10/10
·248 syf.··
2026 1. kitabı
Kitap dili oldukça akıcıydı. Aynı zamanda sonu çok hoşuma gitti. Okurken çeşitli teoriler ürettim ama kitap beni öyle bir ters köşe yaptı ki ürettiğim teorilerden bambaşka bir şekilde bitti. Okuduktan sonra bir süre etkisinden çıkmam gerekti ki bu da işte bir kitabı en güzel yapan şeylerden biri bence. Polisiye seven sevmeyen herkese önerilebilecek bir kitap. O zaman sözlerimi bu alıntıyla bitireyim : “Doğar bazıları tatlı hazza, Doğar bazıları sonsuz geceye…”
Sonsuz GeceAgatha Christie · Altın Kitaplar · 2025966 okunma
7/10
·312 syf.··
2026 2. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 17:06
Tarık Tufan, İstanbul’un arka sokaklarında kaybolmuş Yusuf, Zehra ve Kerim’in yaralı hikayesini şiir gibi bir dille anlatıyor. Büyük olaylar yok, susarak bağıran insanların karanlıkta iyileşme çabası var. Hızlı değil ama dokunaklı. Kırgın, yorgun ve umudu geceye saklayanların romanı.
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Uzun İnce Bir Sürgün'deyim
8/10
·136 syf.·
2026 169. kitabı
İzmir'den İstanbul'a gelirken aklımda herhangi bir kitap yoktu. Benim derdim başka şeylerdi. Kullanılmayan istasyonlar, terk edilmiş yapılar, unutulmuş bekleme salonları, insanların çekilip gittiği yerlerde geriye ne kaldığı. Akşama doğru Sirkeci Garı'na vardım. Gün ışığı çekilmeye başlamıştı. Kalabalıkların ilgilenmediği tarafa doğru yürüdüm. Rayların bittiği, seslerin azaldığı yerlere. Orada gördüm onu. Hurdaya ayrılmış eski bir vagon. Boyasının büyük kısmı dökülmüş, camlarının bazıları çatlamış, içi karanlığa terk edilmiş. Kapısı yarı açıktı. Merak edip içeri girdim. Telefonun fenerini açınca yılların bıraktığı izler ortaya çıktı. Yıpranmış koltuklar. Kararmış metal parçalar. Tavana tutunmaya çalışan kablolar. Sanki zaman burada çalışmayı bırakmıştı. Binlerce insanın üstüne oturarak eskittiği bir koltuğa oturdum. Tam o sırada aklıma bir kitap geldi. Aytuğ Akdoğan 'ın Sürgün'ü. Kitabı düşünmeye başlamamla birlikte diğer benlerim de ortaya çıktı. Ravi karşımdaki koltuğa geçti. Hiç pencere kenarına oturdu. Münzevi ise koridor boyunca yürüyüp vagona göz gezdirdi. Sonunda durdu. Burası uygun dedi. Neye. Bu kitaba.
SürgünAytuğ Akdoğan · Hayykitap · 2021149 okunma
Doğunun Prangaları Arasında Bir Kadın ve Şair
Puan vermedi·104 syf.·
2026 6. kitabı
​Furuğ’un dizelerinde gezinmek, insanın kendi içsel karanlığıyla yaptığı o en dürüst, en amansız hesaplaşmaya şahitlik etmek gibi. Onu sadece Doğu’nun prangalarını kırmış muhalif bir kadın figür olarak okumak, içindeki o muazzam varoluşçu derinliği ıskalamak olur; çünkü onun meselesi toplumsal sınırların çok ötesinde, doğrudan var olmanın ve o varoluşun getirdiği kaçınılmaz yalnızlığın ağırlığıyla ilgili. Keder, onun kelimelerinde gelip geçici bir sitem değil, adeta bir hayat metoduna dönüşüyor; acıyı bir mağlubiyet gibi değil, bu hoyrat dünyada hala hissedebilen, hala canlı kalan o asil ve yaralı yanımızın tek kanıtı olarak fırlatıyor yüzümüze. Sayfalardan sızan o çürüyen bahçeler, ağır aksak akan nehirler ve geceye sığınan sessizlik alelade birer tasvir değil; modern insanın o bitmek bilmeyen köksüzlük sancısının, anlam arayışının edebi birer izdüşümü. Kalabalıkların gürültüsünden kaçıp kendi asil inzivasına çekilenlerin, dünyayı felsefi bir melankoliyle göğüsleyenlerin ruhuna dokunuyor Furuğ; ve insan onun hüznüne ortak oldukça, zamana ve yok oluşa direnen o zamansız uçuşun tam ortasında buluyor kendini. Kederli İpek bir oturuşta okunup bitirilecek, sabun köpüğü metinlerden değil. Her dizede durup düşünmeyi, o kederin sızısını içimizde hissetmeyi gerektiriyor. Furuğ Ferruhzad, erken biten yaşamına rağmen, bıraktığı bu mirasla zamana meydan okumaya devam ediyor. Başucumda her zaman kendine yer bulacak, dönüp dönüp sığınacağım bir liman bu kitap.
Alıntı
Kederli İpekFuruğ Ferruhzad · Telos Yayıncılık · 2016798 okunma
9/10
·152 syf.··
2026 57. kitabı
Dün akşam bir kitabın kapağını araladım ve 3 yıl öncesine o uğursuz geceye geri döndüm yeniden.. Biz sabaha karşı haber almıştık ve eşim gönüllü arama kurtarma olarak Hatay’da 10 gün kalmıştı. Hem çalışıyordum hemde sabahlara kadar tv başında umutsuzca yeni haberleri dinliyordum.. Kitap başladığım gibi yine aynı gece bittiğinde ise elim kalbimin üstündeydi.. Bomboş duvarlara bakıp düşündüm ülkece ne kadar ders almıştık ki? 6 şubat acı bir tarihten çok daha fazlası.. İnsanlarımızı yitirdiğimiz o gece ve sonrasında yaşadıklarımızı unutmamız mümkün değil... Ve gelelim kitaba dair aklımda kalanlara.... İsimsiz bir anlatıcı ileyiz. Depremin hemen ardından kuzeni Ferit’i Almanya'daki Teyzesi ve Eniştesine sağ salim kavuşturmak için İskenderun’a güçlükle de olsa varmıştır. Fakat gördüğü enkaz yığını bir apartmandan geriye sadece umutsuzca bir bekleyiş kalmıştır! Anlatıcımıza bir süre sonra Ali isminde aslen Iraklı ve aynı apartmanda yaşayıp depremden kurtulan birisi ile tanışır.. Ali, Saddam rejiminin tüm kötülüklerini ailesini kaybederek yaşayan sonrasında da verdiği mücadeleler ile hepimize ibretlik bir yaşam öyküsünü anlatırken bizler mülteci olmanın zorluklarını ve Coğrafya kader mi? Yoksa en başta belli midir insanın yazgısı? soruları ile başbaşa kalırız.. Boşuna dememişler İnsanın acısını yine insan alır diye.. Kimsesizlerin coğrafyasında birbirine kol kanat germiş ve aynı acıyı yürekten paylaşmış birbirinin her şeyi olmuşlara... İyi ki okudum
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026105 okunma
7/10
·176 syf.··
2026 55. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 15:42
İlk iki kitapta yaşananları parça parça öğreniyorduk ama bu kitapta o geceye dair çok daha fazla şey öğreniyoruz. Ve dürüst olmam gerekirse okudukça öfkem giderek büyüdü. Bazı sahnelerde sadece üzülmedim, bildiğin sinirlendim. İnsanların hayatlarını mahvedip hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam eden karakterleri okumak gerçekten çok zor. Bu kitapta en sevdiğim şey gizemin büyümesi oldu. Bir yandan geçmişe dair cevaplar alırken diğer yandan yeni soru işaretleri ortaya çıkıyor. Kasabada tam olarak ne oldu? Babası neden seri katil olarak suçlandı? Şerifin kızına ne oldu? Bunların hiçbirinin cevabını henüz bilmiyorum ama merak duygusunu çok iyi canlı tutuyor. Hâlâ yazarın diliyle ilgili bazı sıkıntılarım var. Ama buna rağmen kitap kendini okutmayı başarıyor. Bu kadar karanlık olayın içinde iyi hissettiren nadir karakterlerden biri Logan. Eksikleri olsa da merak duygusunu, gerilimi ve duygusal ağırlığı çok iyi veren bir kitaptı. Ben buradan 4. Kitaba ışınlanıyorumm
Mindf*ck 3: Kızıl MelekS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202620 okunma