Beni bilirsin, alışkanlıkların insanıyımdır. En sevdiğim insanlardan ayrıldıktan hemen sonraki ilk günlerde, mutsuz olurum. Ama onları hep aynı şekilde sevmeye devam ettiğim halde, alışırım, hayatım sakinleşir, yatışır; onlardan aylarca, yıllarca ayrı kalmaya dayanabilirim...
1000Kitap
ben mehtabı arayan bir hayal bekçisiyim ben korsan bir geminin mahzun kürekçisiyim ben yaklaşan saati beklerim odalarda İhtilaller yaparım, gözlerine dalar da
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gözlerinde güneş, saçlarında ay Dokunur musun karanlığıma
Sayfa 11·Kitabı okuyor
Alıntı
Bakmayın çevremi kuşatanlara Hüznün, yalnızlığın şairiyim ben Issız ovaların nehriyim ben İçimde işliyor derin bir yara Aşkın öldürmeyen zehriyim ben Bakmayın çevreme kuşatanlara Hüznün, yalnızlığın şairiyim ben
Şiir
"Ulan nasıl bir toplum baskısı varsa üzerimizde, genç yaşımızda göçtüğümüze, sevdiğimize kavuşamadan öldüğümüze yanmıyoruz da hâlâ yakalanacağız da rezil olacağız diye üzülüyoruz."
Sayfa 97
Müslüman genç savaşa Hristiyan genç esnaf!
Zorunlu askerliğin Müslümanlarla sınırlanması, askerliğe tabi Müslüman toplumunda ekonomik ve demografik çö­küşe, Hristiyanlarda ise, paradoksal bir şekilde, kalkınma­ya yol açtı. En verimli çağında erkek evlatlarını bazen beş ila yedi yıl askere gönderen Türk aileler kalıcı bir sermaye birikimi imkanından yoksun kaldılar. Anadolu'nun tarımcı köylerinin birçoğu yoksullaştı ve boşaldı. Dağa çıkan asker kaçakları nedeniyle eşkiyalık ülke çapında bir afete dönüş­tü. Hristiyanlar ve bilhassa Ermeniler ise, ilk kuşakta bedel-i askeri yükü altında ezildikten sonra çocuklarını gelir getirici mesleklere yönlendirmeyi öğrendiler.
Sayfa 138·Kitabı okuyor