Bir hayatı olduğunun çok da farkında değildi. Hayat için ne yapması gerektiğini bilmiyor, hayat zaten onu yaptı zannediyordu. Kendisini onun içinde duracak, beğendiklerinin yanına varacak, mor çiçekleri seçip başkalarına da gösterecek zannediyordu. Mor çiçekleri görmesi ama göstermemesi, dağa çıkması ama dağı sevdiğini bildirmemesi, herhangi bir sevdiğini ifşa etmemesi, gergin olmadığını bile bildirmemesi gerektiğini anladı. Hayat ile o gece tanıştı ve hiç sevmedi. Ama bunu ona belli etmemesi gerektiğini saniyeler önce öğrenmişti.
Sayfa 60·Kitabı okuyor
Bana yarınlardan, bana doğacak güneşlerden söz ederler Ben bugünleri yakıştıramazken kendime.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
dikkat dağıtıcılardan nefretimin 1 sebebini buldum
Birçok psikoloji çalışması, aynı anda hem zorlayıcı bir bilişsel görev hem de baştan çıkarıcı bir şeyle zora koşulan insanların baştan çıkarıcıya teslim olma olasılığının daha yüksek olduğunu göstermiştir. Diyelim ki yedi rakamdan oluşan bir listeyi bir-iki dakikalığına aklınızda tutmanız isteniyor. Rakamları hatırlamanın en yüksek önceliğiniz olduğu söyleniyor. Dikkatiniz rakamlara odaklanmışken, size iki tatlı arasında seçim yapma olanağı sunuluyor: Kalori yüklü bir çikolatalı pasta ile hafif bir meyve salatası. Bulgular, kafanız rakamlarla meşgulken o baştan çıkarıcı çikolatalı pastayı seçme olasılığınızın daha yüksek olduğunu gösteriyor. 2. Sistem meşgulken, 1 . Sistem davranışlar üzerinde daha etkilidir ve tatlıya da düşkündür. ... ...bilişsel yük özdenetimin zayıflamasının tek nedeni değildir elbette. Uykusuz bir gece veya birkaç kadeh içki de aynı etkiyi yapar.
Sayfa 49·Kitabı okuyor
Ne olur bırak ellerini avuçlarımda Ta güneş doğasıya kadar öylece kalsın Baştan başa ılık ve sonsuz bir gece kalsın Sevgiyle okşadığın dağınık saçlarımda Ne olur bırak ellerini avuçlarımda Ay ışığında daha tatlı, daha güzelsin Siyah saçların her zamankinden daha parlak Dudakların ateşli, gözbebeklerin ıslak Bu halinle en iyi hatırama bedelsin Ay ışığında daha tatlı, daha güzelsin
Sayfa 37 - Ay Işığı Kokulu Ellerin·Kitabı okuyor
Alıntı
2. Sistem ayrıca kendi davranışınızı sürekli gözlem altında tutmakla görevlidir; öfkelendiğinizde nezaketinizi korumanız, gece araba sürerken uyanık kalmanız için kontrolü sağlar. 2. Sistem, bir hata yapmak üzere olduğunuzu fark ettiğinde daha fazla çaba gösterebilmeniz için seferber olur. Ağzınızdan çirkin bir söz çıkmasına ramak kaldığı ve kontrolünüzü geri kazanmak için büyük çaba harcadığınız bir zamanı hatırlayın. Özetle, sizin (2. Sistem'inizin) düşünüp yaptığınız şeylerin çoğu 1. Sistem'inizden kaynaklanır, ama zora girdiğinizde 2. Sistem yönetimi ele alır ve normal şartlarda son sözü o söyler.
Sayfa 31·Kitabı okuyor
DEVRİK CÜMLE ÜZERİNE
Devrik cümle, son yılların en önemli dil sorunlarından biri oldu. Dil özelleşmesi gibi, devrik cümle de, Ataç'ın öncülüğünde, genç yazarlar arasında yaygınlaştı. Dilin anlatım gücünü çeşitlendirmesi bakımından, bunun çok yararlı bir davranış olduğuna inanıyorum. Ne var ki, genç kuşakta Ataç'ın bilgi, tecrübe ve ustalığından yoksunluk, bir de gençlikten gelme aşırılık hevesi, kimi zaman, yazı Türkçemizi azınlık Türkçesi kılığına sokuyor. Bunu örnekleriyle belirtebilmek için, biri bir hikâyeden, öbürü bir gazete röportajından aldığım iki parçayı, Orhan Kemal'in Murtaza romanındaki Pomak Murtaza'nın dili ile karşılaştıralım Murtaza şöyle konuşur: Gördüm ben kurs, aldım çok sıkı terbiye büyüklerimden, hem de taktirname... Var bu favrikada bir gece kontrolu, derler ismine Nuh, olur benim hemşerim, lâkin diyildir istediğim evsafta, göremez disiplinli vazife... Gittim sizin kumser Beye, ettim rica, dedim varsa senin kadroda bu evsafta sıkı bir arkadaş, veresin bana!... Demiş var bende bu evsafta bir arkadaş müdürüm. Lâkin veremem onu sana. Çünkü direğidir karakolumun. Yapardım bir tarihte bekçilik istasyonda. Çünkü bozulmuştu istasyonda disiplin, görmüştü âmirlerim lüzum buna... (1)
Sayfa 125