Rezalet Bir Final Kitabıydı
2/10
·224 syf.··
2026 5. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:00
Tüm seriye bir hakaretti resmen. İlk dört kitabı rencide etmek için yazılmış sanki. Ana katilin Christopher Denven çıkması, Lana'nın ölmemesi, Jake ve Hadley'in sevgili olması zaten o kadar zorlama yazılmış ki okurken keşke bitse artık dedim, Logan'nın da Lana sanki bir zombiymiş de önüne arada insan atıp yemesi gerekiyormuş gibi yılda 1 kere gizli bir teknede önüne suçlu atıp öldürmesine izin vermesi tamamen rezillik korkunç iğrenç bir kurguydu keşke 4. kitap son olsaydı o derece. S. T. Abby Mindfck 5: Her Yeri Kızıla Boya
Mindfck 5: Her Yeri Kızıla BoyaS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026153 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 03:31
Kitaplarda smut sahnesi birden fazla olunca ben kitaptan anlamsız bir şekilde soğuyorum aşk üzerine bir ilişki değilmiş gibi geliyor ve bu kitapta bunu çok fazla hissettim bu yüzden karakterlere de bağlanamadım maalesef. Kitabın sonu da beni çok okumayı sevdiğim bir son değildi. yazım dili kötü değildi ama mükemmelde değildi çevirisi güzeldi. Kapağını da beğendim renk seçimleri falan güzeldi.
Aşkın İlk KıvılcımıK.C. Lynn · Pukka Yayınları · 2024489 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Üzgünüm süreyya
8/10
·253 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 03:29
Eylül – Mehmet Rauf | 8/10 Bu kitabı sevdim mi? Evet. Ama bazı şeylere de çok sinirlendim. Öncelikle Necip karakteri beni inanılmaz rahatsız etti. Arkadaşının evinden çıkmıyor, sürekli onların yanında, sonra da arkadaşının karısına âşık oluyor. Bir noktadan sonra insanın aklına tek bir soru geliyor: “Arkadaşımın karısına karşı böyle hissediyorsam neden hâlâ bu evdeyim?” Git kardeşim, uzaklaş. Necip’in sürekli aynı ortamda kalıp sonra da vicdan azabı çekmesini çok samimi bulmadım. Suat’a gelince… Başlarda kocasını seven bir kadın görüyoruz. Süreyya kötü bir adam değil, aksine iyi niyetli ve sevgi dolu biri. Bu yüzden Suat’ın Necip’e olan duygularının gelişimi bana tam geçmedi. Özellikle eldiven olayından sonra sanki Suat’ın kafasına “Bu adam bana âşık” düşüncesi yerleşiyor ve her şey o noktadan sonra büyüyor. Bu yüzden okuduğum şey büyük bir aşktan çok, fark edilen bir ilginin zamanla büyümesi gibi geldi. Bir diğer sinir olduğum konu da Süreyya’nın hiçbir şey anlamamasıydı. Kusura bakmayın ama insan eşinin ruh hâlindeki değişiklikleri, evdeki havayı, bakışmaları hiç mi fark etmez? Bu kısım bana oldukça zorlama geldi. Yazarın Süreyya’nın gözünden daha fazla şey göstermesini isterdim. Kitabın psikolojik yönü güçlüydü ama bana göre biraz fazla uzatılmıştı. Suat ve Necip’in iç sesleri bazı yerlerde susmak bilmedi. Aynı duyguları sayfalarca farklı cümlelerle okumak beni yordu. Bu yüzden Zehra’daki psikolojik etkiyi burada alamadım. Zehra beni daha çok sarsmıştı. Yine de kitabın atmosferi çok başarılıydı. Son sayfalara doğru gelen o hüzün ve çaresizlik hissi uzun süre aklımda kaldı. En çok da Süreyya’ya üzüldüm. Çünkü roman boyunca belki de en masum kişi oydu ve olan bitenden habersizdi. Kısacası Eylül benim için güzel ama kusursuz olmayan bir kitaptı. Etkiledi,
İnceleme
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma
Puan vermedi·319 syf.··
2026 6. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:41
Derinden etkileyen bir kitap.. saat 03.09 arkada leyla the band çalıyor. “Gitme kaybedince daha çok seveceksin” diyor. Felix gitti, kaybetti ve daha çok sevdi.. Çocukluğunda sevgisiz büyüyen Felix, Henriette’e bir merhemmiş gibi bağlandı. Henriette’nin aşkı kutsaldı onun için. Kayıp bir ruhtu o.. Henriette ise acılara göğüs germiş, inançlı, sadık bir kadındı. İnandığı değerlere olan sadakati, Felix’i uzaktan sevmesine ve onu bir dostu, evladı gibi görmesine sebep oldu. Tek isteği Felix’in kendini geliştirmesi ve aralarındaki aşka sadık kalmasıydı. Felix eğitimi ve işleri için Paris’e döndüğünde oyunu bozdu. Ruhsal aşka tatmini ona yetmedi. Tensel hazların tatminine yenik düştü. Arabella ile tensel bir bağ kurdu. Bunları duyan Henriette kederinden hastalandı ve çok geçmeden bu acıya yenilerek öldü. O vakitten sonra Felix pişmanlığı ve aşkı en acı hali ile yaşadı ve bunun zehrinden kurtulamadı. Acı dediğimiz şey bazı insanları olgunlaştırırken, bazı insanları hatalarla dolu birine dönüştürüyor. Henriette acıyla harmanlanmış, kendi doğrularını en net hali ile benimsemiş güçlü bir kadınken, Felix acılarla kaybetmiş kendini. Kendine uzak olan, herkese uzak olur.. Acılar, bahane edilmediğinde saygı duyulası olur.
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202553bin okunma
10/10
·160 syf.·
2026 10. kitabı
İçinde beni çok etkileyen öyle hikayeler var ki,insanı bambaşka bir bakış açısına sürüklüyor.Bu kitap,kesinlikle başucunda durması gereken ve her okuduğunda yeni bir şeyler fark edeceğiniz,hayatın içinden gerçek dersler barındıran su gibi akan bir kitap.Mutlakaya okuyun.
Avcunuzdaki KelebekAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 201012,9bin okunma
Durdurulamayan İnsanlık 1 - Dünyanın hâkimiyeti kimin elinde?
7/10
·176 syf.·
2026 46. kitabı
"Tüm varlıklara… aramızdan ayrılanlara, yaşayanlara ve henüz dünyaya gelmemiş olanlara. Atalarımız dünyayı bugünkü haline getirdi. Gelecekte neye dönüşeceğine biz karar vereceğiz." s.8 Yuval Noah Harari'nin ilk Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. Bu kitap sanki onun devamı veya daha da geliştirilmiş variantı diyebiliriz. Durdurulamayan İnsanlık, Homo Sapiens’in dünyadaki diğer tüm canlılara nasıl üstünlük sağladığını ve bu süreçte kolektif hayal gücünü; para, din vb. nasıl bir süper güç olarak kullandığını gösteren akıcı ve mizahi bir dille anlatan tarihi bilim serisidir. Evet kitap 3 seriden oluşmaktadır; Durdurulamayan İnsanlık 1 Durdurulamayan İnsanlık 2 Durdurulamayan İnsanlık 3 Harari’ye göre insanı durdurulamaz kılan şey alet kullanmak veya sadece iletişim kurmak değildir. Fikrimce, ruhlar, para ve devletler gibi soyut hikayeler uydurabilmesi ve bunlara milyonlarca insanın inanmasını sağlayarak devasa kitleler halinde işbirliği yapabilmesidir. Kitabın artısı şuydu bence; karmaşık tarihi ve bilimsel gerçekleri; ister biyoloji ve sosyoloji olsun, isterse de çocukların ve gençlerin rahatça kavrayabileceği bir anlatıma sahiptir. Çizimler ve konuşma dili, okumayı son derece keyifli hale getiriyor ki, bu en çok beğendiğim nüanslardan biri oldu. Kitap bir çok eleştirilere de açık olmuş; Mesela, Harari'nin dinleri "insanların doğayı kontrol etmek için uydurdukları hikayeler" olarak nitelendirmesi bazı okuyucular tarafından eleştirilmiştir. Böyle bir izahı olabilirdi diye düşünüyorum; Dinler yerine "Mitler" kavramı olsaydı belki daha doğru olabilirdi. Eskiden ağaçların, taşların, hatta kuşların "bülbül, kartal, vb" hayvanların veya nesnelerin mitleri mevcut idi. Bu subjekten bakarsak, durumun mahiyetini kavramamız mümkündür.
Düşünce
Durdurulamayan İnsanlık 1Yuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 20221,421 okunma