjiyi bir türlü bulamadım. Okurken eğlendiğimi keyif alarak sayfaları çevirdiğimi söyleyemem. Yarım bırakmak istemediğim için bir an önce bitse diye okuduğum bir kitap oldu.
Garip Meslekler KulübüG. K. Chesterton · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202596 okunma
7/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 122. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 20:08
Epik bir kurgu var. Geçmişi hatırlamakla yaşanılan tatsızlıkların da hatırlanacağı ve buna değip değmeyeceği gibi bir konu var. Yarısına kadar akıcı ama sonrası ğarip bir şekilde durağan.
Gömülü DevKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 20182,054 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
7/10
·204 syf.·
2026 196. kitabı
Yazarımız salgın dönemini, başlangıcından bitişine kadar bol laf sokuşlu bir şekilde anlatıyor. Daha esprili bir kitap olacağını düşünmüştüm, ama aksine oldukça ciddiydi. Yapılan hatalar, saçmalıklar, garip teoriler, yurt içinde ve yurt dışında yaşananlar, tarihten örnekler... Kısacık kitapta o kadar çok şeyden bahsediliyor ki açıkçası insanı biraz yoruyor. Yine de üzerinden onca zaman geçtikten sonra, dönüp o günlere bakmak ve üzerine sağduyulu bir şekilde düşünmek için iyi bir fırsat sunuyor.
Tanrı Vermiş Pırasa Hiç Yenir mi Yarasa!?Metin Uca · İnkılap Kitabevi Yayınları · 2020127 okunma
8/10
·376 syf.··
2026 95. kitabı
Çok ilginç bir seri.Dünyaya bir şeyler olmuş.Her yer yıkım-ölüm-yok oluş...Bir erkek çocuğu bir kız çocukla karşılaşır bu ıssızlıkta...Beraber yola devam ederler...Ancak korkunç ve hepsi birbirinden garip yetişkinliklere ve umutsuzluğa karşı nasıl devam edeceklerdir? . Sanat eseri bir serinin 1.cildi . çok merak ettirici bir yerde bitti ayrıca.Çocuklara ne olacak çok merak ediyorum ...
The Horizon: Ufkun Ardında - Cilt 1Jung Ji Hun · Beta Byou Yayınları · 20263 okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
Yıldızlararası, gökyüzü ve uzayla ilgilenenler için harika bir eser. Belirtmeliyim ki bilimsel bir dili var. ​Kitabın bir yerinde atalarımızın gökyüzüyle olan o ilk, saf bağından bahsediyor. Henüz ortada hiçbir teknoloji yokken, en eski insanlar kafasını kaldırıp o parlayan kaosun içinde bir düzen aramışlar. Yıldızları birleştirip hikayeler yazmışlar; tanrılar, kahramanlar sığdırmışlar o karanlığa. Gökyüzü bizim için uzun süre merkezinde olduğumuz devasa bir sahneydi. ​Sonra sayfayı çeviriyorsunuz ve yazar yüzümüze o büyük, bilimsel dürüstlüğü çarpıyor: "Evrende teknolojik olarak gelişmiş tüm uygarlıklar arasında büyük olasılıkla vasat bir medeniyet olduğumuzu alçak gönüllülükle kabul etmeliyiz." Bu kitap benim için sadece dünya dışı yaşamı arayan popüler bir bilim kitabı olmadı. Aynayı kendimize tuttuğumuz, o koca evrenin karşısında ne kadar küçük, ne kadar "herhangi biri" olduğumuzu hatırlatan felsefi bir yolculuğa dönüştü. Ve garip bir şekilde, evrenin merkezinde olmadığımızı, sadece kozmik bir yolculuktaki sıradan yolcular olduğumuzu kabul etmek bana inanılmaz bir alçakgönüllülük ve huzur verdi. ​Eğer geceleri gökyüzüne bakıp "Biz kimiz ve bu devasa karanlığın neresindeyiz?" diye soruyorsanız tam size göre bir eser.
YıldızlararasıAvi Loeb · The Kitap · 20261 okunma
Sevmek, Var Olmak ve Anlam
10/10
·283 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
İnsanlar//Matt Haig 283 sayfa En sevdiğim roman oldu, 24 saat içinde bitirmişim. Kitap, bir uzaylının insan olmayı deneyimlemesini anlatıyor ve bir bakıma "Bebekler acaba ne düşünüyor"u cevaplıyor. Normal karşıladığımız hiçbir şeyin tutarlı olmadığını, yaşadığımız dünyanın ve insan olmanın ne kadar garip olduğunu sıfırdan anlatıyor. Bu anlatımda beklenmedik bir şekilde gerçekleşen şey şu: Her şeyin bilindiği, zamandan ve mekandan bağımsız yaşamalarına olanak sağlayan bir teknolojiye sahip olunan, acı çekilmeyen ve sevgiye ihtiyaç duyulmayan bir yerden gelen karakter, yerine geçtiği insanın hayatını yaşadıkça başta iğrenç ve tiksindirici bulduğu insanları sevmeye ve hatta aşık olmaya başlıyor. Çünkü saf bilgi, hiçbir zaman deneyimin ve hislerin yerini tutamaz. Mistik bir perspektifi olduğunu hissettiriyor kitap zira Tanrı'nın var olmasının imkansız olduğu iddiasında bulunsa da -heme peşinden yaptığı "aslında varlığın var olmasının imkansız olduğu" açıklamasıyla birlikte- bilgi ve deneyim farkı Sağ El Yolu ile Sol El Yolunun farkını hissettiriyor. Karakter ben ve bizin bir olduğu daimi telepatik ve kolektif yaşam alanından sen ve ben'in olduğu dünyaya geldiğinde hem her şeyin kökeninin ve şimdisinin bir olduğunu unutmuyor, hem de sonsuz bir bilme durumundansa hisleri, acıyı ve hatta istemediği acıyı hissetmeyi tercih ediyor. Kitap, ruhun dünyaya inişini mantıkçıl bir perspektiften anlattığı hissini uyandırıyor. Ve karakterin Dünya'da kalmayı tercih etmesinin açıklaması gibi olan bu 81. tavsiye, belki de tüm mesajı özetliyor: "Hayatın anlamını arayarak mutlu olamazsın. Anlam önem sırasında üçüncüdür yalnızca. Sevmekten ve var olmaktan son gelir." Karakterin geldiği yerde var olmak da anlam da var fakat ne yok biliyor musunuz? Onun ilk sıraya koyduğu "sevmek".
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,9bin okunma