GBade

GBade
“Onun varolmadığı yer ve zamanlarda bulunmaktan nefret ederim. Yine de ben hep giderim ve o, peşimden gelemez.”
7/10
·504 syf.·
2017 63. kitabı
Bu distopyada toplum Fedakarlık,Cesurluk,Dürüstlük,Dostluk ve Bilgelik olarak 5 topluluğa ayrılmış. On altı yaşına gelmiş her genç seçimini yaparak bu topluluklardan birine ait oluyor. Baş kahramanımız Beatrice ise bu topluluklardan hiç birine eğilim gösteremeyen bir Uyumsuz. Ve oluşturulan bu toplumda Uyumsuzlar hiç hoş görülmüyor. Ben Fedakarlık topluluğunun kurallarının fazla katı olduğunu düşünüyorum hatta Beatrice'in başka bir topluluğu istemesine cidden hiç şaşırmadım. Gerçi Cesurlarında onlardan altta kalır yanları yoktu. Pek bir işe yaramadıkları halde,topluma onlardan daha çok faydası olan Fedakarlık üyelerini "kasıntı"olarak adlandırmaları resmen kendini beğenmişliğin göstergesiydi. Ben yine yaş seçiminin çok küçük olduğunu düşünüyorum. 16 yaşındaki bir insana ölesiye dövüşmeyi ve silah,bıçak gibi aletleri öldürmeye yönelik kullanmayı öğretiyorlardı. Cesurların hayatı her ne kadar zorsa bir o kadar da bağımsız ve imrenilesiydi. Ve bu tarz şeyleri yaşına göre çok normalmiş gibi bulan Beatrice ,eğitmeni Dört ile aralarında bir aşk filizlenmeye başladığında, aralarındaki iki yaş farkını çok büyüttü. Bu kısmı çok saçma buldum sanki bir bahane üretmeye çalışır gibi bir hali vardı. Zaten doğru düzgün bir arada olmamalarına ve uzun uzun sohbet etmemelerine rağmen birbirlerine hemen aşık olmaları da çok tuhaftı. Sanki biraz aceleye gelmiş gibiydi bu kısımlar. Distopyada romantizmden çok macera aradığım için bu yönden de benden bir artı aldı. Diğer bir artı ise distopya olmasına rağmen dilinin şaşırtıcı derecede hafif ve akıcı olmasıydı.Kurguda gözüme batan şey ise:Bilgelik topluluğunun yaptığı plandan diğer toplulukların haberinin olmamasıydı. Resmen bir kaos yaşandı ama diğer topluluklar tarafından bir müdahale olmadı. İlk olarak filmini izlediğim için acaba ne
Edebiyat
UyumsuzVeronica Roth · Artemis Yayınları · 20127,7bin okunma
Reklam
"Ama bazen bir adamın elindeki İncil... Babanın elindeki viski şişesinden daha tehlikeli olabilir."
'...gerçek cesaretin ne olduğunu görmeni istiyordum, gerçek cesaretin eli tüfekli bir adamla ilgisi olmadığını. Daha başlamadan yenildiğini bile bile başlamak ve her ne pahasına olursa olsun sonuna kadar devam etmek olduğunu. Nadiren de olsa bazen kazanırsın."
7/10
·541 syf.·
2017 62. kitabı
Kalpsiz yazarın bir önceki Ay Günlüğü serisine göre oldukça farklı. Yine bir masalın değiştirilmiş hali ama oldukça fantastik ve ilk seriye oranla daha masalsı. Alice Harikalar Diyarında'ki meşhur kötü Kupa Kraliçesi hakkında. Ne yaşamışta bu kadın böyle olmuş? sorusunun cevabını kendi usulüyle vermiş yazar. Ben içerik itibariyle Levana'ya çok benzettim. Sanki kitap okumuyor da bir masalı izliyor gibiydim,her şey masalsıydı. Hayvanlar ve insanlar aynı ortam içinde yaşıyorlardı. Hatta hayvanların dük gibi soylu ünvanları bile vardı. Cath her ne kadar cana yakınsa annesi o kadar itici ve soğuktu. Yazarın karakterleri oldukça usta bir şekilde yazdığını düşünüyorum çünkü kolay bir şekilde bir karakterden nefret ettirdiği gibi bir diğerini sevdirebiliyor. Kitabın sonunda kötü bir kraliçeye dönüşeceğini ve bunun sebebinin istemediği bir hayata hapsolması sonucu olduğunu bilmeme rağmen sayfaları heyecan ve merakla çevirdim. Bir türlü Cath'i zalim ve kötü olarak düşünemedim.Oldukça duygusal ve hüzünlü bir kitaptı. Hayır yani,insan sonunu bile bile nasıl üzülür,sinirleri nasıl bozulur anlamıyorum. Bu konuda yazarı tekrar tebrik etmeliyim. Dili oldukça akıcı ve güzeldi. Kitapta sevmediğim şey;Jabberwocky'i "Gıllıgış"diye çevirmeleriydi. Alice'in filmini izlediğimde sürekli orjinal ismini kullandıkları için mi tuhaf geldi bilmiyorum ama bence çeviride de orjinal olarak kalmalıydı. Şapkacı'ya gelirsek;onu daha bir sevecen ve sıcakkanlı beklemiştim ama hep böyle huysuz bir yanı vardı ve bu beni hayal kırıklığına uğrattı. Bir o yanda bir bu yanda birden beliren meşhur kediden bahsetmiyorum bile. Kitaptaki en iyi karakterlerden biriydi. En iyisi tabii ki Jestti... Sonu bu şekilde bitmemeliydi cidden güzelim limon gözlü çocuk...Her neyse eğer Ay Günlükleri tadında bir kitap
KalpsizMarissa Meyer · Artemis Yayınları · 20171,495 okunma
Benim Edgar'a karşı duyduğum sevgi ormandaki bitkiler gibidir:Kış nasıl ağaçları değiştiriyorsa zamanda bu sevgiyi değiştirecektir,Heathcliff'e karşı beslediğim sevgi ise alttaki ölümsüz kayalara benzer:Görünüşte çok az zevk verir ama gerçekten gereklidir. Ben Heathcliff'im,Nelly...O her zaman benim ruhumda...
Reklam