7/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2024 79. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2024 21:06
(arkakapakyazısı) “Tuhaf kurgu ve hayalet hikayesi türlerinde çığır açan Algernon Blackwood, insanın duyguları ve mantığı arasındaki gerilimi kurcalayan, doğaüstü ile doğal olan arasındaki alacakaranlık coğrafyayı keşfe çıkan öncü bir yazar. Başyapıtlarından biri olan Söğütler ise H. P. Lovecraft’a göre tüm zamanların en iyi tuhaf öyküsü. Tuna Nehri’nde yolculuk yapan iki arkadaş, kanolarıyla süratle ilerlerken kendilerini adeta başka bir dünyanın eşiğinde, söğütlerin ıssız diyarında bulur. Bu viran bölgede uygarlığa dair tek bir işaret yoktur. İnsanlığın dünyasından uzakta olma hissi, tabiatın orta yerinde olmanın cazibesi ikisini de büyüler ama bu diyarın tekinsiz yüzü yavaş yavaş kendini göstermeye başlayacak, dehşet, huşu ve hayret birleşerek benzersiz bir korkuyu doğuracaktır. Söğütler bize karşı.” Avusturya Macaristan arasındaki bir adada geçiyor kısa öykümüz. Kayıkla ilerledikleri nehir, yolcularımızı etrafı söğütlerle çevrili bir bölgeye getirir ve geceyi geçirmek için çadırlarını kurarlar. Etrafta ne bir insan ne de insan uygarlığına dair bir iz vardır. Doğa ve iki yolcu başbaşa kalır. İlk baştan itibaren yalnızlıklarından mı, yoksa etraflarındaki hava ve seslerden mi bilinmez, ortama dair içlerinde oluşan tedirginlik giderek artar. Sesler duymaya, hayaletvari yaratıklar görmeye başlarlar. İşin garibi, birbirlerinden etkilendiklerinden mi yalnızlıklarından mı bilemediğimiz bir şekilde ikisi de aynı hislerle hareket edip, bir an önce oradan kurtulmaya çalışırlar. Doğa şartlarından dolayı ayrılamadıkları bu yerde, bir çeşit alacakaranlık kuşağında hapsolmuş gibi hissederler yolcularımız da okur da. Birlikte hareket edip bu durumdan kurtulmaya çalışınca da sürpriz bir sonla karşılaşırlar. Öykü, karanlık bir atmosferde geçtiği için okurken nasıl devam edecek
SöğütlerAlgernon Blackwood · İthaki Yayınları · 2024919 okunma
Adam tam bir pislik çıktı Sherlock Baba…
9/10
·272 syf.··
2022 51. kitabı
Sherlock Holmes , bir dahi … Günümüzde Sherlock gibi işini pür dikkat ve özümseyerek yapan insanlar olması dileğiyle… Korku, karanlık , illüzyon… aksiyon yüklü ve gri - kara bir tema üzerinde işlenen hikaye mükemmel. Yavaş yavaş kalkan sır perdesi heyecanı dorukta tutarken , olurda geceyarısı kitap yarı uykulu gözlerinizi kapattığınızda yere düşerde uykuya dalarsanız geceleyin bir ormanda köpek ulumaları ve hırlamaları ile uyanabilirsiniz .
Edebiyat
Sherlock Holmes - Baskerville'lerin KöpeğiArthur Conan Doyle · Ren Yayınları · 201811,4bin okunma
Reklam
Sonsöz
Puan vermedi·261 syf.··
2023 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2023 01:30
William Golding 1911 yılında İngiltere’de doğdu. Önce fen bilimleri, sonra da İngiliz edebiyatı okuyarak Oxford Üniversitesi’nde eğitim gördü. İkinci Dünya Savaşı’ndan önce ve sonra uzun süre öğretmen olarak çalıştı. Savaşta deniz eri oldu; müttefiklerin Normandiya Çıkartması’na ve daha birçok çarpışmaya katılıp subaylığa yükseldi. Golding, 1934’te hiç kimsenin ilgisini çekmeyen bir şiir kitabı çıkarmıştı. “Şiir yazamadığım için düzyazı yazıyorum” diyen Golding, yirmi yıl sustuktan sonra 1954’te Sineklerin Tanrısı’nı (The Lord of the Flies) yazdı. Bir söylentiye göre, yirmiye yakın yayınevi bu kitabı basmaya yanaşmamıştı. Ne var ki, Sineklerin Tanrısı basılır basılmaz, Golding büyük bir üne kavuştu. Peter Brook, 1963’te, çağımızın klasiklerinden sayıldığı için, okullarda ve üniversitelerde okutulan bu kitabın oldukça ilginç bir filmini çevirdi. Golding, Sineklerin Tanrısı’ndan sonra beş roman daha yazdı:[1] The Inheritors, Martin Pincher, Free Fall, The Spire, The Pyramid. Bunlar da değerli yapıtlar olmakla birlikte, belki Sineklerin Tanrısı’ndan daha çapraşık, anlaşılması çok daha güç olduğundan, bu ilk kitap kadar ilgi görmedi.William Golding 1911 yılında İngiltere’de doğdu. Önce fen bilimleri, sonra da İngiliz edebiyatı okuyarak Oxford Üniversitesi’nde eğitim gördü. İkinci Dünya Savaşı’ndan önce ve sonra uzun süre öğretmen olarak çalıştı. Savaşta deniz eri oldu; müttefiklerin Normandiya Çıkartması’na ve daha birçok çarpışmaya katılıp subaylığa yükseldi. Sineklerin Tanrısı’nın başlangıcını okuyanlar, bu kitabı ıssız bir adada çocukların serüvenlerini anlatan, küçükler için yazılmış bir öykü, R.M. Ballantyne’ın 1858’de yazdığı ünlü çocuk kitabı Coral Island’ın (Mercan Adası) çağdaş bir uygulaması sanırlar. Hatta Golding, kendine özgü buruk alaycılıkla, okuyucunun bu
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,3bin okunma
Spoiler içerir
7/10
·124 syf.··
2021 15. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2021 12:54
1969 yılında Norveç’te doğan Erlend Loe, çalışma hayatına bir psikiyatri kliniğinde başlamış ve ardından gazete muhabirliği yapmıştır. 1993 yılında Tatt av kvinnen isimli eseriyle okuyucularla buluşan yazar, ilk eserlerini çocuk edebiyatı içerisinde kaleme almış olduğundan dolayı yetişkin edebiyatı dahilinde yazmış olduğu eserlerinde bolca abartı, ironi ve mizaha yer vermektedir. “Babam öldü. Dün bir geyik avladım,” diye başlıyor Doppler romanı, tıpkı “Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum,” diye başlayan Yabancı gibi, tıpkı “Annemin odasındayım. Şimdi burada yaşayan benim,” diye başlayan Molloy gibi. Fakat başlangıçtaki bu benzerlik -özellikle kalite bakımından- devam etmiyor; Doppler romanı, insan kalma çabasındaki birinin yaşadığı çağa yabancılaşmasını, hikâyeyi araçsallaştırarak veriyor diğer iki romana nispeten. Doppler, iki çocuklu bir aile babası, bir gün ormanda bisikletle gezerken fena düşüyor ve kafasına bir şeyler dank ediyor ve ölü babasının eşyalarını karıştırdığı esnada onun tuhaf bir alışkanlığından haberdar olunca da yaşadığı aydınlanmayı fiiliyata dökmeye karar veriyor: “… babamdan kalan birtakım evraklarla resimleri karıştırıyordum. Makbuzlar, notlar ve bir sürü tuvalet fotoğrafı. Annemi aradım; babamın son yıllarda, mütemadiyen kullandığı tuvaletlerin fotoğrafını çektiğini anlattı. Bunu neden yaptığını hiç açıklamamıştı. Fotoğrafları çekmiş, çenesini kapatmıştı. Sonuçta ortaya yüzlerce tuvalet fotoğrafıyla birlikte, ağaçların, taşların ve işenebilecek başka yerlerin fotoğrafı çıkmıştı. O anda, babamı düşündüğümden de daha az tanıdığımı fark ettim ama fotoğrafları sevdim, bütün tuvaletlerini fotoğraflamış olmasını sevdim. Ona yakışıyordu. Babam, tuvalet fotoğrafçısı. Bu olay neticesinde ya da bütün bunların yarattığı ruh hali neticesinde ya da en
2021
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma