“…delilerin dünyasında neler olup bittiğini hala pek bilmiyoruz. Her şey çok yeni, tedaviler her on yılda bir değişiyor. Şizofren dediğimiz kişiler, zaten doğuştan dünyayla ilişkilerini kesme eğiliminde oluyorlar, derken bir etken- ki bu kimi kez ciddi kimi kez de önemsiz bir olay olabilir, bireysel koşullara göre değişir- o kişiyi kendi gerçekliğini yaratmaya zorluyor. Bu tam bir yabancılaşma durumu olabilir ki adına katatonik deriz; ama arada iyileşenler oluyor, en azından hastanın çalışmasına. Az çok normal bir yaşam sürmesine izin verecek kadar. Hepsi tek şeye, çevreye bağlı.” -“kişi kendi gerçekliğini yaratır, diyorsunuz” dedi Veronika, “peki, gerçeklik nedir?” -“çoğunluk ne diyorsa odur. İlle de en iyisidir ya da en mantıklısıdır anlamına gelmez bu, toplumun bir bütün olarak isteklerini en yakından karşılayandır…”