Okurken bolca sıkıldığım ve tüm okuduklarım içinde en az zevk aldığım romandı.
Uzun süredir roman okumuyor oluşumun da büyük etkisi vardır elbette. Aslında kitabın başındaki yazıda çevirmenin aşırı yücelten yorumlarının daha büyük bi etkisi olduğunu düşünüyorum. Kitabın daha en başında olumlu yönde birçok yorum sunulduğunda insanın beklentisi yükseliyor tabii ki :) Ben de zaten beklentimi yükseltmeyi severim :D özellikle kitap ve film konusunda...
Filmini yıllar önce izlemiştim ve çok beğenmiştim. Şimdiye kadar kitap mı film mi diye sorulduğunda aynı eserin kitabını daha başarılı bulduğumu söylerdim ama bu sefer işler değişti.
Kitabın bu kadar seveni olunca yaptığım olumsuz eleştirilerin sebebini kendi moduma veya uzun süredir roman okumayışıma bağlamak istiyorum bi yandan. Çünkü yazara haksızlık etmek istemiyorum ve bu romanı okuyup da beğenmeyene rastlamadım (derken az önce bir kişiye rastladım :). Herkes ölümüne tavsiye ederken benim bu kadar bıkkın şekilde eleştiri yazmam normal değil gibi ama şahsen kitabı okurken aşırı sıkıldım. Dönemin hanımları sürekli bir o baloya bir bu baloya yetişmeye çalışıyorlar. Beyler de sürekli hanımefendileri tavlama çabasında. Anneler kızlarını zengin beylerle evlendirme hayalinde... Şimdiye kadar saydıklarımın içinden çoğu tür günümüzde de varlığını sürdürmektedir maalesef :)
Sürekli süslü ve gereksiz uzun cümlelerle konuşuluyor. İlk sayfalarda kitabın diline zamanla alışırım sandım ama giderek daha çok baydı beni. Kitabı tek bi kelimeyle anlatmam gerekirse "sıradan" sözcüğünü seçerdim bendeki etkisinden dolayı. Evet vermek istediği mesajlar güzel ve faydalı ama onun haricinde beni pek saran bi şey olmadı. Okuduğum diğer klasikler kadar sevemedim ne yazık ki.
Her şey gayet sıradan ilerliyor ve filmi izlemesem bile kitabın akışından