GÜLÇİN Çarkıt

Niye gitti? Sorunun bir meşe fidesi gibi olduğunu düşündüm… Toprağın üstüne basit , yeşil bir filiz Ama altında dallı budaklı kökler çukur açıyor, derinlere yayılıyor…
Sayfa 128·Kitabı okudu
Gerçeklik
“…delilerin dünyasında neler olup bittiğini hala pek bilmiyoruz. Her şey çok yeni, tedaviler her on yılda bir değişiyor. Şizofren dediğimiz kişiler, zaten doğuştan dünyayla ilişkilerini kesme eğiliminde oluyorlar, derken bir etken- ki bu kimi kez ciddi kimi kez de önemsiz bir olay olabilir, bireysel koşullara göre değişir- o kişiyi kendi gerçekliğini yaratmaya zorluyor. Bu tam bir yabancılaşma durumu olabilir ki adına katatonik deriz; ama arada iyileşenler oluyor, en azından hastanın çalışmasına. Az çok normal bir yaşam sürmesine izin verecek kadar. Hepsi tek şeye, çevreye bağlı.” -“kişi kendi gerçekliğini yaratır, diyorsunuz” dedi Veronika, “peki, gerçeklik nedir?” -“çoğunluk ne diyorsa odur. İlle de en iyisidir ya da en mantıklısıdır anlamına gelmez bu, toplumun bir bütün olarak isteklerini en yakından karşılayandır…”
Sayfa 96·Kitabı okudu
Alıntı
Milletin çocuğu olmaz
“-Heç anlamıyorum bu nasıl hökümet! Bir yandan okul yapıp dönüm dönüm örnek bahçe ayırtıyor, bir yandan yeşermiş bağı köylünün elinden alıyor. -Sen anlamıyorsun da, yapanlar anlıyor mu? Onlar da anlamadan yapıyor. Kimsenin kimseden haberi yok! Bu devletin adliyesi ayrıdır, mülkiyesi ayrı. Eğitimi, maliyesi, ziraati ayrıdır. Ticareti bir yana çeker; gümrüğü, hariciyesi bir yana… hepsi bir bütçeden, bir halkın sırtından beslenir. Hepsinin başında bir başbakan vardır. Ama yaptıkları birbirini okşamaz… bu yürür öteki bozar. Onun içindir ki milletin çocuğu olmaz. Karnı göbeği bozuktur…”
“Köyü tarafından sevilmeyen çocuk, sonunda o sevgi sıcaklığını hissetmek için köyünü yakar.” Yani bugün dünyayı yakanlar, aslında zamanında ihtiyacı olan sevgiyi alamayan çocuklardır. Başka bir şey değil...
Sayfa 7·Kitabı okudu
Her zaman sarhoş olmalı. Her şey bunda: Tek sorun bu. Omuzlarımızı ezen, sizi toprağa doğru çeken Zaman’ın korkunç ağırlığını duymamak için, durmamacasına sarhoş olmalısınız. Ama neyle? Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz. Ama sarhoş olun.
Sayfa 277·Kitabı okudu