Jan Agir

Jan Agir
@georgesperec
Nevermore...
Ne yazık ki çocuklara bilinmezi kucaklamayı ve akli dengelerini korumayı öğretmek, bir fizik denklemi ya da I. Dünya Savaşı'nın nedenlerini öğretmekten çok daha zor. İnsan dirençli olmayı bir kitap okuyup ya da bir ders dinleyip öğrenemez. Genellikle öğretmenlerin kendileri de 21. yüzyılın gerektirdiği zihinsel esneklikten yoksun çünkü onlar da eski eğitim sisteminin ürünü.
Kolektif Kitap
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çoğu okul bilginin yanı sıra öğrencilere diferansiyel denklem çözmek, C++ diliyle bilgisayar kodu yazmak, bir test tüpündeki kimyasalları tespit etmek ya da Çince konuşmak gibi bir dizi önceden belirlenmiş yetenek kazandırmaya fazlasıyla yoğunlaşıyor. Fakat 2050’de dünyanın ve iş piyasasının neye benzeyeceğini bilmediğimizden, insanların hangi hususi becerilere ihtiyaç duyacağını da bilmiyoruz aslında. Çocuklara C++ ya da Çince öğretmek için bir sürü çaba harcayıp, 2050’ye gelindiğinde yapay zekânın insanlardan çok daha iyi kod yazabildiğini ve yeni Google Çeviri uygulaması sayesinde sadece “Ni hao" demeyi bilseniz de neredeyse kusursuz bir şekilde Mandarin, Kantonca ya da Hakka dillerinde sohbet edebileceğimizi keşfedebiliriz. O vakit, ne öğreteceğiz? Çoğu pedagoji uzmanı okulların şu dört şeyi öğretmeye başlaması gerektiğini savunuyor: eleştirel düşünce, iletişim, işbirliği ve yaratıcılık.3 Kabaca ifade edecek olursak, okullar teknik becerileri ikinci plana alıp genel amaçlı yaşam becerilerine ağırlıkvermeli. Hepsinden önemlisi de değişimle başa çıkma, yeni şeyler öğrenebilme ve alışılmışın dışında durumlarda akli dengeyi koruyabilme becerileri olacak. 2050’nin dünyasına ayak uydurabilmek için sadece yeni fikirler ve ürünler icat etmek yeterli gelmeyecek; önce kendinizi tekrar tekrar yeniden inşa etmeniz gerekecek. Çünkü değişim hızı arttıkça, sadece ekonomi değil “insan olmak” kavramının anlamı da mutasyona uğrayabilir. Daha 1848’de Komünist Manifesto, “Katı olan her şey buharlaşır,” diye bildirmişti. Ne var ki Marx ve Engels'in aklında ağırlıklı olarak toplumsal ve ekonomik yapılar vardı. 2048’e gelindiğinde fiziksel ve bilişsel yapılar da buharlaşacak ya da veri parçacıkları bulutlarına karışacak.
Kolektif Kitap
Edebiyat
Böyle bir dünyada bir öğretmenin öğrencilerine vermesi gereken son şey daha fazla bilgi. Zaten gereğinden fazlasına maruz kalıyorlar.
Edebiyat
medeniyetin asilliğe ya da kahramanlığa hiç ihtiyacı yoktur. Bunlar siyasi yetersizlik belirtileridir.
Kolektif Kitap
Siyaset
Çoğu insan doları görünce bunun insanların uzlaşımıyla anlam kazanmış bir şey olduğunu unutuyor. Üzerinde ölü bir adamın resmi bulunan bu yeşil kâğıt parçasının kendi başına bir değeri olduğunu sanıyorlar. “Aslında bu değersiz kâğıt parçasını kullanabiliyor olmamın nedeni öteki insanlar için değer taşıması,” diye kendilerine hatırlatmıyorlar pek.
Kolektif Kitap
Felsefe