Puan vermedi·72 syf.··
2026 103. kitabı
Bugün sizlere duygu yüklü bir şiir kitabı ile geldim; kadir deniz ’in yazdığı “Aşkın Dengesi Neydi?” Bazen kargaşayla, gürültüyle ve bitmek bilmeyen bir hızla dönen bu koca dünyada, ruhumun tam da ihtiyaç duyduğu şey sakin, iddialı sözlerden uzak ama bir o kadar derinden vuran o naif sesti. Koşturmacaların arasında kaybolduğumu hissettiğim bir anda bu kitap bana tam olarak aradığım o dinlenme alanını sundu. Kitap, adından da anlaşılacağı üzere sadece iki insan arasındaki geleneksel ya da kalıplaşmış duygusal bağları anlatmıyor; hayatın, acının, tatlının, eksikliğin ve o bitmek bilmeyen insani arayışların içsel dengesini masaya yatırıyor. Şair, bizi büyük ve yorucu cümlelerle etkilemeye çalışmak yerine, hayatı “düşe kalka öğrenilecek bir bulmaca” olarak tanımlayacak kadar içten ve ayakları yere basan bir yerden yaklaşıyor okuruna. Bu sadelik, sayfalar ilerledikçe insanı daha da çok içine çekiyor. Sayfaları çevirirken her dizede o abartısızlığın içindeki gücü hissettim. Günümüzde her duygu öyle hızlı tüketiciliğe kurban ediliyor ki, şairin “Bu gece roman olacağım son yudumda,” deyişindeki o zarif duruş, modern zamanların yapaylığına verilmiş en güzel, en asil mola bence. Dünyayı kelimelerle, hislerle ve anlamla anlamlandırma çabası insanın içini ısıtıyor. Onun dünyasında aşk; geçmişin tüm o yıpratıcı, manasız anılarını bir kenara bırakıp sadece umuda ve anın varlığına sarılmak demek. Ayrı kalınan gecelere inat, aynı anda rüyalara dalıp o “ıhlamur kokan saçları” rüyada bile sevebilmek kadar duru, temiz ve koruyucu bir liman. Hayatın getirdiği acıyı da tatlıyı da, güzeli de çirkini de saklamadan, ürkmeden birlikte göğüsleme arzusunu öyle samimi işliyor ki, okurken satır aralarında kendinizi güvende, dinlenmiş ve en önemlisi de yalnız olmadığınızı bilerek anlaşılmış
Aşkın Dengesi Neydi?Kadir Deniz · İkinci Adam Yayınları · 20269 okunma
9/10
·392 syf.··
2026 16. kitabı
Beklediğimden ve genelde bu temanın öncüsü olarak bilinen kitaplardan çok daha iyiydi. Genelde bu temadaki kitaplarla ilgili problemim karakterlerin iletişimsizliklerinin ve ayrı kalmalarının sebebinin boş olmasıydı ama burada çok gerçek ve hayattan bir neden olduğu için kolay empati kurabildim. Basit bir dili olmasına rağmen duyguları çok iyi anlatıyordu hissizliği de acıyı da neşeyi de çok sakin bir yerden net bir şekilde hissettirebiliyordu. En yakın zamanda no-name oyuncularla dizisinin çekilmesini bekliyorum :)
Gece ve SonraClaire Daverley · Domingo Yayınevi · 20241,176 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·376 syf.··
2026 41. kitabı
Bu sene okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Asya kültürünü güzel yansıttığını bizi boğmadan dünyayı iyi tasarlamış yazar. Karakterler birbirinden zeki birbirinden güçlüler. Devam kitabına bu gece başlamamak için zor tutuyorum kendimii.
Yeşim Taşı ve EjderhalarAmber Chen · Artemis Yayınları · 202556 okunma
48 saatlik uykusuzluk, bir ömürlük bağlılık
Puan vermedi
Kitap bittiğinden beri hissettirdiklerini kafamda evirip çeviriyorum, o yüzden ilk baştaki heyecanımı biraz daha açarak anlatmak istedim. Kitap bana o kadar doğal ve hesapsız yazılmış geldi ki, sanki yazar oturup kitap yazmaya çalışmamış da, bir gece dost meclisinde başından geçen acayip ve duygusal macerasını anlatmış gibi. Antonio ve babasının hikayesi, o mecburi uykusuzluk yolculuğu, aslında modern dünyadaki görünmez ailevi mesafeleri gayet güzel özetlemiş. Yıllarca aynı evin içinde yaşayıp, birbirinin yüzüne bakıp ama aslında birbirini hiç tanımayan ne çok baba ve oğul var. İşte bu kitap, o 48 saatlik uykusuzluk sınırında, koruma kalkanlarının ve toplumsal rollerin nasıl un ufak olduğunu gösteriyor. Antonio babasını hata yapmayan, güçlü ebeveyn rolünden çıkarıp zaafları, geçmişi ve pişmanlıkları olan birisi, belki de arkadaşı olarak görmeye başlıyor. Baba da oğlunun artık çocuk olmadığını, ayakları üzerinde duran bir birey olduğunu fark ediyor. Marsilya sokaklarında, sabahın üçünde, o tekinsiz ama bir yandan da büyüleyici atmosferde yaptıkları yürüyüş hayatı sorgulattı. Hepimiz ne ara bu kadar büyüdük, ne ara anne babamızla aramıza o kalın duvarları ördük diye düşünmeden edemedim. Kitapta öyle anlar var ki, arasındaki sessizlik bile çok şey anlatıyor. Uykusuzluktan gözlerinin sızladığı, zihinlerinin bulandığı o raddede verdikleri sırlar, konuştukları konular o kadar sahici ki, sanki ben de o sokaklarda arkalarından yürüyormuşum gibi hissettim. Son sayfalarda ve sonsözde göğsüme bir öküz oturdu derler ya, tam olarak öyle oldu. İçimdeki o buruk ama bir yandan da sıcacık hisle kitabı kapattığımda, direkt babamı aramak, sadece sesini duymak istedim. Çünkü bu kitap insana zamanın ne kadar hızlı aktığını ve sevdiklerimizle, eğer yitmişse ya da soluklaşmışsa,
1000Kitap
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,985 okunma
Okuyun, okutturun
9/10
·283 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:24
Yazarın okuduğum ikinci kitabı. Bence Gece Yarısı Kütüphanesi nden daha güzeldi. Altı çizilecek çok cümle var. Başka bir gezegenden gelen, insanlardan çok çok daha zeki ve üstün teknolojiye sahip bir türün gözünden insan olma halleri.
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,8bin okunma
Handan
10/10
·312 syf.··
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 16:58
"Halide gece yaşamayı severdi kendi yalnızlığına ortak olsun diye gece açan çiçekleri sevdi hep.Kim bilir belki de kendine benzetiyordu o çiçekleri.." Güneş Bana Bak Osmanlı zindanlarında idamını bekleyen Derviş Ali ile Refik Paşa'nın kızı Handan arasında geçen yarım kalan bir aşk Diğer yandan İstanbul Vefa'da Can Feda konağına uzanan bir aile dramı, sırlarla dolu bir hikaye geçmiş ile şimdinin hikayesi gece açan çiçekler. Konağın satışı için bir araya gelen Halide ,Zeliha ,Cihangir ve Nihalin yaşadıkları , sakladıkları, günahları... Bir geceleri vardır konuşmak için sırlarla dolu odasının kapısı nihayet açılacaktır konuşulacaktır her şey çok bekledi Halide Paşagil bu günü kardeşleriyle kavuşmayı, konuşmayı 16 yıl boyunca uğursuz konakta bir hayalet olarak esaret altında kaldı. Öğreniyoruz her bir kardeşin hikayesini neden bu konakta mutsuz olduklarını,neler yaşadıklarını babaları tarafından terk edilişlerini.. Konakta asılı duran Handan Hanımın resmedildiği büyük anneanneleri bildikleri Handan'ın sırlarını.. aslında tablonun Fauto Zonaroya ait olmadığını arkasında ki sır perdelerini Tarık Tufandan okuduğum ilk kitap ve çok beğendim kalemini, dilini..
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma