Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "KUZGUN YEMİNİ" //ALINTILAR #Karanlık her zaman korkutucu değildir, bazen de öğreticidir... #En büyük korku bilinmeyen değil, insanın henüz tam keşfedemediği kendi zihnidir;çünkü adalet de zulüm de önce orada başlar... #Bazı karanlıklar anlatılmadıkça büyür... #Bazı hikayeler yazılmak değil, susmamak için doğar... #Bilinmezlik kapının ardında kara bir kuyu gibi bekliyordu... #Zaman yalnızca akmıyor, insanın üstüne çörekleniyordu... #Düşünceler bazen insana bir tabanca gibi doğrulabilirdi... #Gölge karanlığı değil aydınlığı getirecek... #Bazen dönmek iyidir, nereye olursa olsun... #Doğrular acıtır... Dönüşen birinin ardından koşan herkes, bir noktada aynı karanlığa girer.. #Bazı sorular soruldukları anda anlamını yitirirdi.. #Hiçbirşey söylememek en doğru cümleydi... #Bazı mesajlar anlaşılmak için değil, uyanmak için yazılırdı... #Bir insanın içinde bu kadar karanlık olabileceğini... Sevginin bazen insanı kurtarmadığını... Geç farketmişti... #Bazı sorular insanı hayatta tutmaz;sadece daha çok acıtırdı... #Yüreğinin ortasından kırılmıştı, nasıl onarılacağını bilmiyordu... #İnsan her zaman gerçeğin iyileştirdiğine inanır... #Bir insanın sevdiği birini kaybetmesinden daha önemli ne olabilirdi? Yanılmış olmak... #Bazı anlar vardır, yaşanmasa hayat devam eder, yaşandığında ise insanın içinden bir şey kopar... #Hiçbir şey aydınlığa erişmemişti, aksine herşey karanlığa gömüldü... #Bazen doğru olan şey, insanın en büyük yanlışıydı... #Bazı pişmanlıklar ses istemezdi., sessizce insanın içine çöker orada kalırdı... #Gölgeler ölümsüzdür... #Tehlike geçmişte kalmazdı, şekil değiştirirdi... //KİTAP HAKKINDA
Kuzgun YeminiKamuran Elagöz · Edebiyatist Yayınevi · 202619 okunma
7/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
66 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 19:03
ulan ingilizcemizi geliştirelim dedik dumura uğradık???ulan ryle ne tatlı adamdın git bi sigara yak bi kendine gel mal mısın tedavi ol yaa sonda sana da üzüldüm ama kesin tekrar yapardın aynı şeyleri..lily kıyamam sana tam mutlu oldun herif manyak çıktıatlasın evine gitmen ağlattı beni atlasım yaa yalan söylemiş bi de sevgilim var diye ooff onu çok seviyorum kendi çöplükten çıkıp restoran sahibi oldu en sonundadoğum anında ryla boşanalım demen de büyük cesaret o hamileliği tek başına nasıl geçirdin kıyamamatlasın hep yearning hali offf sonda ‘i feel like my life is good enough for you now’ DEMESI AŞIK ADAAAMMMM her şeyin en iyisini hak ediyorsun. lily hamileyken atlasa dönseydin atlas seve seve bakardı sanasonrasını merak ediyorum atlası okumak istiyorum ama bi yandan da sinirlenirim diye okumak istemiyorum aklımda şu an atlas ve lily mutlu ryleda atlası sindirmiş bi vaziyette kızına bakıyorryle kendi hayatını mahvettin ha salak adam
It Ends with UsColleen Hoover · Simon & Schuster UK · 20168,5bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayat bu. Ne olacağını bilemezsin...
8/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 23:56
Yine kendisini ve kalemini, kitaplarını çok beğendiğim bir yazar... Mustafa Kutlu Öyle hayatın içinden, öyle perdesiz gerçekleri anlatıyor ki, 'Sanki bunu ben yaşadım.' diyebiliyorsunuz. Anlatımı gayet içten, samimi, dupduru. Türkçeyi çok güzel kullanıyor. Bunun için bile okumaya değer. Efendime söyleyeyim kitap sondan başlayıp başa gidiyor. Bu tekniği severim. Benim için merak çürüten bir yanı yok. Kimisi olayın sonunu okuyarak kitaba başlayınca sıkılır. Ben onlardan değilim sanırım... Bir cenaze için cami avlusunda toplanan kişilerle başlıyoruz. Bu satırlar okunurken aslında toplumda ki cenaze algısına da ucundan eleştiri yapmıyor değil. Ölümü doğal, olağan ve kesin son olarak anlatması çok yerinde ve güzeldi. Evet ölümü anlatan bir kitaptaki satırlarda pekâlâ güzel olabilir. "Ne çırpınıyorsun kardeşim sen de sonunda imamın kayığına bineceksin..." (s.7) Kitap paşazade Arif Bedir Bey'in hikayesini bizlere aktarıyor. Çocukluğundan ölümüne kadar hayatının inişli çıkışlı her dönemine tanıklık ediyoruz. Oldukça keyifli bir çocukluk dönemi geçirmiş. Bu satırlarda mahalle olgusu, arkadaşlık olgusu üzerine harika tespitler ve çıkarımlar vardı. Herkesten farklı bir çocukluk geçiren Bedir'e yer yer hak veriyoruz bazen de üzülüyoruz. Babası varlıklı ama sorumsuz. Anası varlıklı ama pek iş bilmez bir hatun. Mahallede çok da arkadaşı yok, zira pek de arkadaş olunacak bir yapısı yok zat-ı muhteremin... Neyse efendim tahsili iyi, eğitimi doyurucu... Bu sıralarda gönlüne düşen ilk sevda tanesine de tanık oluyoruz ama sonuca varmıyor elbet. Yurt dışlarına gidip gelen Bedir arkadaşlarıyla iş kuruyor ticarete atılıyor... Başından türlü türlü işler geçiyor. Hem zirveye çıkıyor, hem dibi görüyor. Bazı bölümlerde cenaze için cami avlusuna gelen arkadaşlarına(tabut içinden) söylediği sözler
Hesap GünüMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20152,135 okunma
Efendiler... İsmet Özel.
Puan vermedi·119 syf.··
2026 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 01:11
​Benim masalım kısaca şöyle: «Bir varmış bir yokmuş. Bir şair İsmet Özel varmış. İyi şiirler yazarmış. Nasıl olmuşsa bu İsmet bir gün komünist olmuş. Derken efendim, bir komünist olarak da iyi şiirler yazmayı başarmış ve hattâ böylelikle yıldızı parlamış. Gel zaman git zaman, İsmet Özel'in duyguları, düşünceleri, inançları değişmiş (masalın her varyasyonunda bu değişmenin sebepleri muhtelif) ve müslümanlığı bir hayat yolu olarak benimsemiş. Ama işe bakın ki adam iyi şiirler yazmaya devam etmiş. Eh, o erdiyse muradına, biz de çıkabiliriz kerevetine». Sayfa 16 Kitabın özetini bile bizim için kendisi çıkaran İsmet Özel'e sevgi ve saygılarımla. Bu kitabı okumayan biri bence "Ben İsmet Özel hayranıyım." dememeli. Çünkü İsmet Özel'in birkaç şiirine bakıp hayran olmak, onun mentalitesini anlamamış ya da kabul etmemiş insanlar karşısında argümansız kalmış olmak demektir. Kitap kısaca İsmet Özel'in fikirsel otobiyografisidir. Okul çağlarından yetişkinliğine geçirmiş olduğu fikir silsilesi ve hangi görüşte olursa olsun o görüşü tamamen bilinçle destekliyor oluşunun kısa özeti de diyebiliriz. Benim için kitap incelemek çok zor bir mesele çünkü ona yüklediğim anlamlar çok farklı olduğundan okuyanda herhangi bir fikir oluşturmayabiliyor ama, İsmet Özel kitaplarını incelemek çok daha zor oluyor. Bu noktada yine bocalıyor bu fakir ama başlayalım. İsmet Özel, bilindiği üzere fikir hayatına komünizm ile başlamış ve bununla beraber bir çevre edinip siyasi hayata atılmıştır. Bu süreçte komünizmin gerektirdiği her şeye içine çıkarları, korkuları katmadan inanıp bağlanmış ama yola birlikte çıktığı dostlarının ayaklarının yol üzere ama gözlerinin başka yöne baktığını görünce hem hayal kırıklığına uğramış hem de yalnız kaldığını hissetmiştir. __Dostlarının eşiğine varınca
Waldo Sen Neden Burada Değilsinİsmet Özel · Şule Yayınları · 19953,510 okunma
Allah'ın Belası Kitap (2023)
9/10
·252 syf.··
2026 160. kitabı
Çıktıktan çok sonra okudum. Biraz geç bir okuma oldu. Otobiyografileri severim fakat genelde ya film uyarlamalarını ya da sesli kitaplarını dinlerim. Bunu alıp okudum. Edebi tarafıyla alakalı hiç yorum yapmayacağım ama şunları söyleyeyim: Ben bu kitapta maalesef kendime, çocukluğuma dair çok fazla şey buldum. Maalesef diyorum çünkü bir birey-erkek olarak açıkçası dilerdim ki kendimden pay biçebileceğim insanlar daha "ulu", daha "iyi" kimseler olsun. "Türkiye’den, İstanbul’dan, Topkapı Garı’ndan, Türk sanat müziğinden, türkülerden, tıklım tıklım otobüslere binerken başkalarının önüne geçmek için çabalamaktan, folklordan, futboldan, kuyruğa girmeyi bilmeyen insanlardan, çamurdan, mahallelerinden geçtiğimde sataşan çocuklardan, ter kokusundan, din ve turizm dersinden, sokak kapıları önündeki ayakkabılardan, maşrapadan, köylülerden, minibüs muavinlerinden, tığ işlerinden, gül suyu kokusundan, başörtüsünden, alaturka tuvaletten, seccadeden, elektrik ve su kesintilerinden, bağlama ve zurna sesinden, yemek yemekten, blok flütten, halay çekenlerden, göbek atanlardan, yemek kokan apartmanlardan, kalabalıktan, babasızlıktan, fakirlikten, sıskalığımdan, sevgilim olmamasından, utangaçlığımdan -------- NEFRET EDİYORUM" Teoman ’ı sevmediğimden değil. Kitabı okuyan arkadaşlar ya da benim gibi Teoman hayranı olanların inkâr edemeyeceği bir gerçek var. Bu adam cidden mutlu değil. Yalan mı yani? Senelerce boş bira şişelerinin dibinde aramadı mı bu adam mutluluğu? Magazinciler ile yumruklu kavgalara girmedi mi? Onar kez müziği bırakıp geri dönmedi mi? Bir ara fotoğrafçı olacaktı mesela sözde. Çok geç yaşta evlendi, kızı oldu, boşandı. Yazarlık yapmaya çalıştı, film (hatta filmler) çekti bir ara, film yönetti, senaryo yazdı. Filmi bile mesela baştan sona "trajedi" idi ve
İnceleme
Fasa FisoTeoman · Hep Kitap · 20182,067 okunma
8/10
·311 syf.··
2026 37. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 16:59
Birinci bölümde köyden İstanbul'a çalışmak üzere giden Murat tütün fabrikasında çalışıp üç aşağı beş yukarı hayatını idame ettirmektedir. Aynı fabrikadan Münevver'e ilgi duyan Murat, yakışıklılığıyla diğer işçi kızları da kendine hayran bırakmıştır. Fabrikadan dostu Piç Hayri ile arada sırada Hacı Petro'nun meyhanesinde demlenirlerken günlerden bir gün Hayri'yi kendi kaldığı pansiyonda içmeye davet edip ev sahibesi Sofya ve annesiyle tanıştırır. Bu eğlence bitiminde Hayri, pansiyondan ayrılırken takip edildiğini sezinleyip durumu Murat'a söylediğinde, Murat kendisinin de takip edildiğinden şüphelendiğini belirtir. Olaylar geçtikçe takibi yapanların Murat'ın aynı fabrikadan eski oynaşı Halet'in arkadaşı Şoför Aziz ve Katip İrfan olduğu açığa çıkar. Muratla görüşen Halet, Aziz için izzet-i nefis meselesi olmuştur ve Murat'ın bir gün önünü kestiğinde onunla kozunu paylaşmak ister. Bıçak çekmesine rağmen yüreği Selanik olan Aziz, kavgada çok yumruk yer ancak karakolluk olan Murat, bu kavganın kendisine diş bileyen işçi kızlarca açığa çıkıp fabrikadan kovulması sonrası ne zamandır aklına köyüne dönmek ihtimali geldiğinden herşeyi bırakıp köye, babaevine döner. Kitabın ikinci bölümünde şehirden sonra köyde hafakanlar basan Murat, kendisine eş olarak babalarının - Murat İstanbul'da iken - seçtikleri Esma ile karşılaşmak için atı Ceylanla her gün gezmektedir. Esma'yı alabilmek için tütün kaçakçılarıyla arayı iyi tutup Esma'nın dayısını ikna edebileceğini düşünürken bir yandan da tütün kaçakçılığı yapmayı kendisine uygun görmez. Gel zaman git zaman Esma'yı kaçırmayı gözüne kestiren Murat, bunu gerçekleştirirken feci olaylar gerçekleşir ve alil olarak tekrar İstanbul'a doğru yollanırken roman biter. Eser akıcı ancak Murat karakterinin etrafındaki diğer kişiler, sayfalar
Edebiyat
ÇullukMahmut Yesari · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025306 okunma