Χαλεπά τα καλά. Güzellik acıdır.
Puan vermedi·656 syf.·
2025 260. kitabı
Selam. Bu gün sizlerle Gizli Tarih hakkında konuşmak istiyorum. Açıkçası, bu kitap hakkında bir inceleme yazsam konusunu gerçekten anlatıp anlatamayacağımdan emin değildim. O kadar enteresan bir kitaptı ki… İnsanlar “çok garip” dediğinde pek inanmamıştım. Ama sahiden öyleymiş. Yine de, anlatabildiğim kadarı ile anlatayım kitabı. Kitap, anlatıcımız Richard’ın üniversiteye başlamasıyla açılıyor. Richard, kampüste olağanüstü derecede güzel, mesafeli ve kapalı bir arkadaş grubuna hayranlık duyar. Bu grubun ortak noktası, neredeyse kimsenin kabul edilmediği, son derece seçkin bir Antik Yunanca dersini almalarıdır. Dersi veren öğretmen yalnızca beş öğrenciyi kabul etmekte ve bu öğrenciler onun dışındaki hiçbir derse girmemektedir. Richard, bir kütüphane karşılaşmasıyla başlayan tesadüfi bir zincirin ardından bu derse- ve dolayısıyla bu kapalı gruba- kabul edilir. Böylece zaten sorunlu olan hayatının aslında “aydınlık” sandığı hâlinin, onu yavaş yavaş çok daha büyük ve karanlık bir sona sürüklediğini fark etmeye başlar. Kitap, en başında Bunny’nin öldürüldüğünü söyleyerek başlar; asıl hikâye ise bu noktaya nasıl gelindiğini anlatır. "Deprendi miserum est." diye bir söz geçiyor kitapta. Kitabı en iyi özetleyen söz. Anlamını söylemek istemiyorum. Söylesem bile sizin için bir şey ifade etmez. Ancak okuyunca beni anlayacaksınız. (S. 210) Kitap çok ilgi çekici bir başlangıç yapıyor; ancak ortaları benim için feci şekilde sıkıcıydı. “E iyi hoş da,” dedim, “600 küsur sayfa olacak, ne var ki?” Çok yanılmışım. Kitap bittiğinde kendimi inanılmaz garip hissederken buldum. Aslında okuduğum şey, Yunan mitolojisinin 20. yüzyıldaki bir yansıması gibiydi. En çok da yazara hayran kaldım. Her karakter birbirinden o kadar farklıydı ki; üstelik bu farklılıklar öyle güzel yansıtılmıştı
Duygu ve Düşünce
Gizli TarihDonna Tartt · Pegasus Yayınları · 20182,924 okunma
Puan vermedi·76 syf.··
2024 22. kitabı
Harika bir kitap. Mahmut, Semih, Süleyman gibilere çok rastladım. Dertlerini anlayabiliyorum. Uzun uzun uzaktan izlediğimiz insanları iyi ve kötü diye tasnif ederken iki değil iki milyon kere düşünmek gerek. Hepsi bizden, hepsi biziz. Biraz daha söyleyeceklerim var ekleyeceğim üşenmezsem. 4 Temmuz düzenlemesi: Tuğrul'un Semih ve ekibine uzaktan tiksinerek bakması, direkt kötü diye nitelemesi üzerine düşündüm. Sırtı pek insanlar sınanacağı pek az şey yaşarlar. İyi veya kötü olmak için az şey yaşayan bu insanlar, kötülük diye nitelendirdikleri eylemleri yapmak zorunda olanlara anlayışta sıkıntı yaşayacaklardır. Bazen öyle durumlar vardır ki, işte öyle şeyler yaptırır insana. Sınanmadığımız hikayelere, anlatılara, dinletilere, seyretilere, eğretilere, uzaktan uzağa, anlamadan, çözümlemeden, yargılamaya girişivermemek lazım. Kitaptaki, İstanbul'un, dolayısıyla Türkiye'nin sosyolojisi hakkındaki bahislere de kulak vermek gerekirse mahallenin, komşuluğun bittiği apartman yaşamı anlayışı insanlığımızı, ruhumuzu mu öldürdü? Yani kuş satan üç çocuğa "ha demek ki paraya ihtiyaçları var, e delikanlılar haliyle söyleyemiyorlar, dilenmiyorlar etmiyorlar, garipler. Şimdi onları bozmak olmaz, kuş bahane" bakış açısından "bu kuşlar bizi cennete nasıl götürsün, hadi oradan"a gelmemiz ilginç bir değişim. Yalnızlaştırıldık. Sistematik bir şekilde, belki daha iyi sömürülmek için hepimizi tek tek sürüden ayırdılar. Yalnız koyunu kurt kapar diye düşünmedik. Hepimiz birey olduk. Kişisel geliştik, özsaygı, özsevgi, özx özy satın aldık, biz demedik ben dedik dedik de toplum olma niteliğimiz mi kaynadı araya? Amacımı kolektivizm çığırtkanlığı olarak anlamazsınız umarım ama günden güne artan birey de birey sözlerine karşı ufak bir garezim var. Tamam yine birey olalım çıkarlarımızı
Edebiyat
Kuşlar da GittiYaşar Kemal · Adam Yayınları · 200118bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yakarsa dünyayı garipler yakar
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2023 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2023 13:13
Azrail Koşuyor Stephen King Azrail Koşuyor, ekonominin dibe çöktüğü ve dünyada şiddetin arttığı 2025 yılında distopik bir ABD şehrinde geçiyor. Hikayede, dünyanın herhangi bir yerine gidilmesine izin verilen yarışmacıların, halk ve avcılar adı verilen özel bir ekip tarafından kovalandığı ve başarılı olup hayatta kalırlarsa büyük bir ödül alacakları realite şovu The Running Man'e katılan Ben Richards'ı konu alıyor. Eşitsizlik ve şiddetle bölünmüş bir gelecek toplumda yaşayan insanların hayatta kalmak için ne kadar ileri gidebileceği ve eğlence sektörünün insan hayatından daha önemli olduğu bir dünyanın tehlikeli cazibesi kitapta çok güzel ele alınmış. Aynı zamanda bu kitap kendi toplumumuza bir ayna tutuyor ve bizi, içinde yaşadığımız dünyaya dair rahatsız edici gerçeklerle yüzleşmeye zorluyor. Hikaye, alt sınıfın verdiği mücadelelerin ve hayatta kalmak için yapmak zorunda oldukları zor ve bir o kadar da imkansız seçimlerin bir yansıması ve aynı zamanda zengin ve fakir arasındaki ayrımın bir anda nasıl öfkeye ve şiddete dönüşebileceğinin bir göstergesi. Güzel ve akıcı bir kitaptı. Okumanızı tavsiye ederim. Iyi okumalar.
Stephen King
Azrail KoşuyorStephen King · Altın Kitaplar · 20221,322 okunma
Puan vermedi·192 syf.·
2023 12. kitabı
“Millî Şair”imiz Mehmet Emin Yurdakul hakkında beylik birkaç söz, birkaç şiir haricinde ne biliriz? 14 Ocak 1944 tarihinde İstanbul’da öldüğünde Türk gençliğine ne bıraktı? Bu konuda kendimi eksik hissettiğim için çok seneler önce baskı yüzü gören Türk Sazı eserinin pdf'sini bulunca derhal okumak ve internette pek de bulunmayan bu şiirleri burada paylaşarak ileride araştırma yapacak olanlara yardımcı olmak istedim. Esere ve şaire dair kanaatlerime gelecek olursak; Mehmet Emin Yurdakul hisli fakat zayıf bir şair. Onun şiirlerinin bence kayda değer tek yanı halkın anlayabileceği sade bir Türkçe ile milli hisleri okşayacak şekilde yazılmış olmasıdır. Kıymeti şiirinin mükemmelliğinden değil bu alanda ilklerden oluşundandır. Böyle söylüyorum diye bütün şiirleri zayıftır hükmüne varılmasın henüz lise yıllarımda fark etmeden ezberlediğim bir şiiri vardır ki şarkısı da çok hoştur: Ey Türk vur, vatanın bakirlerine, Günahkar gömleği biçenleri vur; Kemikten taslarla şarap yerine Şehitler kanını içenleri vur! Vur, güzel aşıklar cenazesinden Kırmızı meşaleler yakanları vur! Şehvetin raksına yetim sesinden Besteler, şarkılar yapanları vur! Dahası da var ama hepsini yazmaya gerek yok. Dikkat edilirse onun şiirinde yalnızca hamaset yok, şehitlerin kıymet görmeyen çocukları, topraksızlar, yetimler, yoksullar, garipler bütün ezilenler, horlananlar onda bir çığlıktır. Bu yönünü çok severim, milliyetçiliği insaniyetçiliğini gölgelemez birbirine perçinler zaten şiirleriyle hakkıyla okunursa bu gerçek hemen anlaşılır: "Mazlumların intikamını almak için doğmuşum" derken şiirin genelinde milliyetçi bir nizam-ı alem göze çarparken, milliyet ismi verilmeksizin horlananları kurtarmak güdüsü de hemen anlaşılır. Ayrıca dikkat çekici bir diğer husus onun Martin Luther'e, Gutenberg'e, Colomb'a
Türk SazıMehmet Emin Yurdakul · Atlas Kitabevi · 1979106 okunma
Çok şükür bitti , Ruhumu , enerjimi her şeyimi de bitirdi .
2/10
·175 syf.·
2022 14. kitabı
2 fakir fukaranın (yani bizler gibilerin) mektuplaşmalarindan oluşan kitap tam bir enerji emici , batsın bu dünya dedirten , yakarsa bu dünyayı garipler yakar dedirtip Müslüm 'e , Ferdi 'ye , Orhan'a sevk eden , küçük Emrah gibi "vurmayııın bize , kıymayın bizeeee " diye serzenişte bulunmayı teşvik eden ve okurken , asla iki kaşınızı çatmadan, dudak büzmeden okunamayan bir kitap. Nerden okudum yaaa .
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,9bin okunma
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2021 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2021 13:31
Aşk; bir elif miktarı sevilmek için gelen her çileye kimi zaman darağacında kimi vakit kör bıçaklar arasında bir vav gibi hamuş olabilmektir. Gercek sevginin. Askın ete kemige burunmus hali. Iste garipler garibi. Allahtan baska kimseye derdini anlatamayan. Anlayanlarinda ikazlarina maruz kalan ders ve ibretlerle dolu bir hayat süren E'nel hak diye dolaşan Hallacı Mansur. Ölümü öpen derviş. Güzel bir kitap fakat baştan sona Hallacı anlatmasını beklerdim. Şems, Mevlana ve Hallacı Mansur'un Allah'a olan aşkı anlatılıyor. Bunları okuyunca ne kadar yavan ve dünya ile dolu bir hayat sürdüğümüzü görüyoruz. Okumanızı tavsiye ederim bu tür kitaplar insanı kendine getiriyor.
Aşkın Gözyaşları 4 - Hallac-ı MansurSinan Yağmur · Kapı Yayınları · 20162,924 okunma