Gözler
“Sende sevgidir zaman ve Leyla'dır Kulak ver, tükenmeyen âh ü zârıma, gözler Ey, dikenli yolları gökyüzüne bağlayan Bir hayali dilberin çehresinde parlayan Mehtabım gülümse de kalbimde gül büyüsün Sen ki, güzel gözlerin belki en büyüğüsün Güneş gibi, ufkumda doğup da yanan gözler Ruhumun yağmurunu içip da kanan gözler Geceye mi çırpınış, gurbete mi bu hasret Bitmeyen bir susuzluk ve sönmeyen hararet Ortasında kalmışsın; saçların darmadağın Gülşenim, yıkılmadan saray gibi otağın Hayatın donbaharı kuşatmadan rengini Yitirmeden şu billur ve masmavi engini Beni al kollarına, uyut sonsuza değin Yüzümde dalgalansın o simsiyah eteğin Göreyim elmas gibi parlayan nakışları Gönlümü çiçek çiçek sırlayan nakışları” …
Şiir
Geceye..
Alevi hiçbir güneşle solmayan yıldızlar!
Sayfa 108 - Ayrıntı Yayınları 2.Basım 2018 Fransızcadan Çeviren Ahmet Necdet - PDF·Kitabı okuyor
Alıntı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Ve Yaradan Çârgâh makamında terennüm etti. Ve bu nağme, vecde gelip ışıl ışıl ışıldayan yıldızların ve kendisiyle, Yaradan'ın hem Gündüz'e hâkim olduğu Güneş ve hem de geceye hâkim olduğu Kamer'in bulunduğu göklerde yankılanıp geri döndü. Ve Yaradan bu Çârgâh nağmenin güzel olduğunu gördü. Ve akşam oldu ve sabah oldu, dördüncü gün.
Sayfa 138·Kitabı okuyor
Ahmet Hamdi Tanpınar - Eşik
''Boş ve ümitsizdir akşamın hüznü Bu tenha çeşmede bir an yüzünü Seyredenler altın sazlar içinde Ruh muammasının ürperişinde Kaybolmuş sanırlar kendilerini... Bırak bu tesadüf bahçelerini... Hakikat çok uzak, karanlık, derin Bir dille konuşur, büyük köklerin Toprakla ezelden karışmış dili! Geceyle ölümdür asıl sevgili Bu ikiz aynada toplanır yollar Karanlık yaratır, ölüm tamamlar. Kaçalım seninle biz de geceye Ölümün kardeşi saf düşünceye...''
Sayfa 52 - Everest Yayınları
Şiir
Susup uyudum
Geceye mukavemet gösterdiği oranda inceliyordu insan. Sonra yazabilen yazıyor, bağırabilen bağırıyor, ikisini de yapamayan var gücüyle susuyordu 
Sayfa 29·Kitabı okuyor
Alıntı
Bir geceye aldanışlığımız vardır. Sessizliğe durup durup gömüldüğümüz... Saatlerin sabah olmasını bilmediği vakitler.. Orta yerde sürüklenen bir sürü hayallerimiz, Özlemlerimizin sığmadığı dar odacıklar.. Vakitsiz çalan şarkıların esareti... Onca bedele karşılık anlamsız beklentilerimiz, Kâbusa dönüşen rüyalardan uyanışlarımız, Ve sonu gelmeyen kelimelerin anlamsızlığı...
Sayfa 9·Kitabı okudu
Alıntı