Puan vermedi·408 syf.··
2026 29. kitabı
·
2923 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 00:00
kitaplığımı temizlerken karşıma çıktı bir ton güldüm. konserlerine gitme hayali kuran ben elbette almışım kitabını. bu kitabı ciddili okuyup, baş ucu kitabı yaptığımız zamanlar... geri geel.
Güçlü Kal - 365 Gün Hayata TutunDemi Lovato · Pegasus Yayınları · 2014490 okunma
10/10
·596 syf.··
2026 20. kitabı
Selam kızlar! Kamelya kitap yorumuyla geldim Konusu: Başına gelen olaylardan dolayı tayinini isteyen Gözde, bu haberi ailesine vermek üzere yola çıktığında bir arabaya arkadan çarpar. Araç sahibiyle tartışır, oradan kısa süre sonraysa tayini çıkan şehire doktorluk olan mesleğini icra etmek için gider. Babasının mesleğinden sebep lojmanda kalma hakkı vardır ve lojmadaki evine çıkacağı zaman birisi ağır bavulunu taşımasına yardım eder. O kişiyle yüz yüze geldiğindeyse arabasına çarptığı ve gıcık olduğu adam olduğunu fark eder. Bu ikinci karşılaşmadan sonra kader ikisi için ağlarını örmeye çoktan başlamıştır. Yorumum: İlk olarak yazarımımızın kaleminden bahsetmek istiyorumm Nazlıcan’ın çıkan ilk kitabı olmasına rağmen kalemi oldukça akıcıydıı Yerinde verdiği paragrafları süslediği betimlemelerle okuyucuyu muhteşem bir evrene adeta ışınlıyordu. Hiç kitap okuyormuş gibi hissetmedim aksine sanki onlardan biriymişim de farklı bir gözle olaylara bakıyormuş gibiydim. Ayrıca yazarın okuru sıkmayan ve akıcı anlatım tarzı sayesinde bu kitap benim için tam bir RS kurtarıcısı diyebilirim. Arkadaşlar bir de ben kolay kolay bir kitabı iki kez okuyamam, tek seferde okurum ve bir köşeye kaldırırım. Ama Kamelya’yı ikinci sefere okurken inanın hiç sıkılmadım ve sanki ilk defa okuyormuş gibi aynı heyecanla, aynı meraklı sayfaları çevirip durdum. Bunda birazcık eksik olan B12’min de etkisi olabilir ama o kısmı çaktırmıyoruz görmezden geliyoruz Kitabın içindeki tüm karakterlerin hikayesi aşırı derin. Birinci kitap olduğu için çok fazla yan karakter odaklı değildi fakat bu açığı ikinci kitapta bir güzel kapatacağımızı umuyorum çünkü yan karakterlerden hikayelerini o kadar merak ettiğim kişi var ki!!! Nazlıdan zar zor spoi kopartmış olsam da merakım iyice körüklendi ve artık yerimde
KamelyaNazlıcan · Ulysses Yayınları · 2026118 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
2/10
·293 syf.··
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 23:20
Kitabı sevenler tarafından linç edilmem umarım ama ben hiç sevmedim. Betimlemeler öyle çok öyle çok ki, inanılmaz yorucu bir okuma oldu. Bazen eeeeh tamam anladım konuya geel diye yaka paça yırtasım geldi Kitabın adı Hamnet ama en çok annesi Agnes anlatılıyor, en çok onun dünyasına yer vermiş yazar. Hamnet ismiyle okuyucuları kendine çekmek mi istemiş nedir bilemiyorum ama Hamnet e dair çok detay yok kitapta. Agnes in hamilelikleri, doğumları, kocasıyla yaşadıkları vs. Ama gerçekten çok fazla tasvir var çok uzatılmış bir kitap. Bu kadar uzun ve detaylı tasvir yapabilmek ustalık ister tamam ama ,yazar adeta; bakın ben ne kadar gerçekçi yazıyorum, tasvirlerimle size kitabı yaşatıyorum demek için tasvire boğmuş resmen. Bu da o ustalıklı kalemi öldürmüş, okuyucuyu boğan bir havaya dönüşmüş resmen. Üstelik tam bir olay olurken araya giren uzun tasvirler yüzünden defalarca olaydan koptum ve sayfayı baştan okudum. Ortada anlatılacak çok güzel etkileyici ve duygusal bir hikaye varken neden okumayı zorlaştırmış anlayamadım. Tasvirlerin boğuculuğu olmasa gerçekten güzel bir kitap herkes okusun derdim ama maalesef diyemiyorum. Abartıldığını düşünüyorum.
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,7bin okunma
adalet, kimin adaletidir?
10/10
·200 syf.··
2025 51. kitabı
Merhabalar kitapsevenherkes ailesi, Bugün, okurken sarsıldığım, satır aralarında suskun bir öfke, kelimelerinde yankılanan bir çığlık bulduğum bir kitaptan söz etmek istiyorum: Alia Trabucco Zerán – Katil Kadınlar Bu kitapta Trabucco Zerán, Şili tarihinden dört kadının hikâyesini anlatıyor: Corina Rojas, Rosa Faúndez, Carolina Geel ve Teresa Alfaro. Onların her biri, adaletin, ahlakın ve toplumun “kadın” tanımının sınırlarına sıkışmış hayatlar yaşamış. Hepsi bir noktada, yıllarca bastırılmış öfkesini, korkusunu, görünmezliğini şiddete dönüştürmüş. Ama Trabucco Zerán’ın anlatısında mesele “cinayet” değil, neden o noktaya gelindiği. Bu kitap bize şu soruları sorduruyor: Kadınlar şiddete başvurduğunda neden toplum daha çok sarsılır? Erkek şiddeti sıradanlaştırılırken, kadın öfkesi neden “delilik”, “histeri” veya “ahlaksızlık” olarak etiketlenir? Ve daha da önemlisi — adalet, kimin adaletidir? Trabucco Zerán, gazeteci titizliğiyle arşivlere, dava kayıtlarına ve medyaya iniyor. Ama anlattıkları kuru bir belge değil; tam tersine, insanın içini acıtan bir yüzleşme. Her sayfada şunu hissediyorsunuz: Bu kadınlar yalnızca suç işlemedi, aynı zamanda toplumun sessizliğine karşı direndi. Yazar, dört kadının hikâyesini anlatırken bir ülkenin vicdanını da sorguluyor. Mahkeme salonlarının soğuk diliyle, gazetelerin manşetleriyle ve kamusal belleğin önyargılarıyla örülmüş bir sessizliği kelimeleriyle deliyor. Bir kadının öfkesini anlamak, onun suçunu mazur görmek değildir; ama Trabucco Zerán, bizi anlamanın ne kadar devrimci bir eylem olabileceğini gösteriyor. Bu kitap sadece bir suç anlatısı değil, aynı zamanda bir toplumsal ayna. Kimin suçlu, kimin mağdur olduğuna dair çizgilerin ne kadar ince ve keyfi olduğunu gösteriyor. Ve belki de en çok, kadınların tarih boyunca nasıl
Edebiyat & Roman
Katil KadınlarAlia Trabucco Zeran · Sel Yayıncılık · 202551 okunma
Hayattı işte, ötesi yok...
7/10
·200 syf.·
2025 86. kitabı
~~~Sahnede diktatörlük sonrası yeni Şili'nin bir kenara fırlattığı insanları görüyoruz: fakirler, deliler, kimsesizler, katiller... hepsi tutarlı bir dilden yoksun, acının paramparça ettiği insanlar, adalet söyleminin "mümkün olduğunca" çabuk unutmak istediği o insanlar~~~ ☆"Kalbi için bir ölüm" CORINA ROJAS ☆"Öfkenin etkisi altında" ROSA FAÙNDEZ ☆"Sessizliğe yaklaşmak" MARÍA CAROLINA GEEL ☆"Ailenin bir parçası" MARÍA TERESA ALFARO Mutsuz evliliklere hapsolmuş kadınlar sonunda kocalarını öldürürler. Duygusuz bir kadın günün birinde aşırıya kaçan bir duygunun etkisiyle suç işler. Cinayeti hangi kadın işlerse işlesin, asla tek başına işlemez. "Öldüren kadınlar," ... "yalnızca suçtaki kadın eylemine atıfta bulunmaz, bu ifade daha ziyade erkeklerde figüratif bir ölüme neden olan belirli bir tür kadıma gönderme yapar çünkü bu kadınların bir şeyleri vardır. silahları." Silahlı bir kadına yapılacak şeylerin, ister affedilsin ister idam edilsin, ister parmaklıkların ardına tıkılsın ister özgür bırakılsın, derin sonuçları olur... 20.yüzyıl boyunca Şilili kadınlar tarafından işlenen dört cinayeti analiz eden "KatilKadınlar" kadınların hayatlarına ve suçlarına dair okuma sunarak, dördünün de hem ağır şiddet eylemlerinin failleri hem de daha sinsi bir başka şiddet türünün kurbanları olduğunu incelemektedir. Şilili kadınlar tarafından işlenen dört ikonik cinayeti seçen Alia Trabucco Zeran , yalnızca cinayetlerin rahatsız edici hikayelerini değil, aynı zamanda toplumun, medyanın ve iktidardaki erkeklerin bu cinayetlere nasıl tepki verdiklerini, failleri cadı, histerik veya nasıl resmettiklerini de ayrıntılarıyla anlatan bu kurgusal olmayan anlatı altta kalan bazı gerçekleri su yüzüne çıkarmaktadır. Kadınlar öldürdüğünde, cinayetlerine giden ve sonrasındaki olayların, yetkililer tarafından
Hayata Dair
Katil KadınlarAlia Trabucco Zeran · Sel Yayıncılık · 202551 okunma
Gümüş Yürek 2 (övmeli gömmeli) Eleştiri
8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Nasılsınız bakalım gençler, ablanız ortalığı kasıp kavurmaya geldiᕙ⁠(⁠@⁠°⁠▽⁠°⁠@⁠)⁠ᕗ Neyse biliyorsunuz ki adetimdir kitapların kötü yanlarını eleştirip dalga geçmeyi çok severim(⁠ ⁠ꈍ⁠ᴗ⁠ꈍ⁠) Dedim niye gümüş yüreği eleştirmiyorum? Öncelikle konusunu kısaca özetliyim. Birinci kitapla bu kitap arasında 3 yıl geçmiş. Eiranın dünyasında savaş bitmiş, ailesi evlerine dönmüş amma ve lakin Eira Nos'u kurtarmak için gümüş tepede kendisine ait bir evde kalmış. Sık sık fey dünyasına gidip Marlo ile alıştırma vs yapıyor falan fistan. Sonrasında birkaç gün sonra yola çıkıyorlar Nosu geri döndürmek için. Bataklık bölgesine gitmeleri lazımmış ve buraya gidebilmek için gemiye ihtiyaçları varmış. Bu yüzden veylintona gidiyorlar ardından Marlo eski arkadaşıyla karşılaşıyor, bir hırsız Eiranın kolyesini çalıyor, gemiye gizlice binip esir alınıyorlar, kaptanla anlaşma yapıp parasız çulsuz kalıyorlar, biri ihanet ediyor, Marlo beyefendisi aşık oluyor, benim gönlüm mor gözlüme kapılıyor falan filan derkeeeeeeeeeeen bizim Eira Nosu mosu kurtaramıyor. Sonrasında da biz diyoruz ki; Ne anladın yurdagül NE ANLADIIIIIIIIĞĞĞN?!! Neyse önce beğendiğim ve iyi yanlarından bahsedeyim. Yazım dili zaten iyidi bu kitapta biraz daha gelişmiş. Karakterler arasındaki arkadaşlık bu kitapta daha iyi içime geçti(çünkü 3 yıl geçmiş) Karakterlerin belli başlı kusurlarının olması ve kopyala yapıştır tarzı klasik özelliklerin olmaması bir diğer iyi şey. Bunun en böyük örneği Bast. Bast görüp görebileceğiniz en kusurlu karakter. Ne renk uyumu var ne de doğru düzgün giyinmesini biliyor. Bir süre siyah giyinmişti fakat Eira sağolsun "Siyah sana yakışmıyor giyme." diyince onu da bıraktı çocuk. ZATEN ELLERİNİN İÇİNDEKİ SİYAHLIK DÖVMEYMİŞ BIRAK DA SİYAH GİYİNSİN NİYE KISKANÇLIK YAPIYON EİRA?!! Her neyse, en
1000Kitap
Gümüş Yürek 2D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2024876 okunma