• Thomas Paine nin Sağduyu adli yapiti %20 si köle %50 si sözleşmeli hizmetci olan uc milyonluk bir nüfusta alti yüz bin satmisti..
    John Taylor Gatto
    Sayfa 45 - pedogoji yayinlari
  • 648 syf.
    ·61 günde·Beğendi·9/10
    2. Kitap olduğu için çok ayrıntı veremiyeceğim. Ama uzun süreye yayarak keyifle okuduğum etkilendiğim Brandon Sanderson kitabi oldu bazen sonuca ulasmak için sayfaları atlama isteği bile duydum ama yapmadım yapamadım. Bu yazar okunmalı diyorum kitaplar boyut ve küçük yazı baskı nedeniyle göz korkutabiliyor uzun sürede okunabiliyor öyle bi yerde bitiyor ki gelde 3. Kitabi alıp okuma şimdi. Farklı şeyler okumayı seviyorsaniz tavsiye ediyorum.
  • 144 syf.
    ·Beğendi·10/10
    YA HERRO YA MERRO
    Bir incelemeye böyle başlanmaz biliyorum .Ama çıkıp camdan “Aziz Baba sen ne adammışsın be “diye bağırasım geldi .Arkadaşlar zor tuttular:)

    Ne demişler “Ağzın doluyken Aziz Nesin okuma”.Mazallah kahkaha atarken öbür dünyayı boylarsınız da gülmekten öldü derler ardınızdan .

    Bu adamın kitaplarının çok başka bir havası var .Kitaba başlamanızla bitirmeniz bir oluyor.

    Ah Biz eşekler kitabı okuduğum üçüncü Aziz Nesin kitabı.Bu kitaptan sonra anladım ki bizim memlekette hakikaten iyi adamları harcıyorlar .Şu adam kadar samimi,cesur ,gerçeklerimizi çaktırmadan anlatan bir adam daha var mıdır ya .Sürgün anılarını bile güldüre güldüre okutan bir adama gelde kötü sıfatlar yakıştır!



    Kısa kısa öykülerden oluşan bu kitabın dili oldukça akıcı.Aziz Nesin okuyanlar bilir tam bir Aziz Nesin üslubuyla yazılmış.Konuşma havası tarzında ağzınızdan kayıyor sözcükler.
    Bazı hikayeleri okurken “hadi canım” ,yapma be “ deyip Aziz Nesine bağladığım oldu.O kadar efsane yani öyküler .Bazı öyküler tam bir fıkra tadında.

    Ah be Aziz Baba senin dönemindeki eşekler şimdi maymuna döndü .Görmedim,duymadım,
    bilmiyorum misali..
  • 224 syf.
    ·5 günde·10/10
    Yapılmamış , unutulmuş itirazlar mı vardı? şüphesiz vardı böyle itirazlar, gerçi yerinden oynatılamazdı mantık, ama yaşamak isteyen kimseye de karşı duramazdı. neredeydi yargıç? neredeydi yüksek mahkeme? konuşacaklarım var! el kaldırıyorum işte!

    Franz Kafka - Dava

    Şimdi gelde bu cümleleri içinde barındıran kitabı okuma ? Merak etmeyin okudum ;)

    Her kitabını okuduğumda Kafka'nın ne kadar iç dünyasına kapanık bir insan olduğunu daha iyi anlıyorum . Kafka bir soru işaretidir , sebebi olmayan bir son gibidir . Zaten onu bu denli gizemli yapanda bu değil mi ? Bilinmezlik .

    Kitap 20.yy dönemini anlatmaktadır .
    Josef K. bir sabah tutuklu olduğu haberiyle uyanır. Nedeni yok. Ve hiç bir zaman da öğrenemeyeceğiz sebebini :/

    Kitabın her cümlesinde dönemin insan psikolojisi üzerinde yarattığı baskıyı hissediyorsunuz . Kitapta hissettirilmek istenen duygu bize sunulan bir hayatı, nedenini bilmeden yasıyor olmamızdır . Bulmaya çalışınca da başarılı olamıyoruz esasında . Yaşıyoruz sadece, çoğunlukla. O kadar .

    Kitabın vurgulamak istediği , bireyin yaşam süreci boyunca ne ile karşılaşırsa karşılaşsın zamanla her şeye alıştığı ve rutin yaşamını ona göre devam ettirdiği gerçeğidir.

    Kitabın ağır bir yanı var , bitene kadar altında eziliyorsunuz , buna rağmen gerek konusu gerekse çevirinden ötürü sayfalar çok güzel akıp gidiyor .

    Kafka bir nevi günümüzü hayal ederek bazı şeylere atıfta bulunmuş . Bürokratik işler, sorumsuz devlet daireleri ve bu dairelerin çarpık yerleşim mekanları, insanı boğan atmosferleri, bunun işlenişi vs.

    Kitapta yer alan psikolojik çözümlemeler ve karakterin ruh halini okumak epey keyifliydi .
    Kafka'nın günümüzde yasamasını dilerdim .

    Kitabı okuduktan sonra , 1962 de Orson Welles tarafından filminin de çekildiğini öğreniyorum .
    Sonuç olarak kitabı okuduktan sonra filmi izlemek gerekir diye düşünüyorum. Okuyan ve izleyenlerden yorum alabilirim .

    Yılın 6. Kitabı .

    Sevgiler