Zamanda yolculuk edebilseydiniz kiminle buluşmak isterdiniz?
Puan vermedi·200 syf.·
2026 9. kitabı
Japon edebiyatından bir kitap ile geldim size. Kitabın konusu şöyle : Tokyo'nun ara sokaklarında bir kafe. Bu kafenin içecek ve yiyecek hizmetinin dışında bir hizmeti daha var:Geçmişe gitme ve istediğiniz biri ile görüşme. Şartları var tabi bu görüşmenin. Buluşacağınız kişiyle daha önce orada buluşmuş olmak ve kahve soğuyana kadar kısacık bir zamanda geçmiş zaman gidip gelmek. Bu gidip gelme gelecek üzerinde hiçbir değişiklik yapmayacak. Kitap kurgu ve konu olarak sürükleyici ama çeviriden mi bilmem arada olaydan koptuğum yerler oldu. Genel olarak beğendim. Gelelim beni düşündüren, sizin de düşünmenizi istediğim soruya. "Zamanda yolculuk edebilseydiniz kiminle buluşmak isterdiniz?" Tik tak tik tak, kahveniz soğumadan dönün.
Kahve Soğumadan ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 202110bin okunma
inanılmaz sürükleyici
10/10
·360 syf.··
2026 24. kitabı
#okudumbi̇tti̇ "Yanlış umut, hiç umut olmamasından daha kötüdür." "İnsanlar fiziksel olarak incindiklerinde bunu bedenlerindeki morluklardan ve yara izlerinden anlayabilirsiniz,ama duygusal olarak, zihinsel olarak incindiklerinde yaraları daha derinlere gizlenir." Merhaba kitap dostlarım. Bugün size kitaplarını okumaktan büyük bir keyif aldığım @altinkitaplar yayınlarından son zamanlarda okuduğum en güzel kitaplardan biriyle geldim.@stacyvwillingham tarafından kaleme alınan roman gerilimin her sayfada artan dozu ve ters köşe sonu ile biz okuyucuları adeta kitabın içine hapsediyor. Yazarın anlatımı son derece sade sürükleyici,en ağır ve karmaşık durumlarda bile yazar akıcı bir dil kullanmayı başarmış.Bölümleri uzun tutmaması da ayrıca biz okurlar için artı değer. Roman başkarakterimiz Chloe'nin bakış açısıyla anlatılmış ve yazar Chloe'nin içinde bulunduğu durumu, içsel duygularını okuyucusuna başarıyla aktarabilmiş.Kitapta olay örgüsü çok geniş ve merak konusu ön planda.Kitabı, şu bölüm bitsin bırakayım deseniz de bırakamıyorsunuz elinizden. Konusuna gelecek olursak baş karakter Chloe Davis.Henüz küçükken(on iki yaşında)yaşadığı kasabada altı kız çocuğu kaybolur, bir süre sonra bu kayıpların arkasındaki kişinin babası olduğu ortaya çıkar ve babası hapse girer.Aradan yıllar geçer ve Chloe başarılı bir psikolog olur,geçmişinde yaşadığı travmayı unutmaya geride bırakmaya çalışır,durur. Ne var ki aynı kasabada yeniden genç kızlar kaybolmaya başlar.Chloe'nin geçmişi geri döner adeta ve o bu kâbusu çözmeye, anlamaya çalışır. Aklına takılan soru şu olur: Bildiğini sandığı geçmiş ya onu yanıltıyorsa, gerçek suçlu başkasıysa?Bakalım Chloe bir sonuca ulaşabilecek mi? Psikolojik gerilimin gizemin tükenmedi Bu eseri çok severek okudum Sizler de okuyabilirsiniz özellikle
Karanlıktaki KıvılcımStacy Willingham · Altın KitaplarMurat Karlıdağ · 2026204 okunma
Reklam
9/10
·105 syf.··
2026 46. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 14:39
Tarih denildiğinde çoğumuzun aklına savaşlar, krallar, fetihler ve büyük olaylar geliyor, degil mi? Yani benim oyle Oysa her çağın arkasında yaşayan insanlar, kurulan sofralar, yapılan alışverişler, büyütülen çocuklar ve sürdürülen sıradan hayatlar vardır. Asur ve Babil'de Günlük Hayat bana bambaşka bi4 kapı araladı Bu kitapla.. Asurlar ve Babilliler, Mezopotamya'nın en köklü uygarlıkları arasında yer alıyor. Ancak bu kitap onların siyasi başarılarından çok, günlük yaşamlarına odaklanmış. Mesela, Bir tüccarın pazardaki telaşı, ailelerin yaşam biçimleri, eğitim anlayışları, kadınların toplumdaki yeri ve dönemin sosyal düzeni gibi bir sürü ayrıntı, binlerce yıl öncesinin dünyasını gözümde canlandırdim Tarihi genellikle romanların ve kurguların satır aralarında okumayı seven biri olarak bu kitaba biraz mesafeli başlamıştım Açıkçası daha ağır bir anlatım bekliyordum. Ama, kendimi beklemediğim kadar ilgiyle okurken buldum. Ve beni etkileyen sey; Aradan geçen binlerce yıla rağmen insanın özü pek değişmiyor. O dönemde yaşayan insanların da aileleri, sorumlulukları, geçim kaygıları, umutları ve gelecek hayalleri vardı. Bugün bize çok uzak görünen bir medeniyet, bir anda tanıdık yüzler taşımaya başladı kitabi okumamla birlikte. Bu kitap beni saraylardan çıkarıp insanların evlerine, sokaklarına ve sofralarına götürdü. Tarihi kurgu eserlerin içinde okumayı hâlâ daha çok seviyor olsam da, binlerce yıl önce yaşamış insanların gündelik hayatına tanıklık etmek beklediğimden çok daha keyifli ve etkileyiciydi..
Asur ve Babil'de Günlük HayatArchibald Henry Sayce · Kanon Kitap · 20256 okunma
Martin’e Veda - Son
1/10
·517 syf.··
2026 15. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 16:22
Son zamanlarda popüler kültür haline gelen, sosyal medyalarda sıkça paylaşılan kitap Martin Eden gerçekten de bu kadar popüler kültür haline gelmeyi hak ediyor mu diyecek olursak eğer, bence hayır. Kitabı okuduktan sonra abartılı bir övgü içerisinde olduğu düşündüm. ( Martin günün modasıydı…. sayfa:437) Karakterlere gelecek olursak eğer; Baş karakterlerimizden Ruth Morse, kitabı okuma süresi boyunca sevmediğim bir karakterdi. Ruth’un kendini sınıfsal bir aile olarak gören ebeveynlerinden kaptığı en büyük özellik insanları olduğu gibi sevememek çünkü oldurmak istediklerini sevmek gibi bir huyları var. Kitap boyunca Ruth’un Martin’i gerçekten sevdiğine pek inanmadım, Martin Ruth için daha çok şekillendirmekten hoşlandığı bir oyuncaktı bence. Ruth’un Martin’in hayatına artıları olduğu kadar eksileride oldu bu kesin. Bir insanı seviyorsak, aşık oluyorsak bence onda kendimize çekici ve farklı gelen bir özelliği olduğu için severiz. Oldurmak istediğimiz bir özelliği için değil. Bana göre bu davranış yanlış geliyor. Ana karakterimiz Martin Eden. Bence hayatta bir arayış içerisindeydi, ne olmak istediğini bilmeyen, ne yapacağına karar veremeyen bir karakterdi. Genel anlamda gerçek hayatta da hepimiz böyle değil miyizdir? Ne yapmak istediğimizle ne yapmak istemediğimizi ayırt etmekle çaba gösterdiğimiz bir hayat. Martin’in hayatta belki de en büyük hatası Ruthla tanışmaktı. Sevildiğini sanmış olmak herkesi yıkar en nihayetinde. Martin’i sevdiğini sandığı kadının aile sınıfına yükselmek için gösterdiği çaba yok etti denebilir. Ruth’la tanışmadan önce hikaye, şiir, kitap yazabilir miydi orası şüpheli çünkü denizci Martin’in hayatına edebiyatı Ruth getirdi. Belki de Ruthla yolları hiç kesişmeseydi Martin hâlâ bir denizciydi. Kitabın sonlarına doğru gelecek olursak ise
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma
KAHVE VE KİTAP ÜZERİNE...
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 17:09
Hwang Bo-reum tarafından yazılan Hyunam-Dong Kitabevi, toplumsal başarı baskısından yorulan insanların bir kitapçıda buluşarak hayatı yeniden anlamlandırma çabalarını, tükenmişliği ve iyileşme sürecini konu alır. ​Youngju: Kitabevinin sahibidir. Eğitim, evlilik ve kariyer anlamında toplumun "başarılı" saydığı bir hayatı varken büyük bir tükenmişlik yaşayarak her şeyi geride bırakır ve hayali olan bu sakin kitapçıyı açar. ​Minjun: Kitabevinin sessiz baristasıdır. İyi bir üniversiteden mezun olmasına rağmen iş bulma sürecinde yaşadığı hayal kırıklıklarından sonra kahve yapmayı seçerek kendi iç huzurunu arar. ​Minchul ve Annesi: Gelecek kaygısı ve okul başarısı baskısı altında ezilen bir lise öğrencisi ile onun için endişelenen annesidir. Kitabevindeki sohbetlerle hayata bakışları değişir. ​Jungseo: İş hayatından istifa eden, kitapçının sunduğu dinginlik ve örgü örme gibi basit eylemler sayesinde ruhsal dengesini yeniden bulan bir kadındır. ​Seungwoo: Başarılı bir iş kariyerine sahipken mutlu olmadığını fark edip yazarlığa yönelen ve Youngju ile yolları kesişen bir yazardır. Hwang Bo-reum’un Hyunam-Dong Kitabevi (Welcome to the Hyunam-dong Bookshop) adlı romanında, kitabevinin sahibi Yeongju (Yongju) ile yazar Seungwoo (Song) arasındaki ilişki ucu açık, aceleye getirilmemiş ve umut dolu bir şekilde sonlanır. ​Kitabın sonunda romantik gelişme: Seungwoo, Yeongju’ya karşı olan duygularını açıkça ilan eder.Ancak Yeongju geçmişteki evliliği,boşanması ve yaşadığı ağır tükenmişlik sendromu nedeniyle hemen yeni bir ilişkiye başlamaya hazır hissetmez; Seungwoo’yu incitmekten korkar. ​Seungwoo ona baskı yapmadan beklemeyi kabul eder. Yeongju, arkadaşlarıyla dertleştikten sonra içten içe Seungwoo’ya karşı boş olmadığını ve duygularının karşılıklı olduğunu fark eder. ​Roman net bir
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma
karanlık bir sorgu odası
Puan vermedi·524 syf.·
2026 48. kitabı
İnsanın kendi hayatını yaşadığını sandığı bir anda tarihin ağır ve paslı eliyle ensesinden tutulup başka bir zamana fırlatılmasının romanı. Burada zaman yalnızca saatlerin, ülkelerin, haberlerin ve diplomatik görüşmelerin içinde akan bir şey değildir; zaman, insanın içinden de geçer, kimi insana yarını bekletir, kimi insanın yarınını daha o gün elinden alır. Bu yüzden romanı okurken yalnızca yaklaşan bir savaşın uğultusunu değil, savaş henüz başlamadan çoktan yenilmiş insanların iç seslerini de duyarız. Sartre, savaşı tanklarla, cephelerle, üniformalarla anlatmadan önce, bekleyen insanların terinde, gazeteye eğilmiş gözlerinde, kapalı panjurlarda, bir odanın içindeki sıkıntılı havada, bir ülkenin satılmışlık duygusunda ve kitlelerin aptalca sevinçlerinde gösterir. Yaşanmayan Zaman, bana kalırsa Sartre’ın en güçlü roman tekniklerinden birini bütün ağırlığıyla taşıyan kitaplardan biri. Bir yanda Avrupa’nın siyasi haritası yerinden oynarken, diğer yanda tek tek insanların küçük, kırılgan, çoğu zaman zavallı hayatları akmaya devam eder. Kimi aşkı düşünür, kimi korkusunu saklamaya çalışır, kimi bir gazeteden gelecek habere tutunur, kimi kendi cesaretini ancak felaket kapıya dayandığında ölçebilir. Sartre burada insanı soyut bir özgürlük fikri içinde bırakmaz; onu bir odanın, bir ülkenin, bir bedenin, bir korkunun ve bir karar anının içine kapatır. Özgürlük artık güzel bir kavram değildir. Özgürlük, insanın kaçamadığı şeydir. Seçmemek bile bir seçimdir ve roman boyunca insanın omuzlarına çöken asıl ağırlık budur. Kitabın en çarpıcı taraflarından biri, tarihin büyük cinayetlerinin çoğu zaman büyük gürültülerle değil, tekdüze seslerle, diplomatik cümlelerle, bekleme salonlarında, otel hollerinde ve rahat uykuların ortasında işlenmesidir. Sartre bunu çok iyi bilir. Kitleler
1000Kitap
Yaşanmayan ZamanJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 2019964 okunma
Reklam
Reklam