Puan vermedi·150 syf.·
2026 11. kitabı
İlk kısmı fena degil ama bu girdap yayının geri kalan bölümlerini anlamadım. 5 6 tane farklı bölüm var, diğer kitaplar 120 sf civarı bu 300. İlerleyemedim bu yayın evi mi böyle anlamadim. Sadece İnsan Nedir? Okuyacaksınız başlığına aldanıp bu yayını almamanizi öneririm.
İnsan Nedir?Mark Twain · Girdap Kitap · 202418,9bin okunma
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 20:55
Çok gerdi bu metin beni.. Şu sıralar izlediğim dizilerde de geriliyordum fakat bu ayrı bir ters köşe yaptı. Psikiyatr ve danışanının görüşmesiyle başlıyor gibi görünse de bir anda konunun ortasına atıyor bizi Irmak Zileli. Metin öyle özgün bir biçimde yazılmış ki bazen 2-3 sayfayı geri dönüp tekrar okuyunca anlam kazanıyor. Ama bu da gidişatta girdap gibi içine çekiyor bırakmak çok zor oluyor. Metinse iki adamın cümleleri birbirine karışıyor, ikisi de söylemiş olabilir, ikisine de uyuyor. Arada isimleri söylemezse arafta kalmak zorundasınız. Bazen çok sevdiğimizde, takıntı yaptığımızda, patolojik bağlandığımızda ne dese kendimiz iyiye yorumlarız. Patolojik bir optimistlik yüklenir üzerimize. Sadece iyi davransa bile.. bunu sadece deliler, psikopatlar, sosyopatlar yapmaz. Eyleme geçmek bir seçimdir, geçilmediği sürece sorun yok. Yankı eyleme geçenlerden, o sınırı çoktan geçenlerden. Birkan Yankı, Yankı Birkan.. iç içe geçmiş hayatlar, aynı hayatın farklı mücadeleleri katmanlık mutsuzlukları çalkalanıyor zihnimde. Kaybedilenlerin hikayesi..
Şimdi BuradaydıIrmak Zileli · Everest Yayınları · 20251,344 okunma
Reklam
Puan vermedi
Kitap Yorumu: Ihtilal 3 - Zerda / Binnur Şafak Nigiz Özet Herkes Zeliha ve Gurur'un ayrıldığını düşünmeliydi... çünkü bazı gerçeklerin ortaya çıkması gerekiyordu. Emsal'in Gurur'u psikolojik olarak yıkmak için kurduğu planlar, beklemediği bir anda Gurur'un zekâsıyla tersine döner ve tüm oyun onun üzerine patlar. Ama asıl kırılma noktası, Emsal'in maskesinin düşmesi değil; kendini iyi biri gibi gösterirken en büyük darbenin taptığı kızı Eylül'den gelmesi oldu. Eylül, bir gecede büyümek zorunda kaldı. Taşıması gereken gerçekler ağırdır... ve bu yüzleşmede yanında Eymen vardır. Emsal'in ardından gelen olaylar zincirinde en büyük yıkımı yaşayanlardan biri Yener oldu. Hayatı askerlik olan bir adam için, artık göreve devam edemeyeceği kararı verildi. Yener'in toparlanması kolay olmadı elbette. Bu süreçte Simge ile arasındaki bağ ve Alaşafak Timi'nin Yener için görevlerinden vazgeçme kararı, en gurur verici anlardan biriydi bence. Cenan ve Muşta arasında geçmişe dair konuşmalar ve yakınlaşmalar olsa da, ikisinin de hâlâ cevaplaması gereken çok şey var. Adnan ve Çolpan, Ecevit ve Ayça, Adnan ve Nihal, Mehtap ve Girdap... her bir ilişki, hem yakınlaşma hem de içsel çatışmalarla sınanmaya devam ediyor. Her birinin hikayesi için ayrıca merakla bekliyorum favım kesinlikle Adnan ve Çolpan / Ecevit ve Ayça • Yorum Betimlemesi yüksek bir seri olmasına rağmen bu kadar akıcı olması ve benim B12'm düşükken bile karakterleri, olayları bu kadar net hatırlayacak kadar bağımlı hale gelmem... gerçekten şaşırtıcı. Șu an 4. kitabı bitirdim ama 5'i bekleyecek sabrım yok. O yüzden 4'ü bile yavaş yavaş okuyorum ki bitmesin. Bu beni bağımlı yapar mı ?
İhtilal 3 - ZerdaBinnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 2025389 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 112. kitabı
Bazen hayat, aynı sahnenin farklı günlerde tekrar oynandığı bir tiyatro gibi hissettirir her birimize. Ne kadar çabalarsan çabala, dekor değişmez, replikler tanıdıktır. Tükenmişlik tam da burada hissettirmeden yerleşir insanın içine, ne büyük bir fırtına koparır ne de aniden yıkar, ama yavaş yavaş içindeki ışığı kısar. Çözümsüzlük duygusu ise o kadar ağır basar ki çözüm yolları gözümüzün önüne gelse bile göremeyiz bazen. İnsan bu döngüde sıkıştığını fark ettiğinde, aslında en çok kendine yabancılaşır çünkü artık ne başlangıçların heyecanını hisseder ne de sonların anlamını. Ama belki de en derinde, görünmeyen bir yerde, bu tekrarların içinde bile küçük bir değişim tohumu bekliyordur. Hem sosyal hem de iş hayatının içerisindeki kısır döngülerden kurtulmak çok zor değil. Beyaz yakalıların kurtulmaya çalışırken daha da içine çekildiği bu girdap, bir de bir çok engele takılıyor. Tabi sadece kitap pencereden bakmıyor yaşamın farklı alanları içerisindeki farklı rollerimiz üzerinden de fikir sunuyor. Kendime can olmak, kendime sorular, somut kazanımlarım, zorlandigim temas konularım, beyaz yakalı kadın yaşamı, potansiyeli açığa çıkarmak başlıkları altında yaşamın içerisinde karşılaşabileceğimiz özellikle olumsuz durumlara karşı bir bakış açısı sunuyor. Hayat bazen sanki bizleri çok geriden takip ediyor gibi hissediyoruz. Kalıplaşmış değer yargıları, gelenekselleşmiş eylemler, popüler kültürün unsurları, hiç sorgulanmadan birbirini tekrar eden her şey bir süre sonra bizleri tüketiyor. Dolayısıyla bu duygular içerisinde yola devam etmek o kadar da kolay değil. İçimizdeki boşlukları doldurma zamanı geldi. İnsan bazen kendisini rahatsız eden şeyleri fark eder ama onları nasıl yok edebileceğini bilemez. Çünkü bazen sorunları tespit etmek yeterli değildir. Onları ortadan
Kendine Can OlmakGülhan Cantürk · Mona Kitap · 20266 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 13. kitabı
Yazarı yakından takip eden, onun o insanı uykusuz bırakan temposuna ve zekice örülmüş kurgularına aşık sıkı bir Freida McFadden hayranı olarak, Kilitli Kapı’ya beklentimi oldukça yüksek tutarak başladım.Kitabın kapağını kapattığımda ise içimde iki farklı duygu çatışıyordu: Yazarın en ayırt edici özelliği olan o harika finalin tatmini ve romana yayılmış o belirgin eksiklik hissi. Normalde bir McFadden romanını yarıladığınızda, yazar altınızdaki halıyı çoktan çekmiş olur. Hikaye kendi içine doğru derinleşir, karakterlerin güvenilirliğini sorgulamaya başlarsınız ve olay örgüsü sizi girdap gibi içine çeker. Ancak Kilitli Kapı’da bu ritmin biraz saptığını hissettim. Romanın ortalarına kadar kurgu, yazarın diğer eserlerine kıyasla daha tek düze ve durağan ilerliyor. Nora’nın klinik rutinleri ve geçmişin gölgeleri arasında dönüp duran hikaye, alışık olduğumuz o "her an her şey olabilir" tekinsizliğini orta bölümlerde biraz zayıf veriyor. Karakter dinamiklerindeki o çok yönlü şüphe bulutu bu kez biraz daha çekimser dağıtılmış, bu da okurken "bir şeyler eksik" hissini sürekli tetikliyor.Yine de tüm bu durağanlığa ve ritim eksikliğine rağmen, karşımızda bir McFadden gerilimi olduğunu hatırlatan bir final var. Hikayenin gidişatını ne kadar tahmin etmeye çalışırsanız çalışın, yazar o son virajda sizi yine tamamen ters ayakta yakalamayı başarıyor. Kitabın sonu, tam anlamıyla o özlediğimiz, tahmin etmesi imkansız McFadden kalemiyle mühürlenmiş.Özetle; Kilitli Kapı yazarın en zirve, en kusursuz eseri olmayabilir; ortalarında ritim olarak bazı eksiklikler barındırdığı bir gerçek. Fakat sırf o zekice planlanmış, okuru şoke eden finali için bile bu klostrofobik dünyaya adım atmaya kesinlikle değer.
Kilitli KapıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20252,610 okunma
Daha Daha Daha ! (Spo-)
9/10
·392 syf.··
2026 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 23:11
Merhabalar Hakan Günday'ın okuduğum ilk kitabını incelemek üzere karşınızdayım. ° "Daha" ilk izlenimde insan kaçakçılığı üzerine yazılmış bir kitap gibi görünse de aslında okuyucu her daim ikilemde bırakan bir romandır. ° Örneğin; Hikayenin kahramanı Gaza'yı inceleyelim Hakan Günday mesela bu karakteri bizlere kitabın belirli bir yerinde şeytan gibi lanse eder ve tam ondan nefret edeceğimiz o sırada karakterin geçmişiyle, yaşadığı nevrotik olaylar dolayısıyla Gaza'ya üzüldüğümüz, acıdığmız sahnelerde olabiliyordu. ° "Daha"yı okurken şu olaya benzetiyorum bir film izliyorsunuz ama teması belli değil, başında, ortasında, sonunda ne olacağı belli değil ve kestiremiyorsunuz.Sürekli diken üstündesiniz Hakan Günday'ın olayı da bu bence okuyucu sürekli diken üstünde tutan ve sürekli gerilimle kitabın içine çekilen bir girdap hissiyatı veriyor. ° Tabi kitabın alt metinlerinde ki o olayların gerçek hayatta yaşandığını bilmek de insan kaçakçılığı, o yolculukta çekilen eziyetler , çaresizlik vs vs toplumun görmezden geldiği bu olayları sert bir şekilde anlatmış biçimi, kitabı bitirdikten sonra bile insanı düşünmeye iten ve uzun süre etkisinden çıkamadığınız bir paradoksa sokuyor sizi kitap. ° Hakan Günday'ın dili sert, yer yer acımasız ve filtresiz. Bu yüzden kitap herkese hitap etmeyebilir. Ama karanlık atmosferleri, insan psikolojisinin derinliklerini ve toplumun görmezden geldiği gerçekleri okumayı seven biri için oldukça etkileyici bir deneyim sunuyor.
DahaHakan Günday · Doğan Kitap · 202517,1bin okunma
Reklam
Reklam